1100 Yaşında Bir Sanat: Ebru

İnsanoğlu et ve kemikten oluşmasının yanı sıra, düşünce ve duygulardan da oluşur. İnsanı birey yapan, bu duygu ve düşüncelerdir. Bazı zaman ve durumlarda sahip olduğumuz duygu ve düşüncelerin yoğunluğu arttıkça artar ve bütün benliğimizi ele geçirir. Bu gibi durumlarda duygu ve düşüncelerimizi birilerine anlatmak ve paylaşmak isteriz. Ancak bazen bizi anlayacak ve dinleyecek birini bulamayabiliriz. Sanat, bu gibi zamanlarda hep insanın dert ortağı olmuştur. Derdini ya da sevincini; kimi resme, kimi müziğe, kimi sahnelere, kimi heykele, kimi yazıya aktarır. Bazıları ise dertlerini ve sevinçlerini suya yazmayı tercih etmiştir. Suya yazı yazmak imkansız gibi geliyor değil mi? Ancak suyu kitreyle yoğunlaştırırsanız imkansız değil. 1000 yıldan daha fazla zamandır insanlık; bülbülleri, laleleri, gülleri, hüznü ve sevinci bu yöntemle suya yazabiliyor.

Dünya’nın ortak mirası olarak kabul edilen ‘ebru sanatından’ bahsediyorum. Kökeni 9. ve 10. yüzyıllara kadar dayanan ‘ebru’; duygu ve düşünceleri suyun üzerine aktarmamıza olanak sağlıyor. Ebru sanatına dair bilinen ilk eserlerin Orta Asya ve Osmanlı coğrafyasında ortaya çıktığı rivayet edilmektedir. Osmanlı döneminde büyük öneme sahip olan ‘ebruculuk’, 20. yüzyılın başlarından itibaren unutulmaya başlanmıştır. Ancak daha sonraları Mustafa Düzgünman, Sacit Okyay ve Sami Okyay gibi birçok ebru sanatçısı tarafından önemi tekrar hatırlatılmış ve unutulmaktan kurtarılmıştır. Bu sanatın Avrupa’ya geçişi Osmanlılar tarafından gerçekleştirildiği için ‘ebru’, Avrupa’da genellikle Türkler ile bağdaştırılan bir sanattır. Avrupa’da kağıt mermeri (paper marbling) ya da Türk kağıt mermeri (Turkish paper marbling) olarak adlandırılmaktadır.

‘Ebru’, evinizde bile kolaylıkla yapabileceğiniz bir sanattır. ‘Ebru’ yapmak için sahip olmanız gereken temel malzemeler; kitre, farklı renklerde ebru boyası, kitreyi içine dökebileceğiniz geniş bir kap, kaliteli bir fırça ve bir adet “biz” adı verilen cisimdir. Geven bitkisinin öz suyundan elde edilen kitrenin kullanım amacı, suyu boyayı tutabilecek bir yoğunluğa getirmektir. Ebru boyalarını ise günümüzde hazır olarak bulabilmek mümkün ancak eskiden toprak boyası kullanılırmış. Fırçanın kaliteli olması önemli çünkü kötü bir fırça kullanıldığı zaman tek vuruşta fırçadan eşit miktarda boya dökülmeyebiliyor. Kitre üzerine fırça yardımıyla dökülen boyaya şekil vermek için, “biz” adı verilen ucu sivri bir cisim kullanılıyor ama onun yerine iğne veya ince uçlu tığ kullanmak da mümkün. İstenilen şekil verildikten sonra ‘ebrunun’ kitreden kağıda aktarılması gerekiyor. Bunun için emiciliği yüksek kağıtlar idealdir. Bunun yanında, yine emiciliği yüksek bir kumaş üzerine aktarmak da mümkün. Mesela hazırladığınız ‘ebruyu’ beyaz bir yastık kılıfının üzerine aktarabilir ve o kılıfı yastığınıza geçirebilirsiniz.

Kısacası, ‘ebru’ yapmak sanıldığı kadar zor değil. Özellikle teknoloji çağında bulunduğumuz düşünüldüğünde ‘ebru’ örnekleri bulmak ve yapılışı hakkında bilgi edinmek çok basit. Binlerce yıllık bu sanat, daha binlerce yıl duygu ve düşüncelerin aynası olarak paylaşılamayanların paylaşılmasına yardımcı olur diye umuyor ve sizleri birbirinden güzel birkaç ‘ebru sanatı’ örneği ile baş başa bırakıyoruz.

ebru-sanati-semazen

ebru-sanati-turk-bayragi

ebru-sanati-ornekleri

ebru-sanati-ornegi

ebru-sanati-manzara

ebru-sanati

Bünyamin Özcan

Pamukkale Üniversitesi İngiliz Dili ve Edebiyatı mezunu, İngilizce Öğretmeni. Edebiyat seven, fotoğraf çeken, doğa ile içi çe olmayı seven bir Sanat Karavanı yazarı. Amatör olarak tiyatro ve pantomim ile uğraşmışlığı var. Dolayısıyla tiyatro oyunları izleyip, eleştirmeyi sever. Hayatın anlamını kitaplarda aramaya devam ediyor.

2 Comments

  1. seda

    12 Mayıs 2015 at 17:12

    evde yapması o kadar kolay değildir, işin mutfağını bilmek gerek… yoksa kitreyle boyayla, öd ile kavga ederken bulursunuz kendinizi.. ebru da kavgaya pek gelmez açıkçası… 🙂

    • Bünyamin

      Bünyamin

      12 Mayıs 2015 at 19:13

      Merhaba Seda. Dediğin gibi ilk hazırlanma aşamasını bilmek gerekiyor ama onu yapmakta imkansız değilmiş. Benim ilk “Ebru” ile tanışmam lise yıllarımda resim öğretmenin sayesinde olmuştu ancak her şeyi o hazırlıyor ve bana sadece uygulaması kalıyordu. Bir gün ben bunu evde de yaparım diye girişimde bulundum ve malzemeleri alıp geldim. Öncelikle “kitre nasıl hazırlanır?” başlıklı videoları izledim, birkaç makale de okuduktan sonra kafamda bir şeyler oluştu. Başladım hazırlığa ve tek denemede kitreyi hazırladım (Yoğunluğu çok ideal olmasa bile ilk deneme için başarılıydı :)). Ya ben çok şanslıydım ya da gerçekten videolardan çok şeyi kısa süre içinde öğrenmiştim. Bunun cevabını hala bilemiyorum. Ancak şundan çok eminim ki; hakkında biraz bir şeyler öğrendikten sonra “Ebru” evde yapması mümkün olan bir sanat. Elbette ilk başlarda muhteşem eserler beklememek gerekiyor. Çünkü kitrenin yoğunluğunu ideal düzeye getirmek 4. veya 5. denemeden sonra mümkün olabiliyor. Bana göre, insanlar yeter ki “Ebru” yapmaya başlasın, bir şekilde altından kalkılıyor. 🙂

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Devamını oku:
Dört Farklı Ülkeden Dört Muhteşem Ses

Sesleriyle harikalar yaratan bir grup dahil ettim playlistime. Yaklaşık üç yıl önce tanıştığım bu grubu şimdi beraber tanıyalım istedim. İşte...

Kapat