14. İstanbul Bienali

Eylül de geldiğine göre artık sanata doymaya hazırız demektir. İstanbul büyük bir bienale ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor. Ancak 14. İstanbul Bienali bu sene pek alışılagelmiş bir tarzda yapılmayacak ve yaklaşık 30 ayrı mekanda gezilebilecek. Meis (Yunan) adasına kadar uzanacak olan bienalde, tuzlu suyun üzerinde hatırı sayılır derecede zaman geçireceksiniz.

Screenshot_2015-09-01-13-37-17

Bienali Carolyn Christov-Bakargiev hazırlayacak. Danışma kurulunda ise Adriano Pedrosa, Başak Şenova, İnci Eviner, Iwona Blazwick ve Ute Meta Bauer yer alıyor. Ayrıca dünyanın her yerinden 80’in üzerinde katılımcının eserleri sergilenecek. Bu eserleri müzelerin yanı sıra tarihi binalarda, otoparklarda, bahçelerde, okullarda, teknelerde gezme imkanı bulacaksınız.

Screenshot_2015-09-01-13-37-05

Kim bu Carolyn Christov-Bakargiev derseniz de kendisi; yazar, etkinlik ve sergi düzenleyici, sanat tarihi ve estetiğin politikası gibi konularda araştırmacı.Şu anda ise Northwestern Üniversitesi Edith Kreeger Wolf Kürsüsü’nde misafir öğretim üyesi olarak çalışmaktadır.

Screenshot_2015-09-01-13-37-52

Sergiye dönecek olursak, Carolyn Christov-Bakargiev’in Bienal kapsamında işbirliği yaptığı isimler arasında; Anna Boghiguian, Aslı Çavuşoğlu, Cevdet Erek, Pierre Huyghe, Emre Hüner, William Kentridge, Marcos Lutyens, Chus Martínez, Füsun Onur, Emin Özsoy, Griselda Pollock, Michael Rakowitz, Vilayanur S. Ramachandran, Arlette Quynh-Anh Tran ve Elvan Zabunyan yer alıyor. Orhan Pamuk ise 14. İstanbul Bienali’nin Uluslararası Dostları ve Hamileri başlıklı destek programının onursal başkanlığını üstleniyor.

Bienalde 1500’ün üzerinde eser sergilenecek. Nobel Ödüllü Santiago Ramon y Cajal’ın 1870 yılına ait çizimlerinden, Aslı Çavuşoğlu’nun kaybolmuş bir Ermeni tekniğini yeniden yaratarak bir böcek türünden kırmızı boya ürettiği yeni projesine kadar çok çeşitli eserleri görme fırsatı elde edeceğiz. Bu eserleri İstanbul Modern, ARTER, Özel italyan Lisesi, Vault Karaköy, Kasa Galeri, Masumiyet Müzesi, Meis Adası gibi pek çok mekanda görebileceğiz. Her zaman olduğu gibi sergiler Masumiyet Müzesi hariç ücretsiz gezilebilecek.

Screenshot_2015-09-01-13-38-03

Sergi için en az üç günün ayrılması gerektiğini söyleyen Carolyn, Tuzlu Su konseptini ise şöyle açıklıyor: “Tuzlu su dünyada en sık rastlanan maddelerden biri. Vücudumuzdaki sodyum da sinir sistemimizi oluşturan en önemli bileşenlerden, bir anlamda hayati önem taşıyan bir sistemi çalıştırarak insanları hayatta tutuyor. Tuzlu su aynı zamanda dijital çağın en yıpratıcı maddelerinden biri. Akıllı telefonunuzu tatlı suya düşürürseniz onu kuruttuktan sonra büyük olasılıkla tekrar çalışacaktır, fakat tuzlu suya düşerse, kimyasal değişimler telefonun bozulmasına yol açabilir. 14. İstanbul Bienali’ni ziyaret ettiğinizde tuzlu suyun üstünde epey zaman geçireceksiniz. Mekânlar arasında, özellikle de vapurlarla yapılacak seyahatlerle, ziyaretçilerin sanatı deneyimleme süreleri yavaşlayacak. Bu da çok sağlıklı, çünkü tuzlu su solunum problemleriyle pek çok başka hastalığın iyileşmesine yardımcı olduğu gibi sinirleri de yatıştırıyor.”

14. İstanbul Bienali gerçekten iyi hazırlanmış bir sanatsal proje olup, bize sanatla dolu günler sunacak gibi duruyor.

Bienalde görüşmek dileği ile…

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Devamını oku:
Ünlü Yönetmenler Yemek Videoları Çekseydi Nasıl Olurdu?

Reklam sektöründe çalışan David Ma, yemek alanında ürettiği sanatsal projeler konusunda uzmanlaşmış durumda. David Ma, 'Yemek Filmleri' (Food Films) adlı...

Kapat