50 Asırlık Doğum Günü Geleneği

Geçmiş tarihte aslında kişinin doğumundan çok ölümü önem taşıyordu. Eğer bir kutlama yapılacaksa bu kişinin ölüm yıldönümünde yapılırdı. Ölüm yıldönümü kutlamaları sadece erkeklere özgüydü. Ayrıca günümüzdeki gibi kişilerin doğum tarihleri kayda alınmıyordu. Mısırlılar bu konuda ilk adımı atmışlardır. Sonrasında ise Babilliler hükümdarlık ailesinin erkek çocuklarının doğum günlerini bir yere kaydetmeye ve zamanın takvimine göre kutlamaya başlamışlardır. Bu gelenek sonradan diğer soylu sınıflarına da yayılmıştır.

50-Asirlik-Dogum-Gunu-Gelenegi-1

Bilinen ilk doğum günü kutlaması MÖ 3000’lerde yaşayan bir Mısır firavununa ait. O zamanlarda doğum günü kutlaması yaşanılan çevrede yapılıyor; eş, dost, hizmetçiler hatta köleler bile kutlamaya katılıyordu. O günün şerefine tutuklulara af çıkıyor, esirler serbest bırakılıyordu. Babil kraliyet ailesinin erkek çocuklarının doğum günleri de kaydediliyor ve kutlanıyordu. Doğum günü kutlama alışkanlığı Mısır ve Pers medeniyetlerinden asırlar sonra Yunanlara geçmiştir. Yunanlılar, Ay Tanrıçası Artemis’in yeniden doğuşunu kutlamaya başlamışlar. Kutlamaları daha ileriye taşıyıp pasta kesme âdeti de eklemişler. Bunun için her ayın altıncı günü pasta kesiliyordu. Pastanın üzerindeki mumlar ay ışığını simgeliyordu. Mum yakma geleneğinin altında yatan neden ise insanların, Tanrı’nın göklerde yaşadığına ve mum yakıp üfleyerek dileklerinin ve dualarının Tanrı’ya ulaşmasının bir yolu olduğuna inanmalarıydı. Yunanlarda da sadece erkeklerin doğum günleri kutlanmış hatta bu kutlamalar kişi öldükten sonra da devam etmiştir.

50-Asirlik-Dogum-Gunu-Gelenegi-2

Daha sonraları Hıristiyanlık öncesi Roma’da ise imparatorların ve önemli devlet adamlarının doğum günleri Senato kararı ile milli bayram ilan edildi. Sezar’ın doğum günü ise tam bir festivale dönüştürüldü. Hıristiyanlığın doğuşu ile birlikte tüm doğum günü kutlama adetleri hep birlikte yok oldu.

On ikinci yüzyıldan sonra doğum günü kutlamaları halka yayıldı ve kadınlar için de kutlanmaya başladı. İlk kez Almanlar on üçüncü yüzyılda çocuklarının doğum günlerinde pasta kesmeye başladılar. Kutlamalar gün ağarırken başlıyor; akşam yemeğine kadar devam ediyor; pastanın üzerindeki mumlar sürekli yakılıyordu. Mumların, çocuğun yaşından bir adet fazla olması, bir gün sönecek hayat ışığını simgeliyordu.

İlk Hıristiyanlar, senelerce gördükleri sıkıntı ve zulüm nedeniyle bu dünyanın zalim ve acımasız bir yer olduğuna inandıkları için onlara göre insanın dünyaya gelişini kutlamanın bir anlamı yoktu. Asıl ölüm günü kutlanmalıydı. Bilinenin aksine Hıristiyan azizlerinin kutlanan doğum günleri aslında onların ölüm yıldönümleridir. Çünkü ilk Hıristiyanlar ölümü, öbür dünyaya geçmek, gerçek hayata doğmak olarak yorumluyorlardı.

Milattan sonra 245 yılında din adamları Hz. İsa’nın doğum gününü kesin olarak tespit ettiklerini düşündüklerinde bile kilise, bunun Mısır ve putperestlerden gelen bir uygulama olduğunu ileri sürerek, bir firavun gibi doğum günü kutlamanın günah olduğunu açıklamıştı.

Kilisenin doğum gününe bakış açısı dördüncü yüzyıldan sonra değişmeye başladı. Bu arada Hz. İsa’nın doğum günü tarihi konusunda 25 Aralık olarak karar kılınınca, bu gün ‘Christmas’ (Noel) olarak kabul edildi. Doğum günü âdetinin, kadınlar ve çocuklar da dâhil herkes için uygulanabilmesi, bir 800 yıl daha geçmesini gerektirdi. Avrupa’da, günümüzdeki anlamı ile doğum günü kutlamaları ancak on ikinci yüzyıldan sonra başlamıştır.
50-Asirlik-Dogum-Gunu-Gelenegi-3

Şimdiye kadarki en özel ve büyük doğum günü kutlaması 1970’teki Colonel Harland Sander’in 80. yaşı için düzenlenen 35.000’den fazla kişilik etkinliktir.

Doğum Gününde Neden Pasta Kesilir?

Pastanın tarihi ise insanların ilk ekmeği yapmaları ve onu tatlandırmalarına dayanıyor. Pastacılık eski Yunan ve Roma döneminde gelişti. Amerika’nın keşfi sonrasında yaşanan şeker ve kakao bolluğu ile de ilerledi.

1789’daki Fransız Devrimi sonrasında işsiz kalan kraliyet pastacıları pasta imalathaneleri açarak pastayı halka yaydılar. On sekizinci yüzyılda pastacı Vatel’in buluşu krem şanti, pastacılığa farklı bir boyut getirdi. Sanayi Devrimi sonrasında pastacılıktaki malzeme çeşitliliği ve üretim arttı.

Pasta sözcüğünü hep günümüzdeki anlamı ile kullanıyoruz. Aslında tarihi gelişimi içinde ‘kek’ demek daha doğru olur.

Doğum günü pastasının üstündeki mumları bir üfleyişte söndürmek, bu arada bir dilek tutmak, eğer dilek gerçekleşirse bunu kimseye söylememek adetleri de o günlerden kalmadır.

50-Asirlik-Dogum-Gunu-Gelenegi-4

50-Asirlik-Dogum-Gunu-Gelenegi-5

50-Asirlik-Dogum-Gunu-Gelenegi-6

50-Asirlik-Dogum-Gunu-Gelenegi-7

En Fazla Dilde Söylenen Şarkı: Doğum Günü Şarkısı

Her doğum gününde söylenen şarkının 100 yıllık tarihi olduğunu söyleyebiliriz. Louisville, Kentuckyli iki öğretmen kız kardeş olan Patty ve Mildred Hill tarafından 1893’te yazılıyor. Aslında melodinin orijinali okulda öğrencilere selam vermek için ‘Good Morning To All’ şeklinde yazılıyor ve sözlerinin telif hakkı Patty’nin ölümünden on bir yıl önce alınıyor. Bu hak sonraları birçok milyoner arasında devralınıyor. Son hak sahibi ise 1989’da 22 milyon dolara alan Warner Communications oluyor.

50-Asirlik-Dogum-Gunu-Gelenegi-8

Farklı Kültürlerde Doğum Günü Kutlamaları:

 AVUSTRALYA

Doğum günü partileri genelde kış aylarının çok soğuk olmayan günlerinde barbekü eşliğinde gerçekleştiriliyor.

Çocuklara ‘Fairy Bread’ denilen küçük, renkli pasta şekerleriyle kaplı tereyağlı bir ekmek yediriyorlar.

Doğum günü sahibine (çok geç saate kadar dışarıda kalmayacağına dair söz verdirdikten sonra) bir ev anahtarı hediye etmek reşit olmanın bir sembolü sayılıyor.

BREZİLYA

Çocuklara sağlıklı yaşamın sembolü olan meyve ve sebze şeklinde şeker veriliyor.

Evler festival bayrakları ve parlak kâğıttan yapılmış çiçeklerle süsleniyor.

Her yıl doğum günü sahibi olan kişinin kulak memesi çekiliyor. Kulak memesinin genişliği yaşlılığı ve olgunluğu ifade ediyor.

BULGARİSTAN

Bulgaristan’da yaşayan ve isminin tarihi ya da İncil’le ilgili bir anlamı varsa, asıl doğum gününe ek olarak ikinci ve daha büyük bir kutlama daha yapılıyor.

KANADA

Ev yapımı çok katlı ve renkli şekerlerle kaplanmış pastanın içine paketlenmiş bozuk para saklanıyor. Bozuk para kime çıkarsa partide oynanacak tüm oyunları yönetme hakkı kazanıyor.

Herkesçe bilinen ‘My Sweet Sixteen’ partileri de Kanada’ya özgü bir doğum günü geleneği. Genç kızlar için düzenlenen bu partilerin sembolü ise şeker.

ÇİN

Herkes doğum gününü, orijinal günleri olmasa bile, yeni yılda kutluyor.

Bebeklerin bir yaşında doğduklarına inandıkları için ikinci doğum günü onlar için büyük önem taşıyor. İkinci doğum günü kutlaması için toplandıklarında bebeği bozuk para, oyuncak bebek ve kitap gibi objelerin ortasına koyuyorlar ve bebeğin birini işaret etmesini bekliyorlar. Eğer bebek parayı seçerse zengin, kitabı seçerse öğretmen, oyuncağı seçerse de çok çocuğu olacağının göstergesi oluyor.

Hediye olarak saat vermekten kaçınıyorlar. Çünkü ‘saat’ anadilleri olan Mandarince’de ‘ölüm’ ile aynı anlama geliyor.

Kutlamalarda uzun bir hayat dilemek için noodle ikram ediliyor.

Kaplanların çocukları koruduklarına inandıkları için kaplan şeklinde ya da desenli hediyeler vermeyi tercih ediyorlar.

Bir  diğer gelenek de doğum günü olan çocuğa renkli boyanmış yumurtalar getiriliyor ve doğum günleri otuz gün boyunca devam ediyor.

MISIR

Yeni doğan bir bebeğin doğum günü bir haftalık olduğunda kutlanıyor.

Birinin üstünde mumlar olan diğerinde ise olmayan iki pasta yapılıyor.

Evi, kutlama günü ‘zeena’ denilen kar çiçeğine benzer kâğıtlarla süslüyorlar.

Eve gelen insanlara ‘gateaux’ denilen kişiye özel kurabiyeler, susam çubukları, küçük sandviçler ikram ediyorlar.

İNGİLTERE

Doğum günü tebrik kartı gönderme geleneği yüz yıl öncesinde İngilizler tarafından başlatılıyor.

Doğum günü olan kişi arkadaşları tarafından şans getirsin diye üç kez havaya atılıyor ve tutuluyor.

Doğum günü pastası yerine fal kekleri ikram ediyorlar. İçine bozuk para saklanmış kişinin zengin olacağına inanılıyor.

ALMANYA

Doğum günü sahibi bir çocuksa o gün ona hiç bir ev ödevi veya günlük iş görevi verilmiyor.

Doğum günü sahibinin ailesi gün doğumunda uyanıyor ve doğum günü sahibinin yaşı kadar mum yakıyor. Bu mumlar gün boyu yanıyor. Akşam yemeğinden sonra doğum günü sahibi mumları üflüyor. Eğer hepsini bir kerede söndürebilirse bu dileğinin gerçekleşeceğini işaret ediyor. Daha sonra ise hediyeler açılıyor.

Eğer doğum günü sahibi otuz yaşında bekâr bir erkekse, arkadaşları onu belediye binasının merdivenlerine götürüyor ve süpürmesini istiyorlar. Doğum günü sahibini çevredeki tüm kızlar görene kadar merdivenler süpürülüyor, tekrar kirletiliyor ve tekrar süpürülüyor.

JAPONYA

‘7.5.3’olarak bilinen doğum günleri kız çocuklarının üçüncü ya da yedince yaşlarında, erkek çocukların ise beşinci yaşlarında kutlanıyor.

Eskiden ocak ayında kutlanan doğum günleri günümüzde gerçek tarihlerinde kutlanıyor.

Kasım’ın 15’inde üçüncü ya da yedinci yaşını kutlayacak kız çocuklarıyla beşinci yaşını kutlayacak erkek çocukları tapınağa gidiyorlar. Sağlıkları ve güçleri için şükredip uzun bir hayat için dua ediyorlar.

MEKSİKA

Doğum günü sahibine iki kere kutlama yapılıyor.

İlk kutlama isim yortusunda kilisede gerçekleşiyor. Peder doğum günü sahibini kutsuyor. Sessiz ve sakince evlere dönülüyor.

Diğer kutlama için davetliler doğum günü sahibine ‘pinata’ dedikleri içi, şeker, bozuk para dolu hayvan şeklinde oyunca getiriyorlar. Pinata yere koyuluyor ve çocuklar gözleri bağlı şekilde pinatayı patlatmaya çalışıyorlar.

Doğum günü sahibi bir kızsa, kutlama sonunda babasıyla vals yapıyor.

50-Asirlik-Dogum-Gunu-Gelenegi-9

Günümüzde pastalar lezzetleri ve özel tasarımları ile doğum günlerini ve diğer özel günlerin vazgeçilmezi olarak önemini korumaya devam ediyor.

50-Asirlik-Dogum-Gunu-Gelenegi-10

50-Asirlik-Dogum-Gunu-Gelenegi-11

Image processed by CodeCarvings Piczard ### FREE Community Edition ### on 2015-04-02 12:41:22Z | http://piczard.com | http://codecarvings.comÿÐuPF
50-Asirlik-Dogum-Gunu-Gelenegi-13

50-Asirlik-Dogum-Gunu-Gelenegi-14

1 Comment

  1. Şadiye

    03 Ağustos 2016 at 16:52

    Mumlu fotoğrafı telefona kaydedeceğim.haberiniz olsun.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Devamını oku:
7 Yaşındaki Türk Müzisyene Paris’ten Ödül!

Henüz 7 yaşında olan ve bir yıldır piyano eğitimi alan Arya Su Gülenç, Paris'te düzenlenen uluslararası müzik yarışmasından ödülle döndü....

Kapat