Adı Konmamış Bir Cemal Süreya Müzesi: Hatay Meyhanesi

Hatay meyhanesi, 1967 yılında İskenderunlu Mehmet Ali Demir’in Kadıköy’de kurmuş olduğu içkili bir lokanta. İkinci Yeni şiirinin hemen hemen bütün şairlerini konuk etmiş, zaman zaman da o dönemin diğer sanat dallarını icra eden birçok sanatçıyı da ağırlamış bu mekan; sımsıkı dostluklara, arkadaşlıklara şahitlik etmiş, şiirlerini okuduğumuz İkinci Yeni atlılarının birden fazla şiirinin tohumlarının atıldığı güzide bir yer olarak karşımıza çıkıyor.

Kapısından içeri adım attığınızda öncelikle şiir kokusu, daha sonra Cemal Süre(y)ya’nın çantası tarafından karşılanıyorsunuz.  İçerde başınızı nereye çevirseniz, gözleriniz İkinci Yeni şairlerinden birine çarpıyor. Cemal Süreya’nın -evine yakın birden çok mekân olmasına rağmen- hemen her cuma, hatta bazen haftanın 3 günü gittiği, içkisini kimi zaman kederli kimi zaman da neşeli şarkılarla, türkülerle yudumladığı Hatay Meyhanesi’ne sadece Cemal Süreya değil; Ülkü Tamer, Edip Cansever, kimi zaman Turgut Uyar, Can Yücel, Ece Ayhan, İstanbul’da bulunduğu zamanlarda da Ahmed Arif’in de sıklıkla uğradığı biliniyor.  Edebiyatla haşır neşir olan biri iseniz, Hatay’a girip herhangi bir masaya oturduğunuz zaman bu güzel ve eşsiz şairlerin ruhları, dizeleri, mısraları, lokantanın duvarlarındaki sararıp solmuş fotoğraflar, şiirler, yazılar, şairler ve elbette Cemal Süreya size mutlaka eşlik edecektir.

hatay-meyhanesi

Ruhu olan bir mekândır Hatay Meyhanesi. Her gün kendini şiirlerle besleyen bir ruh… En çok da Cemal’in şiirlerine tanıklık etmiştir bu mekân, onun hayatında bambaşka bir yeri vardır Hatay’ın. Bu lokantayı diğer lokantalardan ayıran en büyük özelliklerden birisi ise bir defterinin olmasıdır. ”Defteri olan tek lokanta.” diye de anılır bu meyhane. Ancak öyle veresiye defteri benzeri bir şey değildir bu defter. İçinde rakamlardan ziyade şiirler, yazılar, resimler vardır. Bir şeyler karalamak isteyen herkese açık olan bu defterlerin son sayfalarına gelindikçe bir yenisi açılır. Bu özel düşüncenin fikir babası olan Cemal Süreya, 1985 yılında Kadıköy’deki Hatay, kapanıp bostancıya taşıdığında bu duruma çok üzülüp ve üzüntüsünü şu dizelerle dile getirmiştir:

Bir kahveydi aynı zamanda, çay içmek için de gidebilirdin.

Kıraathane: birçok yazımı orada yazdım.

Posta kutusu: mektuplar oraya gelirdi

Emanetçi: bavulunu on gün bırak

İş yeri: çok kişinin adresi

Cemal Süreya

HATAY-MEYHANESI-CEMAL-SUREYYA-

Mert Barış Güney

İzmir, Dokuz Eylül Üniversitesi Maden Mühendisliği.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Devamını oku:
‘İnsan İçin Doğa Nedir?’ Sorusuna Odaklanan Fotoğraf Sergisi ‘Doğamız’ 5 Ekim’de Açılıyor!

Fotoğraf sanatçısı Erhan Şermet’in, 'insan için doğa nedir?' sorusuyla yola çıkarak ortaya koyduğu eserler 5 Ekim itibariyle İstanbul Fotoğraf Galerisi'nde ziyaretçilere açılıyor....

Kapat