Akıl Hastanesinde Kendisine Giydirilen Gömleği Sanat Eseri Haline Getiren Bir Kadın

Agnes-Richter

Agnes Richter, 1890lı yıllarda akıl hapishanesine kapatılmış bir kadın. Onu diğer ‘deli’ler den ayıran neydi diye sorarsanız, başkaldıran yapısı ve deliliğin dahilikle buluştuğu o inanılmaz mertebede olmasıydı.

Üzerine giydirilen deli gömleğine direnmiş, başa çıkamayacağını anlayınca dahiyane bir fikir ile fark etmeden  ‘Outsider Art’ın ( Dışlanmış, yabancı anlamını taşır) bir parçası olmuştur.

Aynı zamanda eğitimli bir terzi olan Agnes, kendisine giydirilen keten kıyafetler ile bir ceket diker. Ve ceketin pek çok yerine kelimeler işler. Helen McCarthy, bu kelimelerin öylesine ya da süslemek için yazılan kelimeler olmadığını; kelimeler aracılığıyla kendi hayat hikayesini anlatan bir dil oluşturduğunu söylüyordu.

Agnes-Richter

Agnes’in ceketini fark edip ortaya çıkaran ise Psikiyatrist Hans Prinzhonrn’du. Prinzhonrn, doktorluğun yanı sıra sanat tarihi eğitimi de almıştı. Hastaların ürettiği sanat nesneleri ile ilgileniyor ve bu nesneleri biriktiriyordu. Nitekim bunun amacı, bir sanat koleksiyonu oluşturmaktı.

Agnes’in ceketinin, büyük ölçüde ilgiyle karşılanmasının nedeni; üzerinde sesini duyurmaya çalışan bir kadının, kelimeleri olmasıydı. Uzun süre yapılan çalışmalar sonucunda bazı kelimelerin anlamlarını çözdüler. Çözmelerine sebep olan şey ise Agnes’in, bazı kelimelerinin üzerini defalarca işlemesiydi. Çözülen kelimelerin anlamları, daha da hüzün vericidir.

Agnes-Richter

Ben. Benim… Beyaz Çoraplarım…, 1894 benim… kızkardeş , çocuk… Zemin Kat…Yemek. Hubersturgburg’tayım. Bugün kadınım…

Kim bilir, haykıramadığı daha nice kelimeleri vardı Agnes’in…

Yorum Bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Devamını oku:
walker-ewans
Işıkla Yazı Yazmak

Fotoğraf kelimesi Yunanca’dan geliyor.  Anlamı “ışıkla yazı yazmak”tır.  Anlamını en iyi taşıyan bir fotoğrafçı ile tanıştıracağım sizleri. İsmi Walker Evans....

Kapat