Akıl Sağlığımızı Nasıl Koruruz?

Zihin ve engelleri nelerdir? Akıl sağlığımızı tehdit eden unsurlarla gerçekten başa çıkabilir miyiz? Hem de modern dünyanın stresi tepemizde bir kara bulutken. Herhangi bir kitapçının çok satanlar raflarında istisnasız bulabileceğimiz kişisel gelişim kitapları gibi değil. En büyük ayrımı kurallarla dolu bir reçete sunmuyor oluşu. Nasıl düşünmemiz gerektiğini sıralamıyor, beynimizin nasıl işlediğini açıklıyor. Kısaca diyor ki “Beynine ne kadar hakimsen hayatına da o kadar hakimsin”. Bu hakimiyetin temeli de beynimizi tanımak ve anlamaktan geçer. Açıklayıcı ve bilimsel bir şekilde insanın gelişim süreçlerine de kısaca değinen kitap, ilişkilerimizin ve akıl sağlığımızın aslında çok eskiye yani bebekliğimize dayandığını vurgularken ekliyor: ‘Mutlu bir çocukluk geçirmesek de rotayı değiştirme fırsatımız hep bizimle.’.

akil-saglimizi-nasil-koruruz-1

Özellikle dört aşamalı (kendini gözleme, başkalarıyla ilişkilenmek, faydalı gerilim ve kişisel anlatı) bir sürece davet ediyor okuyucularını. Amacı, bizleri bir terapi dışında kendi üzerimizde gerçekleştirebileceğimiz ve kendimizi geliştirebileceğimiz yöntemlerle tanıştırmak. İnce noktalara farkındalık kazandırıyor. Kızgınım demekle kızgın hissediyorum demek arasındaki fark gibi duygunun belirtilmesinin aslında bizleri tam olarak ifade etmediğini söylüyor. Bu farkındalığa bir tavsiye olarak yazarın sunduğu yöntem günlük tutmak. Bilimsel olarak da açıklandığı üzere günlük tutmak duygularımızı süzgeçten geçirmenin ve kendimizi daha iyi bilmenin esaslı bir yoludur.

Yine bir farkındalık olarak diyaloglara değiniyor Philippa Perry. Birbiriyle konuşan iki insan, kimi zaman aslında kendileriyle konuşuyorlardır. “Diyalog tarafından gizlenen gizli monolog”. İnsan ilişkileri ve diyaloglar gelişimimiz için önemlidir. Tüm iyileştirici terapilerin sıfatları (transaksiyonel bir analist mi ya da bir yaşam koçu mu yoksa elektik bir ekole mi bağlı) ilişkinin kalitesi ve uzmanın sunduğu şeye inancının yanında ikinci planda sayılabilir.

Yazar stres konusu üzerinde de oldukça etkili yöntemleriyle durmuştur. Kitabın arkasında bulunan “Egzersizler” bölümü bize tüm bu anlatılanları nasıl hayata geçireceğimiz konusunda kılavuz oluyor. Son bölümde ekliyor; akıl sağlığımızı korumanın bir parçası da hikayemizin ne olduğunu bilmek ve gerektiğinde yeniden yazmaktır.  Bu hikayeleri örneklerle destekleyip daha iyi görmemizi sağlıyor ve şu noktaya bağlıyor; hikayelerimizi fark ettiğimizde zihinsel ve fiziksel bizi rahatsız eden  alışkanlıklardan kurtulmaya başlarız ve kontrol altına alırız. Kısaca kendimizi izleyerek, hikayelerimizi anlayıp kimi zaman da değiştirerek sadece olduğumuzu düşündüğümüz kişi olarak değil, gerçekten olduğumuz kişi olarak daha besleyici ilişkiler kurup daha açık bir insan olabiliriz.

Nazlı Hatipoğlu

Işık Üniversitesi Psikoloji bölümünde eğitimine devam etmekte. Edebiyatın yanı sıra fotoğraf ve resimle de yakından ilgileniyor.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Devamını oku:
İnsan doğasına bir Albert Camus yorumu: “Düşüş”

Varoluşçu edebiyatın duayenlerinden olan Albert Camus'un düşünce tarihine katkıları şüphesiz yadsınamaz. Özellikle bireyin toplum içindeki varoluş süreci ve insan özgürlüğü...

Kapat