Aksiyon Resmi (Jestle Soyutlama)

Fiziksel hareketi; yüzeye plansızca akıtılan, sıçratılan, doğrudan sürülen boyama yöntemleriyle verir. 1940 ve 1960 yılları arasında yaygın kullanılmıştır. Resimsel soyutlama ve plansız leke ve damlatma tekniklerinden oluşan bir Fransız akımı olan Taşizm ile de benzerlik gösterir.

 Fransızca’da ‘’leke’’ anlamına gelen ‘’tache’’ kelimesinden türediği düşünülen Tachisme kelimesini ilk kez 1952’de Harold Rosenberg kullanmaya başlamıştır ve obje geri planda bırakılıp, hareket vurgulanmıştır.

Sanat eseri üretim sürecinin asıl eser olduğu kanısına varıldığından bu tür resimler Happening, Fluxus, Kavramsal sanat ve Arazi Sanatı’na ışık tutmuştur.

Happening

İngilizce’de ‘’Doğaçlama’’ anlamına gelen bu terimi ilk defa Allan Kaprow “6 Bölümlük 18 Happening” isimli eserinde kullanmıştır. Happening, genellikle izleyicinin yapılan bu doğaçlama sanat etkinliğine katılım sağladığı ve içinde dans, koku, tat alma gibi aslında bir çeşit büyükler oyunu barındırır. Bir nesne üretme kaygısı bulunmayan, anı yaşayan bir sanat etkinliğidir. Etkisi deneyimlenerek sağlanır.

Eustachy Kossakowski, 1967

Fluxus

Latincede ‘’akmak’’ gibi anlamlara gelen bu kelime ilk olarak 1960 yılında sanatçı George Maciunas’ın John Cage’in 1957-1959 yılları arasındaki “deneysel kompozisyon” derslerine katılan sanatçılar ile tanışması sonrasında oluşturulmaya başlanmış uluslararası, yenilikçi bir gruba verilen isimdir.

Fluxus, ilk olarak George Maciunas, Almus Salcius gibi New York‘ta ikamet eden Litvanyalıların, Litvanyalılar Kültür Derneği’ne beraber dergi çıkarmak amacıyla başvurabilmek için kendilerine  buldukları isimdir.

Maciunas’un tabiriyle Fluxus’un amacı “sanatta devrimsel bir gelgitin oluşmasını sağlamak, yaşayan sanatı ve karşı sanatı (anti-art) yaymak” tı. Bu yüzden Dada’yla da bir bağ kurmak mümkündür.

Sky Piece to Jesus Christ

Kavramsal Sanat

1960’larda alışılmışın dışında, yepyeni bir sanat eseri anlayışıyla var olan eserler için kullanılmıştır. Kavramsal sanatçılar, aklın çerçevelerine sığmayan biçimlerin ötesinde düşünüp fikirlerini onları oluşturmaya uygun malzemelerle şekillendirdiği bir fikir sanatıdır diyebiliriz.

Felix Gonzalez-Torres

Arazi Sanatı

1960’larda ABD’de ortaya çıkmış, 1970’lerde tüm batı ülkelerini etkileyen avant-garde sanat türüdür. Arazi sanatı olarak dilimize geçen Land Art, doğadaki geniş alanlara taş, toprak, kum ve yine doğal bir çok malzemeden yararlanılarak, çeşitli uygulama biçimleriyle (karda aynı yerde yürüyerek bırakılan izler gibi, kumdan atlarla geçmek gibi) yeni bir form bırakmaktır.

Everton Wright, Walking Drawings, 2014

Jackson Pollock

(1912-1956), ‘’Jack The Dripper (Damlatıcı Jack) ‘’ lakaplı resimsel soyutlamayı kullanan ressam, 20. yüzyılın ses getiren sanatçılarındandır. Damlatma tekniği (drip painting) ile boya karıştırma, fırça darbesi kullanımı gibi alışagelmiş her şeyi bırakıp, yere serdiği çok büyük boyutlardaki tuval bezleri üzerinde hareket ederek boyayı dökerek, damlatarak, sıçratarak kullanır. Bu resimlere daha sonra aksiyon/hareket resmi adı verilmiştir. 1956’da yaptığı araba kazası sonucu hayata veda etmiştir.

Eserlerinden görüntüler;

Melike Ayhan

Sakarya Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Resim bölümü.
Resim öğretmeni. Fotoğrafçı.
Sanat Karavanı Yazarı.

2 Comments

  1. Oğuz

    27 Şubat 2017 at 11:46

    Çok çok beğendim başarılarınızın devamını dilerim

    • MELİKE AYHAN

      MELİKE AYHAN

      01 Mart 2017 at 23:42

      Teşekkürler Oğuz Bey, beğenmenize sevindim

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Devamını oku:
Reha Erdem’in Yeni Filmi ‘Koca Dünya’ Venedik Film Festivali’nde!

Türk sineması adına bir başka güzel gelişmeyle gururlandık. 31 Ağustos-10 Eylül tarihleri arası 73.'sü gerçekleşecek olan Venedik Film Festivali’nin programı...

Kapat