Şu an Okuyorsun
Alexandre Cabanel ve Düşen Bir Meleği Anlamak

Alexandre Cabanel ve Düşen Bir Meleği Anlamak

‘’Sen güzeller ve bilgeler içinde en mükemmeldin. Tanrı’nın bahçesinde, Eden’deydin. Elbiselerin işlemeli taşlarla ve altınlarla süslüydü.Bunlar sana yaratıldığında verildi. Gücünden ve kudretinden dolayı seni bekçim yaptım. Tanrının kutsal dağına ve ateş tarlalarına girebiliyordun. Yaptığın hiçbir şeyden sorumlu tutulmuyordun. Sonunda için kötülükle doldu. Şiddeti yarattın ve günahkar oldun. Bu yüzden seni tanrı dağından men ettim. Seni ateş tarlalarının bekçiliğinden men ettim. Güzelliğinden dolayı için kibirle doldu. Bilgeliğini ise kibrin ve ünün için kullandın.İçindeki ateşle birlikte seni dünyaya hapsettim. Senin peşinden gelenlerle birlikte sonsuz ateşler içinde yanacak, küllere dönüşeceksin. Bu senin için feci sondur.’’(Tevrat)

Latince kökenli bir kelime olan Lucifer ‘ışık veren’ ( lux, lucis, “ışık”, ve ferre, “getirmek”) anlamına gelmektedir ve “Sabah Yıldızı”na yani Venüs’e verilen isimdir. Bugün pek çok inançlı insan için dünyadaki kötülüklerin sebebi olan şeytan(iblis), Cabanel tarafından acı ve öfke içinde tasvir edilmiştir. Çünkü cennetten kovulduğunda Tanrı’yı karşısına alan melek yeryüzüne düşerken Tanrının lanetini de peşi sıra sürüklemiştir.

Fransız ressam Alexandre Cabanel  Fransız Akademik sanatını temel alan eserlerinde Neoklasisizmin  klasik formları kullanışını ve kompozisyon tasarımını alır ve bu ürünlerle  yeni sentezler yaratır. Diğer taraftan da Romantik sanatta olduğu gibi hayal gücüne dayalı güçlü duyguları ön plana çıkarmaktadır.(1) Cabanel bu eserinde sadece cennetten kovulan bir günahkarı tasvir etmemiştir. Aynı zamanda bu günahkara bizden parçalar da katmıştır. Tabloyu yaparken Tevrat’taki tasviri göz önünde bulunduran Cabanel, ortaya koyduğu bu sanat eserinde renk yelpazesini koyu ve kasvetli renklerden yana kullanmış, gök ve yer arasındaki farkı belirgin bir renk geçişi ile vurgulamıştır. Karanlık yeryüzüne düştüğü için kin dolu bakışlarını uzaklara yönelten Lucifer ise son derece apollonik bir beden tasviriyle izleyicisine sunulmaktadır.

Ateş kızılı saçları, ağlamaktan kanlanmış öfkeli gözleri ve intikam planını harekete geçirmeye hazırlanan bedeniyle, ellerini birbirine sımsıkı kenetlemiş düşmüş bir melektir o. Bakışlarında tanrıya karşı beliren bir öfke ve intikam vardır, ancak yeryüzünden bir kurtuluşu olmadığının o da farkındadır.

Burada aynı zamanda bir sonsuzluk imgesi vardır.  Bunu meleğin hemen ayak ucuna konumlandırılmış sarmaşıktan anlıyoruz.

Gökyüzünde ağıt yakarcasına süzülen melekler ise hiç şüphesiz  cennetten kovulan ve bir zamanlar Tanrı’nın gözdesi olan Lucifer’in kaybına gözyaşı döküyor. Aslında Lucifer için Tevrat’taki tasvirlerden yola çıkarak bilgisini kötüye kullanan bir bilgedir de diyebiliriz, fakat bu noktada büyük bir çelişkiye de düşmüş oluruz. Nitekim Lucifer Tanrı’nın buyruklarına karşı gelip yasaklı olana yönelerek aslında son derece insani bir hatanın, kibrinin kurbanı olmuştur. Bu durum onun asil bilgelikten bir hayli uzak olduğunun göstergesidir:

“Güzelliğinden dolayı için kibirle doldu. Bilgeliğini ise kibrin ve ünün için kullandın.İçindeki ateşle birlikte seni dünyaya hapsettim. Senin peşinden gelenlerle birlikte sonsuz ateşler içinde yanacak, küllere dönüşeceksin. Bu senin için feci sondur.’’

Cabanel’in eseri yapma amacını tekrar ele almamız gerekirse ,yaşadığı dönemde aykırı eserleriyle dönemini eleştiren her sanatçı gibi o da dönemin duygudan yoksun, sanatı basite indirgeyen tutumunu hicvetmiştir diyebiliriz. Seçtiği konu bakımından tüm kuralları çiğnediğini düşünürsek, akademiden dışlanan bir düşmüş melektir Cabanel(2) 1847’de resmettiği bu tablo döneminde ve sonrasında büyük tepkilerle karşılaşmıştır çünkü bu, o zamana dek yapılmış en kusursuz iblis tasvirlerindendi.

Tanrı’nın kelamına karşı gelen bir varlığın böylesine mükemmel tasvir edilmesi insanlarda dehşet ve rahatsızlık uyandırıyordu. En büyük tepki ise meleğe duyulan empatiden kaynaklanıyordu. Tabloyu izleyenler neredeyse iblis için üzüntü duyuyordu ve bu korkunç bir durumdu.  O kadar ki tabloda kendi isyanlarını, başkaldırılarını görüyorlardı. Tıpkı Cabanel’in Akademiye başkaldırışı gibi.

Ayrıca Bakınız

Alexandre Cabanel

Sergilendiği zamandan itibaren uzun yıllar kabul görmeyen ve eleştirilere maruz kalan Cabanel hiç şüphesiz şeytanın bakışlarına kendi öfkesini de dahil ediyor.  Her iki dünyada da meleklerin kovulmalarında haklı bir sebep  var. Tanrıların haklılığı ortada, fakat kim bu bakışların ürkütücü olmadığını söyleyebilir ki?

 Farklı şeytan tasvirleri:

G. Geefs tarafından tasvir edilen bir Lucifer heykeli. (St. Paul Katedrali, Liège, Belçika)

 

Ricardo Bellver-1877 – Madrid’te bulunan Lucifer heykeli
Eugene Delacroix. 1828 tarihli eserinde Mefistofeles kentin üzerinde uçuyor

 

Kaynak: 1  , 2

Bu yazı sana nasıl hissettirdi?
Emin Değilim
0
Heyecanlı
0
Hüzünlü
0
Mutlu
0
Şaşırtıcı
0
Yorumları Gör (0)

Leave a Reply

Your email address will not be published.

© 2011 Sanat Karavanı, Tüm Hakları Saklıdır.

Yukarı Kaydır