“Altmışıma kadar bildiğim şeyler zaten yirmimde öğrendiklerimdi.” / Cioran

Cioran’ın kendi ağzından varoluşa rızasızlığı:

“Yirmi yaşımdayken, gecenin üçünde evden çıkan ve şehirde öylece dolanan bir oğlu olduğu için annem elbette ki ümitsiz bir durumdaydı. Hiçbir şey yapmayan ve okuyan bir oğlu olduğu için. Ama bunun hiçbir anlamı yoktu: Kısacası tam bir başarısızlık örneğiydim. Çok şey vaat etmiş ve hiçbir vaadini yerine getirmemiş bir tiptim. Dolayısıyla, yirmi yaşındaydım ve evde annemle benden başka kimse yoktu. Saat öğleden sonra ikiydi; hep saati belirtiyorum, çünkü hayatın olağanüstü anlarında saat önemlidir, hatırlıyorum, kendimi kanepenin üzerine attım ve ‘artık dayanamıyorum!’ dedim. Ve bir Ortodoks papazının eşi olan annem, bana şöyle dedi: “Böyle olacağını bilseydim kürtaj yaptırırdım!” Söylemem gerekir ki bu sözler, beni bunalıma sokmak yerine, bir kurtuluş gibi oldu. Bana iyi gelmişti. Çünkü hakikaten sadece bir kaza olduğumu anladım. Hayatımı ciddiye almak gerekmiyordu. Kurtarıcı bir sözdü bu.”

Bana kalırsa Cioran’dan önce hiç kimse bu kadar “seslenmeyen” bir yalnızlık çekmedi. Tarihin diğer yalnızları her zaman bir ülküye sahiptiler; kimi grek coşkusuna inandı, kimi kent ışıklarına hayran kaldı. Cioran  ise felsefeye olan inancını, 17 yaşında başlayan ve yıllarca süren bir uykusuzluk dönemi sırasında kaybettiğini söyler.

“Hatırıma geldiği kadarıyla, kendimde, insan olmanın kibrini yok etmekten başka bir şey yapmadım. Ve tür’ün çevresinde, başka bir maymun çetesinden olduğumu iddia edecek çapa ulaşmadan, pısırık bir canavar gibi geziniyorum.”

 

Tür’ün ve insanla ilgili her şeyin karşısında, o “pısırık canavar” tarafını daima muhafaza etti. İnsanların koşuşturmalarına şahit oldukça, “günlerin arasında, kaldırımsız bir dünyadaki bir orospu gibi” sürttü. Belki bir intihar tutkunuydu ama yazdıklarıyla, birçok insanın içindeki “intihar enerjisi”ni, “kendi kendine ve her şeye gülüp geçebilme” gücüne doğru iteledi.

Hayata bulaşmadığı için istifa etmek zahmetinden de muaf olan sevgili kullardan biri oldu. Anları mutlaklaştırdığı için, “yanlış anlaşılmak” Cioran’la anlam kazandı.

İnsan bu dünyanın kanseridir der, Cioran.

Yazı, ona göre bir nekahetti. Yazdıkları sadece depresyon anlarında açığa çıkan bir tedavi biçimi. Karamsar olsaydım kimse beni okumazdı, der. Ona göre insanlar kitaplarını okuyarak aslında bir tür rahatlama içine giriyorlar ki buna katılıyorum. Ve daha sonra elimdeki kitabı bir köşeye bırakmama neden olacak cümleyi kurar: “Yazdığım en kasvetli sayfalara daha sonra gülmüşümdür!” aslında Cioran genel olarak yazmanın ve okumanın varlığın esrimesiyle ilgili olduğuna vurgu yapıyor.

“Beni kurtaran şey intihar fikriydi. İntihar fikri olmasaydı kendimi çoktan öldürmüş olurdum. Yaşamaya devam etmemi sağlayan şey, her zaman önümde böyle bir seçeneğin olduğunu bilmekti. Sahiden de bu düşünce olmasaydı bu hayata, bir yere veya bir şeye saplanmış olma duygusuna asla katlanamazdım. Benim için intihar fikri, her zaman özgürlük fikrine dayalıydı.”

“Hakikaten yalnız varlık, insanlar tarafından terk edilmiş olan değil insanlar arasında acı çekendir, kendi çölünü peşi sıra panayırlarda sürükleyen ve mütebessim cüzzamlık, tamiri imkansızlık komedyenliği sergileyendir. Eski zamanlardaki büyük yalnızlar mutluydular, ikiyüzlülüğü bilmiyorlardı, gizleyecek bir şeyleri yoktu. Bir tek kendi yalnızlıklarıyla söyleşiyorlardı.”

 

Ozan Aziz Dilber
İçimizin imârını sanat vesilesiyle yapabileceğimize inanıyorum. Kendi hikayemi didik didik ederken başkalarına da anlatacak hikayeler biriktiriyorum. Bu yüzden 2015 yılından beri Sanat Karavanı ailesinin içerisindeyim. Aynı zamanda hukuk fakültesi mezunuyum. Tanpınar’ın dizeleri ile bitireyim: ”Rahatını bozduk zavallı bir taşın / eşyanın uykusundan uyandırdık / varlığın çarkına takıldı hiç yere.”

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Devamını oku:
National Geographic Editörlerinin Gözünden 2015’in En Etkili Fotoğrafları – 2

Fotoğrafçılık National Geographic için hikâyelerin kalbi gibidir. Kâr amacı gütmeyen en büyük eğitim ve bilim organizasyonlarından biri olan National Geographic’in...

Kapat