ANTHONY HOPKINS’TEN MUHTESEM BESTE

Hepimizin filmlerine aşina olduğu Hollywood yıldızı Anthony Hopkins, bu sefer başka bir özelliğiyle karşımıza çıkıyor. Bir süre önce karşıma çıkan bu videoyu dinlediğimde, hikayesini merak edip hakkında biraz okudum ve ilk defa ‘The Mask of Zorro’ filmi sayesinde tanıştığım oyuncuya bir kez daha hayran oldum!

anthony-hopkins-composer-1323441714-hero-wide-0

Sizi her ne kadar bir an önce bu muhteşem eserle baş başa bırakmak istesem de öncesinde bu bestenin hikayesinden bahsetmek istiyorum; ünlü keman virtüözü ve orkestra şefi Andre Rieu, Hopkins’in eserini sunmadan evvel  yaptığı konuşmayla, kendisinin oyunculuktan önce müzikle ilgilendiğini öğreniyoruz. Hopkins, 50 yılı aşkın bir süre önce bir beste hazırlamış fakat hiç bir zaman bu beste çalınmamış ve duyulmamıştır. Bunun sebebi o zamanlarda deneyimsiz ve kendine olan güveninin eksik olduğunu düşünmesidir. Bu düşüncesini yenmesindeki en büyük etken Andre Rieu’yu bir televizyon programında izlemesi olmuş  ve ardından aklından geçen düşünce ‘Bir gün benim valsimi çalacak olan kişi Rieu olmalı’ olmuştur. Besteyi göndermiş ve sonuç harikulade olmuş!  Bunu benim satırlarımı okuyarak değil de izleyerek ve dinleyerek deneyimlemenizi istediğim için lafı daha fazla uzatmadan sizi Anthony Hopkins imzalı ve Andre Rieu şefliğindeki ‘And The Waltz Goes On’ ile başbaşa bırakıyorum.

 

2 Comments

  1. Jerfi

    28 Aralık 2014 at 16:33

    Tek kelimeyle müthiş! Andre Rieu’nun da belirttiği gibi heyecan verici ve romantik. Filmlerinin yanı sıra bir de müziğiyle büyüledi beni. Çok yaşa Hopkins… Bilgilendirme için teşekkürler Cerensu Seber.

  2. Recep

    13 Ağustos 2015 at 13:34

    En sonda “wiederhole!” diye mi tezahürat yapıyorlar yoksa ben aklımdan geçenleri yarım Almancamla kulağıma öyle mi uyduruyorum? Çünkü bir kere dinledikten sonra “iyi, güzelmiş,” diye geçilecek bestelerden olmadığı aşikar. İlk kez bu yazı sayesinde öğrenip dinlemiş oldum. Cerensu Seber’e bir teşekkür de benden.

    Aslında sadece dinlemedim, izledim de. Zaten salondaki seyirciler de izliyorlar ve kamera bizim de izlememizi istiyor. İzlenense Hopkins’ten başkası değil. İnsanlar ilk kez onun kafasında oluşan müziğin şimdi ilk kez kulağına ulaşırken onda nasıl bir his yaratacağını merak ediyor ve besteciyi izliyorlar. Bu son derece haklı bir merak. Çünkü herkes ilk kez dinlediği bir besteyi “iyi” ve “kötü” arasında sonsuz olasılığı barındıran bir ölçüye göre değerlendirebilir. Fakat bestecinin kendi bestesinin başkası tarafından yapılan icrasını değerlendirmesi muhakkak ki müziğin öz eleştirisinden ibaret değildir. O, zaten bildiği bir müziğin icrasının “bildiği” ile ne kadar uyumlu olduğunu da düşünüyordur eminim. Çünkü illaki bildiği ile duyduğu arasında bir fark vardır. Çoktan geride kalmış amatör piyanistlik yıllarımda en basit, en sade solo parçaların bile ne kadar farklı yorumlanabildiğine şahit olmuş biri olarak orkestrayla çalınan bir esere ne tür yorumlar katılabileceğini hayal bile edemiyorum, ancak tanıdığım eserlerin farklı yorumlarına denk geldikçe hayret etmekle yetinebiliyorum. Uzun lafın kısası, bu videoda “And The Waltz Goes On”un güzelliğinin yanı sıra bestecisi Anthony Hopkins’in tecrübesine şahit olmak da insanı etkiliyor.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Devamını oku:
İstanbul Sanatçı Filmleri Festivali Başladı

İstanbul Modern bu sene Uluslararası Sanatçı Filmleri festivaline ev sahipliği yapıyor. 2008 yılında Londra’nın köklü sanat kurumu Whitechapel Gallery’nin girişimiyle...

Kapat