Apayrı bir felsefe; Sadri Alışık

Türk tiyatrosunun sahip olduğu kıymetli bir oyuncu, Yeşilçam’ın mükemmel bir detayıdır Mehmet Sadrettin Alışık. Çocukluk yılları onu tiyatro ile tanıştırırken, zaman onu sinemanın içine de çeker. Oyunculuğun yanı sıra şiirler yazmış, resim ile de ilgilenmiştir. Hayatını, kendisi gibi oyuncu olan Çolpan İlhan ile birleştiren Alışık, 18 Mart 1995 yılında karaciğer, böbrek ve solunum yetmezliği nedeni ile hayata veda etmiştir. Eşi Çolpan İlhan onun anısına Sadri Alışık Kültür Merkezi’ni kurar ve burada her yıl Sadri Alışık Sinema ve Tiyatro Ödülleri töreni düzenlenmektedir.

Sadri Alışık, adeta varlığı ile baştan aşağı apayrı bir felsefedir. Sayısız filmlere imza atan oyuncunun bir filmi ciğerlerinizi yakarken bir diğeri gülmekten karnınızı ağrıtabilir. Ağlatırken, güldürmek arasında ki, o ince dengeyi ayarlayabilmeyi başarmıştır kendisi. Samimi halleri ile mahallemizdeki kapı komşumuz gibidir filmleri. Akşam meyhanede onunla içesiniz gelir, bazen gidip ”yeter ulan ağlama” diyerek sarılasınız gelir. O, rollerini hakkı ile yerine getirmiş, sinemanın alnına ismini altın harflerle çaktırmıştır.

Usta oyuncu da kendisini şu sözlerle anlatır: ”Sadri Alışık, hatıralarıyla yaşayan adamdır. Geçmişine bağlıdır, dostlarına düşkündür. ‘Eski şarap, eski dost’ diyen bir felsefe benimsemiştir. Sakindir, samimidir. Kendinde herkese benzemeyen bir taraf vardır, o da bilir bunu. Düşkünlere yardım etmeyi sever; anlayışlı ve müşfiktir. Cemiyet kanunlarını hiçe sayar ve bildiği gibi yaşamak ister. Kimseden bir şey beklemez, kimseden ricada bulunmak istemez. Dünyaya sanatkâr gözüyle bakar. Kimsenin göremediği şeyi hisseder. Rahattır; kendinden emindir. Zaman zaman ölümü özler. İki dünyanın mukayesesini yaptığı çok olur. Ancak, hayata da sıkı sıkıya bağlıdır…”

Gelin, usta oyuncunun birkaç filmine şöyle bir bakıp, hatırlayalım ve kendisine tekrar hayran olalım. Buyurunuz;

Ah Müjgan Ah-1970

Hüsnü ve Müjgan birbirlerine aşık iki gençtir. Sahil bahçesinde gazoz içerken sıcak bir yuvanın hayalini kurmaktadırlar. Biraz para biriktirmek için işe giren Müjgan zengin kadınları görünce onlara özenmeye başlar ve giderek Hüsnü’den uzaklaşır. Annesinin de baskıları ile Müjgan Hüsnü ile evlenmeyip, zengin olan Faruk ile evlenir.

Müjgan’dan bahsederken, Hüsnü’nün sesinden anlıyorduk onu ne kadar çok sevdiğini. ”Gözleri dört defa lacivertti.” der onun için. Harikulade bir detay değil mi? Hangimiz sinir olmadık ki Müjgan’a? Gizli gizli kurdukları mal-û hülyalar Hüsnü’nün göz yaşları ile birlikte akıp gidivermişti. Ah Hüsnü ah! Ah Sadri ah!

TURİST ÖMER -1964

Sadri Alışık’ın karakterin giydiği o şapkasını iki buçuk liraya bir inşaat işçisinden aldığı, Türk sinemasının en popüler serisinin ilk filmi. Filmde, Turist Ömer adındaki başına buyruk, avare, neşeli bir adamın yaşadığı maceralar konu alınır. Ayrıca turist Ömer’in ellini alın hizasına getirerek parmaklarını aşağı doğru tutarak verdiği nevi şahsına münhasır selamı da akıllarımıza kazınmış filmle ilgili diğer bir detaydır. Tabii bu arada meşhur şarkısını da unutmamak gerek. Ah neşesi yeter Turist Ömer’in.

 Serseri-1967 

‘’ Günü gelince gidiyorum elveda şarkısı, tamam öyle mi? ’’

Film, serseri ve bir başına olan Kazım’ın hayatına Zeynep’in girmesi ile devam ederken, bana göre sinema tarihinde belki de yalnızlığı en iyi yansıtan sahnelerden birini içeriyor. Sadri Alışık ve onun kırgın sesi, az birazda hicaz ile birleşince ciğerlerimizi yakmaya yeterli oluyor.

Şaka İle Karışık-1965

”Efendim ben deniz müdavim akşamcılardan Çift Uskur Hulusi Reis. Bu film, yenik, ezik ve beceriksiz bir gencin hikayesidir.” Diyen Hulusi Kentmen eşliğinde başlayan filmde Sadri Alışık, Ofsayt Osman karakteri olarak çıkar karşımıza. Özellikle son sahnesinde  ”Bu da mı gol değil be?” sözleriyle oyunculuğunu adeta ayyuka çıkarmıştır Yeşilçam’ın devi.

Efkarlıyım Abiler-1966 

Sadri Alışık’ın seslendirdiği kırmızı gülün alı var şarkısı ile başlayan filmde, oyuncu Gönlübol Arif karakterini canlandırmıştır.

”Bizde hicaza ah çekmekten ne var ki?” dediği bu sahne Sadri Alışık sinemasının kuşkusuz etkileyici sahnelerinden birisidir.

Daha o kadar çok filmi var ki, hepsi ayrı ayrı, tek tek örülmüş ilmekler gibi el emeği göz nuru. Filmlerinde canlandırdığı karakterleri, her birinde derin manalar yatan söylediği cümleleri, ses tonu, mahmur bakışları, gülümsemesi, sigara içişine kadar kısaca tüm varlığı ile Türk sinemasının şansıdır Sadri Alışık.  Ruhu şad olsun.

 

 

Nur Kutbay
Çukurova Üniversitesi İşletme bölümü öğrencisi
Sanat Karavanı Yazarı

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Devamını oku:
Adolf Hitler İmzası Taşıyan 25 Yağlı Boya Tablo

Yıllardır dünya gündeminden düşmeyen isim Adolf Hitler, İsrail'in Filistin'e karşı yürüttüğü acımasız saldırılar sonrasında tekrar gündemin zirvesine oturdu. Daha önce...

Kapat