Aramızdaki Sanatçı Marina Abramovic

İlginç olan nedir biliyor musun? İnsanlar 40 yıldır deli olduğumu ve akıl hastanesinde olmam gerektiğini düşündükten sonra, sonun da beni gerçekten takdir ediyor. Ciddiye alınmak uzun zaman alıyor. 10 yıldır katlanamadığım tek bir soru var bunun neresi sanat? Yani başladığım zamanlar sürekli bunu sorarlardı. Ve gerçekten katlanamazdım şimdi o soruları bile özlüyorum. Performansta ruhani açılımlar önemlidir…

-relation-in-space

Herkesin gözünde müthiş sanatçı bir çifttik. Ve herkesin aklında mükemmel bir resim vardı. Aslında Ulay durumundan hiç memnun değildi. Ürettiklerimiz iyileştikçe. İlişkimiz daha da kötüye gidiyordu.  Sonra onun ilgi alanları değişmeye başladı. İçki içmeyi, uyuşturucu kullanmayı denemek istedi. Benim için zor kısmı ise sadakatsiz bir insan haline gelmesiydi. Çin seddinde ki yürüyüş için gereken izni almamız sekiz yıl sürdü,  birkaç defa Çin’e gitmek zorunda kaldık ve birlikte olduğu kadın oradaki çevirmenimizdi.  Performans sona erdiğinde o kadının hamile olduğunu söyledi.  Ve bana ne yapmalıyım? diye sordu. Ne mi yapmalısın? dedim. Ben gidiyorum sen ne istersen yap. Sonra da evlendiler. İlişkimiz kadın erkek iş bölümü içeren bir şekilde yürürdü. Dış dünyayla ilgili her şeyi o hallederdi. Bense çamaşır, temizlik, yemek ve köpekle ilgilenirdim. Boşandığımızda bir banka hesabımın olmadığını fark ettim. Para işleriyle ne yapacağımı bilemiyordum.  Her şeyi sıfırdan öğrenmek epey zor oldu. Ulay’dan ayrıldıktan sonra hayatımın en dramatik dönemini geçirdim. Günlüğüme şöyle yazdığımı hatırlıyorum. 40 yasındayım, şişmanım, çirkinim ve arzulanmıyorum. Tanrım, hem sevdiğim adamı hem işimi kaybettim. Çünkü birlikte çalışıyorduk geriye hiçbir şey kalmamıştı, boşluk… Ve bunun ya yeni bir başlangıç olacağını düşündüm ya da tamamen dibe batıp depresyona gireceğimi düşündüm.

Marina-ulay

Ve sonrasında ilk kez Paris’e gidip bir tasarımcıdan kıyafetler aldım. Kendimi o kadar iyi hissettim. Kuaföre, menüküre, pediküre gittim, çok şaşkındım. Tüm bu saydıklarımı yaptım kendimi çok iyi hissediyordum artık. Neden arzulanmayan, istenmeyen biri olacaktım ki?  O zaman anladım ki ben gerçekten modayı seviyorum. Gizli bir tutku gibiydi. Birlikte çalışmaya başladığımızda sonsuza dek devam edeceğini sandım.  Aynı anda ilişki ve iş hiç durmayacağız demiştim.  Bir beden de birbirine bağlı ikizler gibiydik.  Sevgili, arkadaş, performansçıydık.  Bazı aşamalardan geçtik. Birleşmek, 12 yıl boyunca çalışmak. Şimdi 23 yıl sonra ilk kez aynı çatı altında olmaktan bahsediyoruz. 70li yıllarda Ulay’la çok radikal bir karar aldık. Bir karavanda yaşamaya başladık. Telefon, elektrik faturası ödememiz gerekmiyor. Kira yok zaten, beş kuruşumuzda yok. Ama performanstan da başka bir şey düşünmek istemiyoruz. Köylere gitmeli koyunlarla yasamalı keçileri sağmalıydık.  Boş soda şişelerine mazot takas etmek zorundaydık.  Avrupa’nın tüm istasyonlarındaki duşlarını biliyorum. O zaman ne kadar inanç dolu, umut dolu ve masum olduğumuzu hatırlıyorum. Karavanının adı Linda’ydı.   ( Marina Abramovic)

Marina-Abramovic-The-Artist-is-Present_FilmStill13_MarinaAbramovic_Ulay_AAA-AAA_1978_courtesyMarinaAbramovic

İlk görüşmememiz Amsterdam’daydı Bir performans vardı, hemen öncesinde tanıştık ve o “Thomas Lips” adında bir çalışmaydı. Performansta kendini kırbaçlıyor ve vücuduna jiletle bir pentegram çiziyordu. Kendi kendime, hayır bu olmamalı dedim.  Sonra yaraları fark etmeye başladım. Marina’dan hoşlanmamıştım fakat, yaralarını temizledim. Bir şeyler sürdüm ve sanırım ikimiz içinde kritik an o andı. Tanıştığımız ilk anda inanılmaz bir çekim oluştu. Kişiliklerimiz, fiziksel görünüşümüz. Karakterlerimiz… Ayrı ayrı yapmakta olduğumuz işler… Sanki kayıp kardeşimizi bulmuş gibiydik. Ayrıca 30 eylülde aynı günde doğmuştuk. Aşikardı. Bizi birleştiren kaderdi. Onu gerçekten sevdim kendimden bile çok sevdim. Hepsi bir arada.  Ve askımız tüm bunların üstündeydi. Bizim geçirdiğimiz 12 yıl, başka insanların bütün hayatlarında yasadıkları yoğunluk ve güçteydi. Hala onu seviyorum bence, ondan nefret etmektense bu daha iyidir.  Beş yıl bir karavanda yaşadık. Marina ikimiz için süveterler örüyordu. Ben arabayı kullanıyor tamirle uğraşıyordum. Marina kullanamıyordu. Son derece sade bir hayattı ve modern göçebeler gibi yaşıyorduk. Hayatımın en güzel dönemiydi.

Marina-the-artist-is-present

Fazlasıyla enerjik ve güçlüydük.  Ayrıldıktan sonra, mütevazı hayatımızdan sonra Marina çok tutkulu biri haline geldi. Bu tutkusu yaptığı işlerde, imajına verdiği önemde, mal varlığına bakış açısında kendini gösterdi. Ben ayrıldığımızdan sonra daha sabit bir hayat yaşadım. Marina kocaman bir dağın doruğuna çıktı. Hem de büyük bir başarıyla.  Size tuhaf gelebilir ama benim bunu mümkün kılabilecek enerjim ve gücüm yok. Bunu kendim başarmama gerek yokmuş zaten, sonrasında evlendik çünkü. Marina kadar sıkı çalışan çok fazla sanatçı olduğunu sanmıyorum. Ve daima o çok zariftir. Bense adeta bir çiftçi gibi görünüyorum. Elbet de sanat alanında bir çiftçiyim.  Demek istiyorum ki böyle görünüp çok daha az iş yapıyorum.

Marina-ulay

Yani anlatabildin mi bilmiyorum. Tembelim işte. Ne bir kadınla ne de bir erkekle ortak yasama dayanan nitelikte bir bağ kuramadım. Bir noktaya dek tek eşli bir ilişkimiz vardı. Tekeşliliğin sıkıntıları gün yüzüne çıkmaya başladığında ise biz de kopmaya başladık. Sonrasında o biriyle cinsel birliktelik yasadı.  Ben de. Aynı zamanda. Ancak o, bir arkadaşımızla oldu. Ben başka biriyle.  Bunu söylememeliydim. Çin Seddi’ndeki yürüyüşten sonra ayrılışımız başlangıç gibiydi. Yani bitişi başlangıçtı sanki. Böyle başladı böyle bitti. Hepsi bu. 70’lerde 80’lerde sanatçı olmak fakirlik demekti. Nokta. Net. Biz ayrıldıktan sonra tiyatroya başladı. çünkü para kazandırıyordu. Yeni işlerinin oldukça şekilci bir estetiği vardı. Her şey sahneydi, tabi teatral bir biçimde. (Ulay)

Marina-Ulay-Çin-Seddi-Yürüyüş

 1988 yılında ‘The Lovers’ adlı performanslarında Marina ve Ulay Çin Seddi boyunca üç ay yürümüştü. Bu Realiton Works adını verdikleri çalışmalarının sonuncusuydu. Ve tabi ki bu yürüyüş onların ayrılığını temsil ediyordu.

New York da MOMA’daki “The Artist is Present” adlı performansta: Bir oda içerisinde iki sandalye ve ortalarında bir masa bulunmaktadır. Marina 3 ay boyunca süren bu performansta, bir sandalye de sürekli oturmaktadır ve karşısındaki sandalyeye oturan insanların sadece gözlerine bakmaktadır.  Müzeye gelenlerin ilk karşılaştıkları şey ise dar bir koridorda kapı görevi gören iki çıplak insandır.

İnsanlar Marina’nın yanına gelebilmek için buradan geçmek zorunda ve iki çıplak insan ile temas halinde olmak zorundadır. “Cehennemim ortasında bir durağanlık yaratmam gerekiyor.” Sanatçı kimsenin henüz yasamadığı duyguları insanlara göstermek istiyor.  Üç ay boyunca Marina’nın 1 milyona yakın ziyaretçisi olur, bunlardan biri de Ulay’dır. Ulay gelir ve Marina’nın karşısındaki sandalyeye oturur. Marina, Ulay’ı görünce tebessüm eder ve adeta nasılsın der gibi yüzünde bir bakış belirir.

Marina-ulay-the-artist-is-present

Belki de tüm geçmiş o an iki göz arasında yaşanır. Marinanın gözlerinde yaslar dökülmeye başlar. Marina ellerini masaya uzatır ve Ulay ile el ele tutuşurlar. İzleyici alkışlar. Ve sonra Ulay gider.

Marina-the-atrist-is-present

İnsanların önüme oturmasının Çok fazla nedeni var. Bazıları öfkeli, bazıları meraklı, Bazıları da sadece ne olduğunu bilmek İstiyor. Kendini açıp, dayanılmaz bir acıyla yüzleşen yoğun acılarla karşıma gelen… Karsımda oturmak artık, benimle ilgili bir eylem olmaktan çıkıyor. Ben ruhların aynası haline geliyorum.  Canım yanıyor. Fakat, acı çekmek sır tutmak gibidir.

Marina-abramoviç-the-artist-is-present

Acının kapısını araladığınız da başka bir algıya doğru harekete geçersiniz.  Güzellik, koşulsuz sevgi, bedeninizle çevreniz arasında bir sınır olmadığını hissetmeye baslarsınız.  Sonrasında ise bedeninizin kusursuz uyumunu, hafifliğini fark edersiniz. Kutsal bir duygu gibi açıklayamıyorumTam olarak bu ruhani durum, diğerlerini farklı şeyler düşünmeye iten şey oluyor. Performans tamamen ruhani durumunuzla alakalıdır. Halk köpek gibidir.  Güvensizliği, korkuyu, ruhen orada olmadığınızı hissedebilirler. Asıl sorun sanatçıyı ve izleyiciyi nasıl aynı psikolojiye taşıyacağınız.  İlk iki ay masayı kaldırmadık. Kaldırdığımızda çok daha direkt bir bağ oluştu.  Bunu üç ay boyunca yaparsan performans gerçeğe döner.

Marina

Performans sanatının önemli temsilcilerinden biri olan Marina Abramovic, 1970li yıllardan itibaren sınırları zorlayan çalışmalarıyla kendinden sıkça bahsettirdi. Sanatçı, performanslarına seyirciyi de dahil ederek, aykırı işler üretti. Marinanın birçok çalışması interaktiftir. The Artist is Present adlı belgeselde Marina’nın, New York’taki Modern Sanatlar Müzesi’nde (MoMA) gerçekleştirilecek retrospektifine hazırlanma sürecini izlerken, MoMA’da bir sandalyede hareketsiz olarak 736 saat boyunca oturduğu performansının da dahil olduğu gösterisinin üç aylık dönemine de şahit oluyoruz.

MoMA+Celebrates+Marina+Abramovic+Artist+Present

Marina’nın Manifestosu: Bir sanatçı kendine ve başkalarına yalan söylememelidir. Bir sanatçı diğer sanatçının fikirlerini çalmamalıdır. Bir sanatçı kendini sanat piyasasına dahi… Kendini adamamalıdır. Bir sanatçı başka birini öldürmemelidir. Bir sanatçı kendini idolleştirmemelidir. Bir sanatçı aşk hayaliyle iç içe olmalıdır.  Bir sanatçı başka bir sanatçıya aşık olmaktan kaçınmalıdır.

MoMA-Celebrates-Marina-Abramovic-Artist-Present

Sevil Ateş

MSGSÜ Sanat Tarihi bölümü mezunu.
Kültür sanat editörlüğü ve yazarlığı yapıyor. Tiyatro ve performatif sanatlar ile uğraşıyor.
Sanat Karavanı Yazarı.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Devamını oku:
Kültür Bakanı: Çok Kitap Okumuyorum

Bu açıklamayı hangi ülkenin kültür bakanı söylemiştir gibi bir soru ile karşılaşsam aklıma hemen Türkiye de dahil 10 ülke gelirdi....

Kapat