Aspendos Tiyatrosunun Bir Şehri Olmalı…

Anadolu’nun en ünlü antik tiyatrosu hangisidir diye sorulsa, herkes “Aspendos” diyecektir muhtemelen. Evet, Aspendos tiyatrosu gösterişi ve büyüklüğü ile en meşhur olmaya layık ama ya Aspendos kentinin geri kalanını hiç merak ettiniz mi?

aspendos (2)

Aspendos’u görenler, burada bir tiyatro var da neden bir şehir yok diye düşünmüyorlar olsa gerek ki, tiyatroya gelip aslında Aspendos Antik Kenti bileti kestirip, hiçbir yönlendirme olmadığı için şehri merak etmeden ve tabii görmeden gidiyorlar. Günde iki elin parmaklarını geçmeyecek kadar az kişinin şehrin geri kalanını merak ettiğini sorduk öğrendik.

aspendos (3)

Bakanlık turistin bilinçsizliğini şans bilerek, son günlerde bembeyaz “yeni” mermerler ile restore ettiği tiyatro dışında şehrin geri kalanına ayak bile basmıyor gibi…

aspendos (4)

Aspendos antik kentine geldiğinizde görkemli ve yeni restore edilmiş tiyatrosu heyecanlandırıyor sizi.

aspendos (5)

Ancak bilet kesilmezmiş gibi bir de otoparka yüklü miktarda para ödeyince tadınız biraz kaçıyor. Yüksek gişelerden geçip de tiyatroya girdiğinizde, evet hakkı var bu tiyatro çok güzel; adamlar ne yapmış diyerek kendinizi bir süre için yapının büyüsüne kaptırıyorsunuz.

aspendos (6)

Sonra çıkıyorsunuz ve kendinize bu tiyatro şehrin neresine yapılmış diye soruyorsunuz. Ve yenilenen tiyatro tabelasına karşın, gişelerin ardında kalan soluk tabelalardan buralarda bir şehir olduğuna dair izlenime kapılıp, gizli bir iş yapıyormuşçasına aslında ziyarete açık olan, tellerle çevrili antik kent kalıntılarına doğru adım atıyorsunuz.

aspendos (7)

Bu saklı kalan kentin tarihi şöyle: M.Ö beşinci ve dördüncü yüzyıllarda bastırılan gümüş sikkelerden anlaşıldığına göre şehrin geçmişi bu yıllara dek uzanıyor. Likya ve Pers hakimiyetlerinden sonra Büyük İskender ve halefleri için bir mücadele merkezi olmuş.

aspendos (8)

Akdeniz’e bağlanan nehirlere yakınlığından dolayı ticari konum olarak önemli bir merkezde olması, burayı antik dönemlerin en gözde şehirlerden biri haline getirmiş. Şehirde Anadolu’da örneğine pek rastlanmayan ticari bazilika olması da bu özelliğinin bir göstergesi sayılabilir.

aspendos (9)

aspendos (10)

Bölgenin diğer şehirleri gibi M.S ikinci ve üçüncü yüzyıllarda en görkemli çağını yaşayan kent, bugüne ulaşan anıtsal mimarilerini de bu çağlarda inşa ettirmiş. Kentin dışında bir de Aspendos Köprüsü var.

aspendos (11)

Tiyatroya dönecek olursak, Aspendos en iyi korunan tiyatro olduğu için bu kadar biliniyor. Daha büyük tiyatrolar tabii ki var, ancak günümüze en sağlam ulaşan Roma dönemi örneği.

aspendos (12)

Bunda süregelen restorasyonların da etkisi bulunuyor tabii ki. 15 bin kişilik tiyatronun bir yapılış efsanesi var. İmparator Marcus Aurelius zamanında tamamlanan tiyatronun akustiği bu efsaneye konu olmuş. Anlatıldığına göre imparator, şehre en faydalı olacak işe imza atan kişiye güzeller güzeli kızını verecektir. Bunun üzerine iki kardeşten biri akustiği muhteşem olan tiyatroyu, diğeri ise hala ayakta olan suyolları ile suyun şehre gelişini sağlayacak su kemerini inşa eder.

aspendos (13)

İmparator önce su kemerini başarılı bulur. Ancak tiyatronun üst sıralarını gezerken, yapının mimarı sahnenin altından “İmparator kızını bana vermeli” diye fısıldar ve akustik bu fısıltıyı imparatora kadar ulaştırır. Efsanenin sonunda imparator tiyatroyu seçmez; kızını ikiye bölerek iki kardeşi de mutlu eder!

aspendos (14)

13. yüzyılda Selçuklu Sultanı Alaaddin Keykubat’ın emriyle onarılan tiyatroda sahne çinilerle bezenmiş ve bir süre sultanın yazlık sarayı olmuş. 1930 yılında ise Mustafa Kemal ziyarete açılması emrini vermiş. Evet, o günden bugüne festivallerle, konserlerle ününü arttırmış ancak keşke bir kısım geliriyle içinde bulunduğu kente de bakılsaymış.

aspendos (15)

Son yıllarda artan kötü restorasyonların bir örneği olarak yenilenen mermerleriyle gündeme gelen Aspendos’un, tiyatrodan ibaret olmadığının altı ne yazık ki çizilmiyor.

aspendos (16)

Tiyatrodan en az 400 yıl önce inşa edildiği tespit edilen küçük tapınak, günümüze kadar gelmeyi başaran suyolları, su kemeri, şehrin anıtsal girişleri, çeşmeleri, stadyumu, akropolü, tiyatro tepesi gibi kısımlar hala ayakta ve tiyatro kadar ilgi görmeyi hak ediyor. Eğer Aspendos’a uğrarsanız bilin ki bu tiyatronun bir de şehri var!

Hülya Utkuluer

Marmara Üniversitesi Tarih bölümünden mezun oldum. Cumhuriyet dönemi müzeleri hakkında bir yüksek lisans tezi hazırladım. Şu an bir müzede (Cumhurbaşkanlığı Celal Bayar Müzesi) müdür yardımcısıyım ve ayrıca tarih doktorası yapıyorum. Seyahat etmek, okumak, yazmak, yeni tatlar denemek, fotoğraf çekmek ve müzeler ilgi alanlarım arasında.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Devamını oku:
Türk Öğrencinin Kısa Filmi Hollywood’da Yarı Finale Kaldı!

Üniversite öğrencisi Hakan Cengiz 'Tarla' adlı kısa filmiyle Hollywood Kısa Film Festivali'nde yarı finale kalmayı başardı. Kocaeli Üniversitesi Radyo, Televizyon...

Kapat