Beat Kuşağı: Dünyayı istiyoruz, hemen şimdi istiyoruz!

Yolculuk: İçi en dolu kelimelerden biri benim için, ve yine kendimce bu yazıya başlamak için seçilebilecek en uygun kelime. Beat Kuşağı tek kelimeyle anlatılsa, bu yolculuk olmalı. Zira onlar hayatlarını sonu gelmeyen yolculuklara adamış insanlardı ve çıktıkları bu serüven dünya tarihinde yerini alacak yeni yollara gebe oldu.

LAST-GATHERING-thumb

Gitmek, gerçek anlamını kazandı onlarla. Maddiyattan gitmek oldu, baskıdan gitmek oldu, mecburiyetlerden gitmek oldu onların sözcüklerinde. Her şeyi bırakıp, hayatlarını yollara adadılar. Çünkü yolda olmak her şeyi değiştirirdi. Kuralları, ahlakı, anlayışları… Bahsedilen yolculuk; gerçek anlamda seyahatin yanı sıra zihinde ve ruhta da yolculuğa da denk gelen bir kavram olarak özümseniyor Beatniklerde. Özellikle Zen Budizmi felsefesi, Beat kuşağı anlayışında büyük önem taşıyor. Hızla yayılan akım; Soğuk Savaş’ın etkisindeki Amerika’nın keskin çizgilerle hapis altına aldığı gençliği uyandırdı, özgürlük naraları duyuldu.

1929 Bunalımı sürecinde mevsimlik işçi anlayışıyla Amerika’nın dört bir yanını trenlerle dolaşan işçilerin etkisiyle, bir grup öğrenci demir yolu yolculukları geleneğini başlattı. Bu yolculukların hiçbir amacı yoktu ve otostopla sağlanıyordu. Bir kitle oluşturma amacıyla başlamayan bu hareket, gittikleri yerlerde yeni insanlarla tanışan beat kuşağının gördüklerini kendi üsluplarınca edebiyata aktarmalarıyla beat edebiyatını oluşturdu. Jack Kerouac, Allen Ginsberg, William Burroughs, Lawrence Ferlinghetti önderliğinde gelişen bu anlayış, yollarda karşılarına çıkan insanların da katkısı ile yayıldı. Beat kelime anlamı olarak başıboş, umarsız, uykusuz, dışlanmış gibi anlamlar taşımaktadır ve ilk kez Jack Kerouac tarafından kendilerini tanımlamak için kullanılmıştır.  Bu terimin ikinci bir anlamı ise ‘’kutsanmış’’tır. Kerouac’ın bu tanımlamayla ezilmişlerin, arkada kalanların kutsallığını vurguladığı da düşünülebilir.

9589e2b964636fcb10011ccf50b04c47 f2441483630db901f2d419d3788a10f9

Ginsberg Ulama şiirini yazarken

Donuk bir ruhun hakim olduğu Amerika’dan, 60’ların Woodstock’a kadar uzanan hippi yaşam tarzına geçişi sağlayan Beat Kuşağı’nın tanınmalarındaki en önemli etken Ginsberg’ün, “Howl” (uluma) isimli şiiri okumasıdır. Bu şiir, döneminde büyük etki yaratmıştır. Ardından Jack Kerouac’ın Yolda isimli kitabı yayımlanmış ve kitabın geniş bir kitleye ulaşmasıyla akım tam anlamıyla tarih sahnesinde yerini almıştır. İnsanlar kitabın etkisiyle yollara düşmüş, Beat anlayışı yayılma sahası bulmuştur.

Beat; bir edebiyat akımı olmanın yanında sanatın diğer alanlarında da kendini göstermiş, özellikle müzik ile vücut bulmuştur. Müzikteki en önemli temsilcileri: Bob Dylan, The Beatles -isimleri de buradan gelir-, Pink Floyd, Jim Morrison, Janis Japlin gibi isimler olarak gösterilebilir. Genellikle hippi olarak tanımlanan Janis, kendisinin bir beatnik olduğunu şu cümlelerle anlatmıştır: “Aradaki fark; bir hippi bir gün bu dünyanın güzel bir yer olacağına inanır, bir beatnik ise buranın her zaman boktan bir yer olarak kalacağını bilir.”

f193d6b1fc1a403d0fe9010a743b1e0d

Dylan ve Ginsberg Kerouac’ın mezarı başında

Ruhtan yoksun, maddeye bağlı ve yaşama tutsak insanları uyandırmak için, Doğu felsefesinin Amerika’da yayılmasında rol oynadılar. Bunun sonucunda; 60lı yılların ortasında on binlerce insan Hindistan’a doğru maddesellikten, sahtelikten, modern kölelikten, mekanik yaşam formlarından kaçmak için yola çıktı. Bu dönemde Jim Morrison tarafından zikredilen “Dünyayı istiyoruz, hemen şimdi istiyoruz!” sözleri, başkaldırışın seviyesinin ne kadar yukarılarda olduğunun göstergesiydi. Onlar seksi, uyuşturucuyu, alkolü, eşcinselliği kuralların dışına taşıdılar. Cinselliği evlilik gibi dominant kalıplarla değil, aşkla beraber var ettiler. Mülkiyetsizliğin savunuculuğunu, kendi yaşamlarında da bunu uygulayarak yaptılar. Hippilerin çıkış noktası da elbette ki bu anlayıştı. Bu muhalif yaşam, her ne kadar günümüzde etkisini kaybetmiş gözükse de, Bob Dylan’ın ”Yolda’yı sanırım 1959’da okudum, hayatımı değiştirdi. Tıpkı herkesin hayatını değiştirdiği gibi.” Sözleriyle betimlediği gibi, her Beat edebiyatı okuyucusuyla bir kez daha canlanıyor.

Üstünden geçen onca zamana rağmen eskimeyen, güzelliklere ilham olan tüm yaşamlara sevgi ve saygıyla. 

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Devamını oku:
Fikret Reyhan’ın ‘Sarı Sıcak’ Filmi Moskova’da Yarışacak!

Yönetmenliğini Fikret Reyhan'ın üstlendiği 'Sarı Sıcak' Filmi, Moskova Uluslararası Film Festivali'nde ana yarışma kategorisinde yarışacak. 36. İstanbul Film Festivali’nin Ulusal Yarışma’sında...

Kapat