2

17/06/1986 İstanbul doğumluyum. İstanbul’da yaşıyorum. Mimar Sinan Üniversitesi’nde Arkeoloji, Bilgi Üniversitesi’nde Fotoğraf ve Video okudum. 17 yaşlarında babamın Yashica’sıyla fotoğraf çekmeye başladım. Ailemi, yaşadığımız yeri, arkadaşlarımı çekiyordum. 1-2 yıl içinde insanları nasıl hatırlamak istiyorsam o şekilde çektiğimi fark ettim, bunu hissetmek güzel geldi ve daha sık çekmeye başladım.

Beni hiç tanımayan birinin fotoğraflarıma bakınca hakkımda doğru bilgi sahibi olmasını istediğim fotoğraflar çekiyorum; Ailemdeki insanları, yakın çevremi, sevmediklerimi, yaşadığım yeri, gittiğim yerleri/ bulunduğum durumları hep hissettiğim şekilde, karşımdakiyle konuşuyormuş gibi, önce görsel kütüphaneme sonra makineye kaydediyorum elimde hangi kameranın olduğunu önemsemeden.

Geneli kadınlardan oluşan bir ailem ve yakın çevrem var.
Kadın kadına yaşam güzeldir yaşayan bilir, ne kendi içine sığabiliyorsun ne de dışarıya çok adım atabiliyorsun. Kadın ortaklığı hep aynıdır, her duygu durumu hemen toparlanır ve kaldığın yerden devam edersin. Kaldığım yerden devam etme duygusunu böyle öğrendim, bu duygu beni üretmeye teşvik ediyor oldum olası.
Uzun süreli projeler yapıyorum, kapı komşumun durumları, teyzesi olduğum 10 yaşındaki bir kız çocuğunun halleri, hayvanların bana tanıdığım insanları hatırlattığı anları veya senelerdir düzenli olarak rastladığım gözümün takıldığı, güldüğüm ağladığım detaylar gibi. Tanımadığım birine anlatır gibi, aynı konuları farklı ruh halleriyle, “arkası gelecek” hissi uyandıracak şekilde çekiyorum.

10 yıl boyunca kendim için fotoğraf çektiğimi düşünüyordum fakat 3 yıl önce “Gamze” diye bir projem oldu. Bu proje sürecinde hem kişisel hem fotografik olarak hem de “yaşanmışlık” anlamında farklı deneyimler elde ettim, projenin amacı da buydu zaten. O dönem bana manevi olarak çok ağırlık verdi, sonra renkli çekmeyi bıraktım örneğin. Her şey bana daha gri geliyor artık.
Kişisel projelerim haricinde renkli işler yapıyorum, onların da tadı başka oluyor. Ne de olsa başka birinin dilini kendi üslubumla bir başkasına aktarıyorum, bir nevi arabuluculuk işte, ki ben pek severim.

image1 image2 image3 image4

My beautiful picture

My beautiful picture

image6 image7 image10 image11 image12-1 image14 image16 image17 image18 image19 image21-1 image22 image23 image9

Yorum Bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Devamını oku:
12
Yemeğinizi Minyatür Şefler Hazırlarsa? “Le Petit Chef!”

Skullmap çatısı altında, Filip Sterckx and Antoon Verbeeck, teknolojinin akıl sınırlarımızı zorladığı anları, yemek soframıza taşıyorlar. Birazdan izleyeceğiniz videoda belki...

Kapat