Belkis Ayon Sanatının Gizemi: ABAKUA

 11 Eylül 1999’da Küba’da 32 yaşında bir kadın, Küba Sanat dünyasında yıldızken intihar etti. Ailesi ve arkadaşları nedenini bilmiyorlardı. Yıllar içinde onun ani ölümüyle, Afrikalı prenses ve onun ölüm miti de sabitlenmiş oldu.

Geçtiğimiz kış Küba Sanatını araştırmaya başladığımda ilk düşündüğüm; bu anlayışın diğer sanatlara göre bir hayli farklı oluşuydu. Renkler, semboller, figürler alışık olduğumun dışındaydı. Yabancı duygular hissettirdi. Küba hakkında bildiklerini say deseler aklıma önce Che Guevera sonra puro (ve onu saran seksi kadın imajı), en sonda South park’ta Kyle’nin Fidel Castro’ya sosyalizmi kaldırmasını rica etmek için yazdığı mektup gelir.

1980’lerin Küba Sanat ortamını bir düşünelim. Önce Sovyetler birliğinin etkisi sonra Sovyet sonrası ekonomik bunalımın en sert zamanlarında ülkede ,sanatçıların ihtiyaç duydukları malzemeleri bulması hiç kolay değildi. Bu kötü yıllarla hayatı çakışan Belkis Ayón isminde genç bir kadın sanatçı ise ülkesinde yükselmeye başlamıştı bile. Malzeme bulamaması onu malzeme yaratmaya itmişti. Bu soruna bir çözüm bulmak zorundaydı, bunun için ülkenin düzelmesini beklemek yerine farklı malzemelerden kolaj yaparak bir kolografi tekniğini geliştirdi.

Belkis Ayón, Havana Instituto Superior de Arte de gravür bölümünden mezun olduktan sonra 1980’lerin ortalarında, sanatının ilk yıllarında kolografi tekniği ile canlı, renkli ve yalın çalışmalar yapmaya başladı. Elinde ne varsa onu değerlendiriyordu. Resimlerine doku vermek, oluklar, desenler oluşturmak için kâğıtlar ve bol bol tutkal kullanıyordu. Gri, siyah ve beyaz renk paletini kullanmaya da eğilimi vardı fakat kullanmaya Nijerya çıkışlı Afro-Küba kökenli bir gizli örgüt olan Abakua’nın varlığını öğrenmesiyle başladı.

1

Bu gizli örgütün ustaları 1836 civarında Afrikalı kölelerle karşılıklı yardım örgütü olma amacıyla Küba’nın liman şehirlerine gelmişler. Masonluk ve diğer gizli örgütler Küba’da çok yoğun olmamakla birlikte, Abakua varlığını günümüzde de topraklarda hakim olan Afrika kökenli dört inanç sisteminden biri. Diğer Afro-Küba dinler gibi Abakua da Hıristiyan ve Afrika geleneklerinin birleşimi. Bu inanış sisteminde de tüm dünyadaki yaratılış hikayelerinden bildiğimiz günah ve ihanet motifleri var. Fakat bu sefer Havva yok, onun yerine Afrikalı bir prenses olan Sikan var. Bu hikayeye göre prenses büyülü bir balıktan gizli bir bilgi/güç öğrenir. O bilgiyi saklamak ve iletmek için yemin eder, fakat günaha karşı koyamaz ve patavatsızlık eder. Bu bilgiyi paylaşarak savaşan kabileler arasında barış kurmaya yardımcı olur, ama onu günah işlediği için kurban ederler. Ölümünden sonra Abakua kardeşliği kurulur ve Sikan’nın itaatsizliği yüzünden kadınlar bu kardeşlikten sonsuza dek men edilir. Sadece kadınlar değil, eşcinseller de grubun içerisine alınmıyor. Örgüt üyeleri için siyahi olma şartı ve gizli bilgiye sadakat yemini ederek, üyeleri arasında ömür boyu kutsal bir akrabalık yaratan anlaşma vardır.

Şöyle bir ritüellerine bakınca farklılık göremedim ama, tiyatral bir şekilde davul, dans ve kendilerine ait olan gizli Abakua dilinde ayinle yapıyorlarmış. Abakua törenlerini inisiyasyon, cenaze töreni gibi olaylarda “Famba” adı verilen gizli ve kutsal odada gerçekleştiriyor ve bu sayede kültür tarihlerini yaşattıklarını düşünüyorlarmış.

Belkis Ayón bu gizli örgütü ve dini efsaneyi öğrenince hayran kalmış. Bu Afro-Küba mitiyle sanatını birleştirmeye karar almış ve deyimi yerindeyse derneğin tarihini resmetmeye başlamış.

2

3

 

Yaptığı gravürler bir dinin görüntülerini oluşturmak amaçlı sanki. Bu sebeple tüm gereksiz ayrıntıyı kaldırmak için keskin siyah-beyaz tonlarıyla, iyi organize edilmiş, farklı boyut ve biçimlerde figürlerden oluşuyor. Resimlerin merkezinde sessiz, ağzı olmayan, bazen izleyiciye dik dik delici badem gözlerle bakan, bazen avuç içini gösteren figürlerden oluşuyor. Kadim ezoterik semboller burada da karşımıza çıkıyor böylece. Arka planda klasik dini peyzaj öğeleri; nehirler, yılanlar ve kutsal balık.

 

4 5

 

Kendi kaderini Prenses Sikan’la birleştirmek ister gibi 11 Eylül 1999’da intihar etmiş. Dini öğeleri kullanmasından dolayı oluşan spekülasyonlar Abakua büyüsüyle öldüğüne dair bir süre devam etmiş. Çünkü annesi ve ablasının ifadelerine göre intihar etmesine sebep olacak herhangi bir depresyon belirtisi bile yokmuş. Ölmeden kısa bir süre önce New York Modern Sanat Müzesi onun baskılarından birini satın almış ondan sonra Amerika ve Avrupa’da galeriler tarafından aranan isim olmuş. Bugün dünyadaki birçok müzede de toplam 14 eseri bulunmakta.

6

Belkis Ayón Manso (23 Ocak 1967 – 11 Eylül 1999)

Ayrıca; öldükten sonra ablasının onun adına yazdığı kitap “Nkame” isminde (Abakuás gizli dilinde tebrik ve övgü ile eş anlamlı kelime)

7

 

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Devamını oku:
Tuğla Kitabın İlkeleri veya Kalın Kitap Yazma Sanatı

Walter Benjamin, 1892 doğumlu Alman düşünür, kültür tarihçisi, eleştirmen, estetik kuramcısı… Sosyoloji, tarih, psikanaliz, siyaset, estetik, felsefe gibi farklı alanları...

Kapat