Beyaz Bir Afrikalı: Nadine Gordimer

“Buzlar arasındaki yaşamın dondurucu soğuğa karşı mücadeleyle biçimlenmesi gibi özgürlük mücadelesiyle belirlenen bir yaşamı sürmenin gerçekte ne demek olduğunu kâğıda döken ben olacağım.”der Johannesburg doğumlu, 20 Kasım 1923-14 Temmuz 2014 yılları arasında dünya misafiri olan Güney Afrikalı yazar. Göçmen Yahudi bir babanın ve İngiliz bir annenin çocuğu olan Gordimer, gerek yaşadığı bölge açısından gerek göçmen kimliğinin yansımasından ötürü çevresindeki ayrımcılığa küçük yaşlardan itibaren kayıtsız kalmamıştır.

“Bizi yakıp yok edemezler,  biz o kuşa benzeriz hani küllerinden yeni doğan Anka Kuşuna.” cümlesini siyahî insanların fakirlikten ve ayrımcılıktan kurtulmasına hayatını adayan annesi ile birlikte somut gerçeklere dönüştürmek için Gordimer var gücüyle çalışmıştır.

“Geçmiş gibi görünen ne varsa hepsi içimde.” diyen Gordimer, 15 yaşında çocuklar için kısa öykü şeklinde olan “Görülen Altın İçin Arayış” isimli ilk eserini 1937’de Sunday Ekspres Çocuk’ta yayınlamıştır.

Nadine-Gordimer-2

“Aşk, deneyimlerin en yaygın ve evrensel olanı… Ama hiçbir deneyim ötekinin aynı değil, her biri yaşamın parmak izi. Edebiyatı oluşturan ve onu biyolojik anlamda yaradılışın kendisiyle birleştiren şey işte bu mucize.” sözüne inanan Gordimer’in ilk yetişkin romanı 16 yaşındayken basılmıştır.

“İçinizden söküp atamadığınız bireylerin simgesiyim.”diyen Gordimer üniversite eğitimini bitirmeden 1948’de Johannesburg’a dönmüş ve orada Güney Afrika dergilerinde yazı yazmaya devam etmiştir. Bu süreç içerisinde topladığı ilk öykülerini 1949’da “Yüz Yüze” ismiyle yayınlamıştır.

1951 yılında “New Yorker” Gordimer’in“Ölünün Gözcüsü” isimli öyküsünü yayınlamayı kabul ederek sesinin daha fazla duyulmasını sağlamıştır. “Öyle olmadığım halde öyleymiş gibi kınanıyorum; alçak olmak, alçak sanılmaktan iyidir.” cümlesi ile Güney Afrika hükümeti tarafından yasaklanan eserleri hakkında tepkisini göstermiştir.

“Olayı bilmediği gerçekti ama bu gerçek, gerçeğin ta kendisi değildi.”diyerek dünyaya “gerçekleri” göstermeyi Afrika Millî Meclisi’nde beraber çalıştıkları Nelson Mandela ile düstur edinmişlerdir.

1974 yılında Man Booker Ödülü’nden 1991 yılında da Nobel Edebiyat Ödülü’ne kadar pek çok ödüle layık görülen yazar, dünya çapında birçok akademik, sanat ve edebiyat topluluğunda aktif olarak üyelik yapmıştır.

Geçen yıl temmuz ayından kaybettiğimiz yazar, ardında biz okurlara gerçeği bulma yolunda kılavuz olsun diye 50’ye yakın eserini miras bırakmıştır.

Merve Akyiğit

Hacettepe Üniversitesi İngiliz Edebiyatı mezunu. KitapMeskeni’nde yazarlık, SabitFikir’de ve Organikİnsan’da çevirmenlik, DedalusKitap’ta editörlük yapıyor.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Devamını oku:
Ukraynalı Fotoğraf Sanatçısı Alexander Yakimchuk’un Eserleri İstanbul’da!

Ukraynalı sanatçı Alexander Yakimchuk'un 'İnanıyorum-Yaşıyorum' adlı fotoğraf sergisi İstanbul'da sanatseverlerle buluşuyor. Sanatçının 2010-2017 yılları arasında yaşadığı 'Odessa' şehrine ait fotoğraf çalışmalarının yer...

Kapat