Bir Fotoğrafa Duyguyu Yükleyebilmek / Yang Yankang

“Fotoğraf Tanrı’nın kendisidir.”

Fotoğrafın kurgusal imajı dışında bir yeri daha olduğu kesin. Bu yeri dolduran şey ise kuşkusuz görüntüye yüklenen duygudur. Çinli fotoğrafçı Yang Yankang, fotoğrafa yüklediği mistisizm ile yalın bir gerçekliğin içerisine dâhil ediyor bizi.

Sanatçının çalışmalarının büyük çoğunluğunu inanç grupları oluşturur.  Bu inanç gurupları arasında çalışmalara yansıyan kesimler ise daha çok Budistler ve Hristiyanlardır. Yang’a göre, inanç ve doğa arasında kusursuz bir benzerlik vardır. Budizm ise bunun en muazzam örneğidir.  Bu nedenle sanatçı, kadrajına insanların yanı sıra hayvanları da dâhil ediyor. Coğrafi alan olarak Tibet bölgesini özellikle seçen Yang; acıyı, sevinci ve saflığı bütün doğallığıyla çalışmalarına ekliyor

“Tibet, insanın gökyüzüne en yakın olduğu yerdir.”

Estetikten ziyade gerçeğin peşinde olan Yang, ışığın yanı sıra gölgeye de ayrı bir önem verdi. Nitekim her güzel şeyin karanlık bir tarafının olduğuna inanıyordu. Dinler içerisinde sömürülen insanları gördükçe çekimlerindeki ışık-gölge oyunlarını daha da arttırdı.

“Dine dindar bir zihinle sarılmak tehlikenin en büyüğüdür. İnancı öldüren dinlerdir.”

Bir rahibe, Ganzi, Sichuan’da özgürlüğüne kavuşmak için tapınağına getirilen bir güvercinine bakıyor.

 

 

 

Sevil Ateş

MSGSÜ Sanat Tarihi bölümü mezunu.
Kültür sanat editörlüğü ve yazarlığı yapıyor. Tiyatro ve performatif sanatlar ile uğraşıyor.
Sanat Karavanı Yazarı.

Mutlaka Bakınız  İçimizdeki Ses: “Tom Odell”

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Devamını oku:
OYALANMA, TELAŞLAN, DÜŞÜN!

Var olan şeyler yoktu aslında. Altay Öktem bunun farkına vardığında hayatını şekillendirmeye başlayacaktı. Kendini doldurmak için boşluklarını tıka basa doldurup...

Kapat