Fotoğrafçı Gözünden İş Dünyasındaki Japonlar / Yaşamak İçin Çalışmak – Çalışmak İçin Yaşamak?

Prag doğumlu fotoğraf sanatçısı David Tesinsky, Japonya seyahati sırasında iş dünyasındaki Japonlar’dan ilham alarak bir fotoğraf serisi hazırlıyor. Fotoğraf serisi, adını sanatçının en sevdiği grup olan Kraftwerk’in ‘The Man-Machine’ adlı şarkısından alıyor. Japonların çalışma hayatında tıpkı bir robota benzediklerini düşünen Tesinsky, bu sebeple şarkının adıyla oluşturduğu serinin bire bir uyum içinde olduğunu belirtiyor.

Günde 14 saat ya da daha uzun süre çalışan Japonlar hakkındaki izlenimlerini Tesinsky şu sözlerle anlatıyor: “İş çıkışı meslektaşları ya da müşterileriyle bir şeyler içmek için dışarı çıkıyorlar, güneş henüz doğmadan tekrar ofiste olabilmek için gece saat 2 sularında evlerine dönüyorlar. Bazense sokaklarda uyuyorlar çünkü büyük şirketlerin küçük çalışanları oldukları için taksiye binecek paraları olmuyor.”


Zorlu şartlar altında çalışan ve genel olarak ‘zor’ bir hayat yaratıp o hayatta tutunmaya çalışan ve genel olarak ‘çalışan’ Japonlar hakkında diğer izlenimlerini de Tesinsky şöyle aktarıyor: “Sokaklarda hayalet gibi yürüyorlar, çok parlak görünmese de yalnızca kendi hayatlarına ve kariyerlerine odaklanmış şekilde. Vizyonları oldukça farklı. Sadece 5 yıl sonra hiç bitmeyen piramidin üst sıralarına geçmeyi hedefliyorlar.”

Fotoğraf sanatçısı David Tesinksy’nin hazırladığı fotoğraf serisi yalnızca Japonların yaşam şartlarına değil dünyadaki tüm insanların çalışma ve nefes alma koşullarına bir eleştiri niteliği taşıyor. ‘Yaşamak için mi çalışıyoruz yoksa çalışmak için mi yaşıyoruz?’ Sorusunu gündeme getiren fotoğraflar, dünyanın pek çok yerinde aynı şekilde dönen çarktan ve çarkın dişlileri olmayı kabullenip üstüne bir de tebessüm kondurup ‘mutluyum’culuk oynayan biz insanların yaşamından ufak fakat derin anlamlar taşıyan kareler sunuyor.

Çeşitli kıyafet kalıplarının içine sıkışmanın yanı sıra belirli hayal kalıplarına da hapsolan çalışanlar, günün yarıdan da fazlasını -yalnızca hayatta kalmalarını sağlayacak kadar para için- bilgisayar başında geçiriyorlar. Muhtemelen sevdikleri insanlar, aileleri, arkadaşları da öyle… Çalışmak için yaşıyorlar ve bu şekilde yaşarken ölüyor olduklarını ne yazık ki fark etmiyorlar ya da fark etseler dahi farklı bir seçenek bulamadıkları için aynı şekilde nefes alma çabasıyla hayatlarına devam ediyorlar…

Ve insan ne yazık ki sevdiği birinin cesedini yalnızca adli tıpta teşhis etmiyor. Sevdiklerimizin ölülerini karşımızda yemek yerken de görebiliyoruz. Su içerken, uyurken, hatta ve en acısı gülerken…

İşte David Tesinsky’nin objektifinden ‘var olma’ çabası içinde, iş dünyasındaki Japonlar:

 

Okumadan geçmeyin:

Çarpıcı Bir Fotoğraf Projesi: ‘Aynı Güneşin Altında’ / Farklılıklar ve Korkular Üzerine

 

Saniye Kaya
Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi – Arkeoloji.
Sanat Karavanı Genel Yayın Yönetmeni.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Devamını oku:
2017 Avrupa Birliği Edebiyat Ödülü’nü Sine Ergün Kazandı!

Avrupa Birliği Edebiyat Ödülü; bu yıl seçilen 12 ülkeden genç yazarları ödüllendirdi. Ödüle Türkiye'den Sine Ergün layık görüldü. Ntv'de yer...

Kapat