Bir Fotoğrafın İki Yüzünü Görebilmek

“Dünya, ancak onu dönüştürme umudu var olduğu ama bu umudu gerçekleştirme olanağı bulunmadığı zaman katlanılmaz bir hale gelir.” John Berger

Bir fotoğraf bize ne anlatır? Her fotoğraf bir imgelem üzerine mi kuruludur? Berger, fotoğrafın görülmüş olanı kaydederken, daima ve doğası gereği, görünmeyene de işaret ettiğini ve sürekliliği olan bir bütünün içinden aldığı bir anı yalıttığını, korumaya alıp sunduğunu anlatır.

İranlı Fotoğrafçı Abbas’ın eserleri, görünenler ve görünmeyenlerin arasında sıkışıp kalan bir halkın tarihini tanıklık ediyor. İran’da devrim öncesi ve sonrası yaşanan değişimlerin yansıtıldığı fotoğraflarda,  toplumsal hayatın trajedisi yer alıyor. Kuşkusuz bu trajedinin içerisindeki sıkışmayı en fazla hisseden kişiler kadınlardır. Sosyal yaşamdan, dahası görünür olmaktan men edilen kadın,  bu fotoğraflar aracılığıyla bellekte acıya dönüşür.

Sosyal ve politik konulara odaklanan Abbas, dinlerin toplumsal düzene etkisini incelemek üzere pek çok ülke dolaştı. Abbas’ın fotoğraflarında; çatışma, isyan, radikal örgütler, iç savaşlar ve kadınlar yer aldı.  Özellikle; demokratik, modern olma isteği arasında yıpranmış olan Müslüman toplumların iç gerilimlerini ortaya çıkarmayı amaçladı.

“Devrim olmadan önce, sanata ve dünya kültürüne açık kapı vardı. Bu kapı, devrim ile kapandı.”

Dinler var olan düzenin çıkarlarına ters düşüyordu ve bu durum iç savaşların yaşanmasına neden oluyordu. Abbas’ın çalışmalarını incelerken ölümün karelerde yer almasının nedeni de budur. Herkes istediği yaşamı kurma üzerinde savaşıyordu ve ölüyordu…

“Devrim öncesi insanlar evlerinde dua edip, dışarıda içkilerini içerlerdi. Devrim sonrası tersi oldu ve evlerinde içki içtiler dışarıda dua ettiler.”

Abbas, Lübnan, Irak, İran, Suudi Arabistan, Afganistan, Tayland, Zanzibar, Kenya, Türkiye, Filistin, Suudi Arabistan ve diğerlerini kapsayan on altı ülkeyi fotoğraflayabilmek için yedi yıl harcadı.  Ve bu yedi yılın sonunda oluşturduğu kitabın adı oldukça dikkat çekiciydi, “Kimin İçin”! İbn-i Haldun’un “Coğrafya kaderdir”  sözü, gerçekliğini Abbas’ın fotoğraflarında ortaya çıkarıyordu. Çünkü bu fotoğraflardaki karelerin çoğu, aynı coğrafyada aynı kaderi yaşayan insanların hayatları üzerine kuruluydu.

Sevil Ateş
MSGSÜ Sanat Tarihi bölümü mezunu.
Kültür sanat editörlüğü ve yazarlığı yapıyor. Tiyatro ve performatif sanatlar ile uğraşıyor.
Sanat Karavanı Yazarı.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Devamını oku:
Yalnızlığın Görüntülü Romanı / Issız Adam

Ve insan yalnız tanrılar kadar Üzerinde ümitle yaşadığımız Dünyaya sığmıyor yalnızlığımız Ümit Yaşar Oğuzcan ''Aşka hiç vaktim yok!'' Duyduğum en...

Kapat