Bir İdam Mahkumunun Son Günü

Dönemin en acımaz davranışlarından olan, tabiri caizse kelle uçurmanın eleştirisi niteliğinde bir roman Bir İdam Mahkumunun Son Günü. Victor Hugo’nun kaleme aldığı kısa roman, her ne olursa olsun, suçlu her ne yaparsa yapsın, kimsenin yaşamı elinden alınmamalıdır. düşüncesiyle oluşmuş.

victor-hugo-bir-idam-mahkumunun-son-gunu-1

“Suçluların tek cezası doğru adalet ile sağlanabilir.” diyor Hugo. Aynı zamanda toplumdaki suçluların da yine toplum yüzünden ortaya çıktığını savunuyor. Bunu romanın ön sözünde detaylı bir şekilde, kanıtlar sunarak anlatıyor.
Kahramanımız bir erkek. İdama mahkûm ediliyor fakat roman boyunca ne suç işlediğini bilmiyoruz. Bildiğimiz tek şey altı hafta içinde öleceği. Okuduğumuzsa öleceğini bilen bir adamın iç hesaplaşması. Kendi deyimiyle, ne acı! Evli ve bir çocuk babası olan suçlu, hücresinde geçirdiği günleri yazmaya karar veriyor.

“Kürek mahkumu olmak istiyorum. Beş ya da yirmi yıl, yahut omzumun kızgın demirler ile dağlayıp ömür boyu küreğe mahkum etsinler. Ama hayatımı bağışlasınlar! Bir kürek mahkumu yürür, gider gelir, güneşi görmeye devam eder.” 

victor-hugo-bir-idam-mahkumunun-son-gunu-2

Giyotin ile idamın resmedilişi

Yer yer dönemin yöneticilerini, halkın yöneticilere körü körüne nasıl bağlandığını, ölümün daha çok nasıl ölüm getirdiğini, idamın ders niteliğinde olduğunu savunanlara,  insanların izlerken nasıl sevinç içinde olup da bunun dersten çok özendirici bir hal aldığını eleştiriyor.
Yazar eserin bir bölümünde “Yalnızca suçlunun canını değil, aynı zamanda çocuğunun, eşinin, sevenlerinin de yaşamını elinden alıyorsunuz.” diyor.
Yayımlandığı dönemde, yanlış anlaşılacağını düşünen Hugo, ilk iki baskısında isim kullanmıyor. Nitekim de birçok kişi tarafından zararlı bulunan kitap, sonraki baskılarında ön söz olarak tiyatro metinini andıran bir yazımla bu kişileri eleştiriyor. Edebi açıdan önemli bir özelliği de karakterin ağzından anlatılan ilk roman oluşudur. Ülkemizde idama olumlu bakan kitlelerin bunun ne vahşice bir şey olduğunu anlaması için okuması gereken, kısa ve çok etkili bir roman.

“ -Delikanlı mı? dedim, sizden daha yaşlıyım; her çeyrek saatte hayatımın bir yılı gidiyor. 

Cihan Mert Yeşil

Kitapların satır aralarına dünya kurmuş, en yakın arkadaşları kediler ve köpekler olan, biraz sinefil biraz bibliomanic bir Ege Üniversitesi Reklamcılık öğrencisi.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Devamını oku:
Erdal Beşikçioğlu’nun Oynadığı “Bir Delinin Hatıra Defteri” 1 Ekim’de Sahnede!

Erdal Beşikçioğlu'nun usta oyunculuğuyla sahnelecek olan "Bir Delinin Hatıra Defteri" 1 Ekim'de Uniq Hall'de izleyici ile buluşacak. Geçtiğimiz sezon Erdal Beşikçioğlu'nun...

Kapat