Bir Kadın Oyunu: Zabel

Zabel, isminde de anlaşılacağı üzere, Ermeni oyunu. Aynı zamanda Zabel Yeseyan’ın Silahtarın Bahçeleri isimli otobiyografisinden, metne çevrilmiş. Metne çeviren kişi ise Duygu Dalyanoğlu. Boğaziçi Üniversitesi Kadın Araştırmaları Kulübünde (BÜKAK) Ermeni feminist yazarların incelenmesi üzerine, öğrencilik yıllarında Bükak’ta çalışmış, aynı zamanda Boğaziçi Gösteri Sanatları Topluluğunda tiyatro yapan mezunlardan, Zabel Yesayan üzerine bir eğitim araştırma çalışması yapılması isteniyor ve böylece oyun için temeller atılıyor. Uzun süre, Zabel Yeseyan’ın yazmış olduğu çalışmalar araştırılıyor.  Zabel Yeseyan, 1915 yılında entelektüeller listesine girmiş tek kadın yazar. Onun hayatıyla ilgili çok az bilgi mevcut. Yeseyan; 1878’de Üsküdar’da doğmuş. 1895 yılında Fransa’da edebiyat ve felsefe eğitimi almaya gidiyor, böylece üniversiteye giden ilk Ermeni kadın oluyor. Birçok roman, öykü ve makale yazıyor: ‘Yıkıntılar Arasında, Silahtarın Bahçeleri, Meliha Nuri Hanım’ birkaç tanesi… 1905 Kilikya katliamından sonra Adana’ya gidiyor ve tanıklığını kaleme alıyor. Bu kitaptan sonra da hükümetin dikkatini çekiyor ve 24 Nisan 1915 tarihinde sürülecek Ermeni entelektüeller listesine giriyor. Kaçışına dair birkaç rivayet var lakin kesin olarak bilinen Avrupa’ya kaçtığı, sonrasında ise hayatını sürgünde geçirdiği. Ermenistan’da, Stalin döneminde tutuklanıyor ve 40’lı yılların başında nedeni bilinmeyen koşullardan dolayı ölüyor.

Ekibin içerisinde erkek oyunculara yer verilmemiş. Oyunda Boğaziçi Üniversitesinden mezun ve henüz Boğaziçi Üniversitesi bünyesinde okuyan kadın oyuncular yer alıyor. Bir kadın oyunu olarak da Türkiye tiyatro tarihine yazılmış, başarılı oyunlardan. Türkiye’de sahne sanatları, diğer ülkelere göre daha zahmetli süreçler içerebiliyor. Bu yüzden, oyun hem sosyolojik hem de kültürel açıdan, tereddüt edilerek meydana getirilmiş. Oyunu en izlek kılan yönlerden biri ise, tek perde olarak sahneleniyor olması. Tiyatroseverler bilir, iki perdeli oyunlar genelde izlemesi zor oyunlardır. Geçişler, iç aksiyonlar, dördüncü duvar, katarsis. Bütün bu kavramları yaşatan her şey, aslında bizim oyun esnasında kendi hayatlarımızla yüzleşmemizdendir. Zabel oyununda da insanlar kendi hayatlarından buldukları kesitlerle, oyuna dair birçok bakış açısı geliştirebiliyor.

Oyun, izlekliği artırmak açısından, görsel unsurlarla zenginleştirilmiş. Özellikle Ani şehrinin anlatıldığı sahnede, projeksiyon aletiyle perdeye yansıtılan görseller ve dansın birleşimi, oyunun genel havasına hareket katarak, seyircilerin odaklanmasını kolaylaştırmış. Aynı zamanda, oyunun canlı müzik yapan bir ekiple fon yapması, oyunun en zengin yönlerinden biri. Zabel Yeseyan’ın, doğumundan, üniversite yıllarına kadar anlatılan oyunun, tek perdeye bu denli yerinde sığdırılmış olması da ayrıca bir başarı olarak göz ardı edilmemeli.

Zabel aynı zamanda, Türkiye sınırlarını aşmış oyunlarımızdan bir tanesi. Turne kapsamında, Ermenistan’ın başkenti Erivan’da sahnelenerek, iki ülke arasındaki barış ve dostluk algılarını da güçlendirmiş bir oyun. Anadolu kültürünün çoklu ama birçok noktada ortak paydalarla birleşen yanını çok güzel bir şekilde ifade eden Zabel, imkanlar dahilinde sahnelenmeye devam edecek.

Oyunda Büşra Karpuz, Duygu Dalyanoğlu, Elif Karaman, Maral Çankaya, Miray Bal ve Nihal Albayrak oyuncu olarak yer alıyor. Sahnede Beril Sarıaltun, İlksen Gürsoy ve Gülşah Gülebakan müzikleriyle oyuna eşlik ediyor. Oyunun ışık ve ses tasarımını ise Damla Pinçe, Zilan Kaki ve Deniz Saldıran yapıyor.

 

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Devamını oku:
Bir İstanbul Yazarı: Sermet Muhtar Alus

İstanbul’un tarihi ile ilgilenen herkesin elinden hiç değilse bir kez olsun geçen, efsanevi nitelikte bir “İstanbul Ansiklopedisi” vardır. Yazarı Reşat...

Kapat