Bir Sinema Duayeni: Ferzan Özpetek

İnsan nerede özgürse orada var olmaya çalışmalı sanırım. Bir de sanatçı ruhluysanız, kısıtlamalara karşı daha da hassas oluyorsunuz. Özgürce icra edebilmeli insan sanatını. İşte Ferzan Özpetek de 24 yaşında gittiği İtalya’da bu yüzden kaldı. Yedi yaşında başlayan sinema aşkını daha da ilerilere götürmekti amacı.

La Spaienza Üniversitesi’nde sinema tarihi okumaya başladı. Aynı zamanda Accademia Navana’da sanat tarihi ve kostüm eğitimi aldı. Sinema sektörüne girmek zordur, bilen bilir. Ferzan Özpetek bu sorunu çok zekice aştı. Kendini gazeteci olarak tanıtıp röportajlar yaptı. Bu sayede de kendine iş buldu.

Sokak sanatçısı rolü ile ilk oyunculuk deneyimini yaşadığı “Son Contento” filminde Maurizio Ponzi’nin yardımcılığını üstlendi ve uzun yıllar farklı yönetmenlerin yardımcılığını yaparak sinema anlayışını oluşturdu.

ferzan-ozpetek

1997 yılına geldiğimizde ise artık kendi sanatını ortaya koymaya hazırdı. Hal böyle olunca da “Hamam” filmi için kamera karşısına geçti. Daha ilk filminde sinema dünyasının gözleri Ferzan Özpetek’e çevrildi. Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde “En İyi Yönetmen” ve “ En İyi Film” ödüllerine layık görüldü. Ayrıca Cannes’da gösterilen bu film, hem eleştirmenlerin hem de seyircilerin beğenisini kazanırken Avrupa’nın birçok yerinde ve ABD’de de gösterime girdi.

ferzan-ozpetek-hamam

İki yıl aradan sonra doğduğu topraklarda çektiği “Harem Suare” filmini seyircisine sundu. Film; Toronto, Palm Springs, Londra’da gerçekleşen festivallerden resmi davetler aldı.

Son dönemlerde kaleminin de yönetmenliği kadar güçlü olduğunu kanıtlayan Özpetek, “İstanbul Kırmızısı” adlı kitabı ile eleştirmelerden ve okuyuculardan tam puan aldı. Yeni kitabını bir an önce yayınlamasını diliyoruz.

2000’li yıllara dönelim. Bu dönemde “Cahil Periler” ile gündeme geldi yönetmen. Avrupa’da farklı festivallerde altı ödül almakla kalmayıp Berlin Film Festivali’nde en iyi film adayı oldu. Cahil Periler’in gösterildiği haftalarda en çok izlenen İtalyan filmi olmasıyla Özpetek, İtalya’nın en önemli yönetmenlerinden biri olarak anılmaya başladı.

Bu kadar başarının üzerine “Karşı Pencere” filmi ile doruğa ulaştı usta sanatçı. 40’a yakın ödül alan bu film, İtalya’nın Oscar’ı sayılan David di Donatella Ödülleri’nde de 11 dalda aday olup 5 ödül kazandı. Filmin dağıtımını ise ABD’den Sony Classic üstlendi.

ferzan-ozpetek-karsi-pencere

Yemek sekansları, Özpetek filmlerinin olmazsa olmazları arasında. Tabii aşk ve eşcinsellik, Ferzan Özpetek eserlerinin genel temasını oluşturuyor. Kırmızı Lale Film Festivali kapsamında Amsterdam’da master class veren yetenekli yönetmen, gelen eşcinsellik tabanlı sorulara verdiği “En güzel gün, eşcinsellerin yürüyüş yapmadığı, kendilerine ait barların olmadığı gün olacaktır.” cevabıyla bir kez daha unutulmazlar arasına girmeyi başarmıştır.

2008 yılında, “Mükemmel Bir Gün” filmi ile Venedik Film Festivali’nde 3 milyon ciroluk başarı elde eden sanatçının, aynı yılın aralık ayında New York Modern Sanatlar Müzesi tarafından yedi filmi için özel gösterim düzenlendi. Türkiye’den ilk defa bir isim böyle bir şerefe nail oldu.

Daha bahsetmediğim birçok film ve başarısı ile sinemanın unutulmaz auteur yönetmenlerinden biridir Ferzan Özpetek. Daha nice başarılara imza atması dileği ile…

Sanatla kalın.

ferzan-ozpetek-film-festivali

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Devamını oku:
Büyüklerin Kumdan Kaleleri

Çocukluklarımızda yazlarımız sahilde oturup kumdan kaleler yapmak, denizden kovalarca su taşımak, kalelerimizin etrafındaki hendekleri suyla doldurmaya çalışırken annelerimizin: “Çocuğum güneş...

Kapat