Bir Yaz Gecesi Rüyası

“Gözlerin birer kılavuz sanki

Sözlerin unutulmaz birer ezgi.

Öyle ki ekinler yeşerdiğinde

Bahar çiçeklerinde goncalar belirdiğinde

Tarlakuşunu değil seni gözler çobanlar,

Senin sesini özler.”

Yazı yeni yeni hissettiğimiz şu günlerde biz Shakespeare severlerin aklına ilk gelen eser tabii ki  Bir Yaz Gecesi Rüyası oluyor.

Shakespeare’in bu unutulmaz eseri edebiyatçılar ve tiyatrocular tarafından erken dönem romantik komedya olarak görülmektedir. Eserin ilk basımının 1600 yılında, ilk sahnelenişinin de 1595 yılında olduğu iddia edilmektedir. Eleştirmenler, Shakespeare’in bu eseri yazarken Ovidius’un Dönüşümler adlı eserinden esinlendiğini söylemektedir. Bir Yaz Gecesi Rüyası’nı Can Yücel Bahar Noktası olarak çevirmiştir.

Bir Yaz Gecesi Rüyası’nın görsel medyada sevenlerine ilk takdimi 1909 yılında Fransa’da olmuştur. Siyah beyaz sessiz bir film şeklinde gösterilen eser oldukça beğeni toplamıştır. Eser 1909 yılından 2005 yılına kadar içlerinde Amerika, İngiltere, Fransa, İsveç gibi ülkelerin de bulunduğu 36 ülkede gerek televizyon sektöründe, gerekse sinema sektöründe izleyicileriyle buluşmuştur.

Eserdeki olaylar Antik Yunanistan’da bir düğün çerçevesinde geçmektedir. Kimilerine göre oyunda aristokrat bir düğün kaleme alınmıştır. Globe Theatre’da sergilenen bu oyun tiyatrodaki “oyun içinde oyun” kavramının en güzel örneklerinden birini oluşturmuştur.

bir-yaz-gecesi-ruyasi-2

İster izlerken ister okurken, kendimizi sürekli bir hareket döngüsünün içinde buluruz. Zaman, mekân ve kişiler asla sabit değildir. Eserdeki bu durum “Aşk hareket eden bir kuvvettir.” cümlesinin en güzel ispatı olmuştur.

Eser tema olarak aşk ve evlilik kavramlarını ve bu kavramları karışık ilişkiler üzerinden inceleyerek olayların komik yönlerini ele almıştır. Diğer yandan eser, aşkın karmaşıklığını ve zorluğunu da konu edinmiştir. Romantik öğeler barındırmasından mütevellit aşk hikayesi olarak algılansa da, eser aslında aşık olanların yaşadığı acılara ve eziyetlere mizahi yönden yaklaşmıştır.

Periler gibi doğaüstü güçleri karakter olarak kullanan Shakespeare’in okuyuculara ve izleyicilere gerçeklik ve aşk kavramlarını sorgulatmak istediği söylenmektedir. Oyun, aynı zamanda mitolojik karakterlere de atıfta bulunarak esin kaynağının bir halk geleneği olduğunu da belirtmiştir.

Aşkın her yönünü yansıtan bu eser, sevenleri olduğu müddetçe zamana asla yenik düşmeyecektir.

Her yazın Bir Yaz Gecesi Rüyası tadında geçmesi dileğiyle…

“Herkes aşık olunca acı çekiyor, iç geçiriyor, gözyaşı döküyor ve zavallı hayallerinin peşine düşüyor madem, bizim elimizden de bir şey gelmez. Gerçek aşıklar bu acıları çekmeye mahkum madem, o zaman biz de birbirimize sabırlı olmayı öğretelim.”

 

Merve Akyiğit

Hacettepe Üniversitesi İngiliz Edebiyatı mezunu. KitapMeskeni’nde yazarlık, SabitFikir’de ve Organikİnsan’da çevirmenlik, DedalusKitap’ta editörlük yapıyor.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Devamını oku:
Kadıköy’de Plak Günleri Başlıyor!

Kadıköy Belediyesi’nin bu yıl ikinci kez düzenleyeceği PlaKadıköy’ | Kadıköy Plak Günleri dahilinde plakçılar ve plak koleksiyoncuları bir araya gelecek. Kadıköy’ün...

Kapat