Bir Yeniden Doğuş Hikayesi | Beyaz Zambaklar Ülkesinde

Geri kalmışlığın kader olmadığını okuyucusuna anlatan en iyi eserlerden birisidir “Beyaz Zambaklar Ülkesinde”. Bu yüzden olsa gerek, Mustafa Kemal Atatürk bu kitabın okulların müfredatında yer almasını istemiştir. Çünkü, “Beyaz Zambaklar Ülkesinde” anka kuşu gibi küllerinden yeniden doğmaya çalışan Türkiye Cumhuriyeti gibi bir ülke için bulunmaz bir kaynak niteliğindeydi. Kitabın yazarı Grigory Petrov geri kalmış bir ülke olan Finlandiya’nın geri kalmışlıktan, yoksulluktan nasıl kurtulduğunu anlatır eserde.

Grigory Petrov 26 Ocak 1866 yılında Petersburg’a bağlı küçük bir kasabada doğmuş ve 18 Haziran 1925’te tedavi için gittiği Paris’te hayatını kaybetmiştir. Babasının bir meyhane garsonu olduğu ve Petrov’un çocukluğunda sarhoş küfürlerinden başka hiçbir şey duymadığı ve sarhoş insanlardan başka hiç kimseyi görmediği rivayet edilir. Buna rağmen ilerleyen yıllarında ruhban okulu ve ilahiyat akademisini bitiren Petrov ülke çapında tanınan bir papaz olmuştur. Ülke çapında tanınmasının en büyük nedeni papazlığından ziyade verdiği konferanslardır. Petrov verdiği konferanslarda ülkesi Rusya’nın durumunun ne kadar vahim olduğunu ve artık bir şeyler yapmanının gerekliliğini vurgulamıştır. Ayrıca, Petrov etkileyici bir hitabet yeteğine sahipti, bu yüzden konferansını dinleyenler gerçeklerin farkına varıp ülke içerisindeki kötülüklere ve olumsuzluklara başkaldırmaya başmışlardı. Ancak Rusya’nın bazı devlet adamları ve ileri gelenleri bu durumdan rahatsız olmuş olacak ki, Petrov’u sürgüne göndermişlerdir. Böylece Grigory Petrov’un ömrünün bir çoğu Bulgaristan, Yugoslavya ve Finlandiya gibi ülkelerde sürgünde geçmiştir.

beyaz-zambaklar-ulkesinde

“Beyaz Zambaklar Ülkesinde”  bataklık ve kayalıklar ile çevrili, doğal kaynak yoksunu Finlandiya’nın siyasi, ekonomik ve kültürel bakımdan nasıl gelişmiş bir refah düzeyine eriştiği anlatır. Petrov “Beyaz Zambaklar Ülkesinde” 1923 yılında yayınlanmadan önce dahi konferanslarında ve konuşmalarında hep Finlandiya’ya karşı olan hayranlığını belirtmiştir. Bu ülkenin yaptıklarını daha geniş kitlelere ulaştırmak istemiş olmalıdır ki, “Beyaz Zambaklar Ülkesinde” yi yazmıştır. Kitap ilk olarak Sırpça basılmış ve Bulgarca’ya çevirisi sürerken Petrov hayatını kaybetmiştir. Türkçe’ye Bulgarca’dan çevrilen kitabın Türkiye’deki kitapçılarda yerini alması 1928 yılını bulmuştur.

Bunlara ek olarak, Gregory Petrov Finlandiya’yı gelişmişlik düzeyine götüren en önemli etmenlenlerin toplum için bıkmadan ve usanmadan çalışan bilim insanları, okur yazarlar, doktorlar, din adamları ve buna benzer meslek grupları olduğunu söylemiştir. Kitapta da Snelman, Papaz Mcdonald gibi karakterlere yer vermiştir. Kitaptaki Snelman karakteri ilk başta Fin filozoflarından Johan Vilhelm Snelman olduğu sanılsada, daha sonra kitaptaki karakterin gerçek Snelman ile uyuşmadığı ve buradaki Snelman’ın Petrov’u yansıttığı keşfedilmiştir. Yani Petrov, kitapta kullandığı karakterler ile toplum için çalışan, toplumun farkındalığını arttıran tüm bireyleri anlatmıştır.

Kısaca Finlandiya’dan da bahsetmek gerekir ise; öncelerde İsveç’e bağlı olan Finlandiya, 1809 yılında Rusya topraklarında özerklik kazanmıştır. 6 Aralık 1917 yılında Rusya’dan bağımsızlığını ilan eden Finlandiya’nın bağımsızlığı 4 Ocak 1918 yılında Rusya tarafından da tanınmıştır. Başlarda bataklıklarla çevrili olan ülkede hastalık ve yoksulluk kol geziyordu. İnsanlar bulaşıcı hastalıklardan kırılıyordu. Zaten ülkenin Fince’deki ismi bataklıklar ülkesi anlamına gelen “Suomi”dir. Ancak, daha sonra toplumun bilinçlendirilmesi, eğitime verilen önem ile ülke ve toplum içinde bulunduğu durumdan kurtulmuştur. Bataklıklar kurutulmuş, bulaşıcı hastalıkların nedenleri ve korunma yolları halka anlatılarak sağlık düzeyi arttırılmış, doğru tarım uygulamaları halka öğretilmiş  ve böylece üretim arttırılmıştır. Ancak bütün bu gelişmelerin başında eğitim vardır. Finlandiya eğitime çok önem vermiş; yoksul, çiftçi ve köylü demeden toplumun her bireyine eğitim imkanı sunularak farkındalık kazanması  sağlanmıştır. Günümüzde Finlandiya kişi başına düşen çok yüksek bir gelir düzeyiyle dünyanın zengin ülkeri arasında yer almaktadır.

Grigory Petrov  “Beyaz Zambaklar Ülkesinde”de Finlandiya’nın bu gelişimini adım adım biraz kurgusallaştırarakta olsa anlatmıştır. Böylece Finlandiya’nın yeniden doğuşu örnek bir hikaye olup okuyucuyla buluşmuştur. Türk toplumu için hala okunması ve okutulması gereken bir eserdir. Bu kitap öğrencilere okutulur ve bir ders konusu olarak işlenirse, öğrencilere ciddi farkındalıklar kazandıracağını düşünüyorum. Bütün bunlara dayanaraktan, “Beyaz Zambaklar Ülkesinde”yi okuyunuz ve okutunuz. Mustafa Kemal Atatürk gibi büyük bir liderin önerdiği bir kitap emin olunuz ki size çok şey kazandıracaktır.

Bünyamin Özcan

Pamukkale Üniversitesi İngiliz Dili ve Edebiyatı mezunu, İngilizce Öğretmeni. Edebiyat seven, fotoğraf çeken, doğa ile içi çe olmayı seven bir Sanat Karavanı yazarı. Amatör olarak tiyatro ve pantomim ile uğraşmışlığı var. Dolayısıyla tiyatro oyunları izleyip, eleştirmeyi sever. Hayatın anlamını kitaplarda aramaya devam ediyor.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Devamını oku:
24. İstanbul Caz Festivali’nin Programı Açıklandı!

24. İstanbul Caz Festivali'nin programı açıklandı. 4-20 Temmuz tarihleri arasında, cazın duayen isimlerinden dünya müziğinin tanınmış ekiplerine, yeni keşiflerden sevilen...

Kapat