Bugün kalkıp Dublin’e gitmek için 15 sebep

Tarih boyunca bir çok işgalci kavimin yönetimi altına giren Dublin, bugün de aldığı göçle Çin’den Romanya’ya kadar bir çok ülke insanının bir numaralı tercihi konumunda. Normanlar, Vikingler, İngilizler neden bu şehri elde etmek için bu kadar uğraşmış diye boşuna düşünmeyin. İşte size Dublin’e gitmeniz için 15 sebep!

Birası, kiliseleri, soğuk havası ve yağmurdan nasibini alamayan topraklarıyla Dublin, tüm Avrupalıların gönlünde yatan bir başkent. İrlanda’nın göz bebeği ve Londra’dan sonra Britanya’nın en önemli merkezi konumunda olan Dublin’i sizler için 15 maddelik bu listemizde derleyip topladık. Bakalım bu yazıdan sonra sizi Dublin’de görebilecek miyiz…

1. Dublin ne demek?

Dubh Linn İrlanda dilinde siyah havuz anlamına gelir. Dublin’in adıda bu tanımlamanın zaman içerisinde birleşmiş halidir. Bölgeye Vikingler, Anglo Norman’lar gibi bir çok istilacı topluluk geldiği için bu kelimenin başka dillerden devşirme olabileceği de düşünülse de bu konuda kesinlik kazanmış bir bilgi yok.

2. Nereden çıktı bu Dublin?

Dublin’in antik uygarlıklara uzanan bir tarihi olmasa da araştırmalar Dublin’e ilişkin ilk buluntuları ancak M.Ö. 1. yüzyıl civarıyla ilişkilendirebilmektedir. M.S. 140 yıllarında Yunan kaynaklarında bugün Dublin’in bulunduğu yere ilişkin Eblana Civitas olarak tanımlanan bir yerleşim bölgesinden bahsedilmektedir. Fakat Dubh Linn kasabasının net olarak 9. yüzyılda Norse yerleşimciler tarafından kurulduğu biliniyor.

3. Dublin’i Dublin yapan millet Normanlar

Normanlar, soyları Vikingler’e dayanan karışım bir halktır. İlk Viking seferlerinden sonra Fransa’yı işgal eden ve Fransızların bir nevi hayatta kalma stratejisiyle karşılaşan Vikingler yavaş yavaş Fransızlarla karışmaya başlamışlardır. Ortaya çıkan melez halk Fransa’nın kuzeyinde bugün “Normandiya” olarak bilinen alanda büyük bir egemenlik kurmuşlardır. İngiltere ve çevresindeki adaları fethetmek amacıyla ataları gibi yelken açıp İngiltere’ye gelen Normanlar, İngiliz ordularını dümdüz edip koca adayı ele geçirmişlerdir. Peki bu Normanlar’a yetmiş midir? Yetmemiştir. İrlanda’ya çıkartma yapan Normanlar, bu adayı da işgal edip adanın başkenti olarak Dublin’i belirlemişlerdir. Bu karar, Dublin’i bir anda bölgenin en önemli merkezi haline getirmiş ve tüm ganimetlerin toplandığı Dublin, İrlandalılar özgürlüklerini kazandıktan sonra da başkent olarak kalmıştır. 16. yüzyıla kadar İrlandalılar Dublin ve çevresini büyük bir merkez haline getirmek için çalışmalar yapmışlardır.

4. Yiğidim aslanım “Georgelar”

17. yüzyıl ve sonrasında İrlanda’ya hükmeden dört farklı George adında kral şehrin gelişiminde büyük etki sahibi olmuşlardır. Dublin’i Londra’nın ardından Britanya’nın en büyük ikinci şehri yapan “Georgelar”, bugün Dublin’in tarihi dokusunu oluşturan mimari eserlerin büyük bölümünü inşa etmişlerdir.

5. İsyanın şehri Dublin

1800’lerin sonlarında bir isyan ateşi Dublin’de peydah olur. Cumhuriyetçiler olarak bilinen devrimci grup Birleşik Krallık’a karşı ayaklanır ve bu isyanlar 1900’lerin başına kadar sürer. Postane Baskını olarak bilinen 1926 yılıdaki eylem bir anlamda İngiliz-İrlanda savaşının fitilini ateşler ve Dublin bir anda isyanın adı olur.

6. Dublin’de bir Cork çocuğu : Michael Collins

Dublin’de Michael Collins dediğinizde akan sular durur. Şehir içi gerilla savaşının nasıl yapılacağını dünyaya gösteren Michael Collins, bugün ülkemizde de bir çok eylemde görülen gösterici-polis çatışmalarının adeta çizgilerini çizen adam olmuştur. 1890 Cork doğumlu olan Michael Collins, İngilizlere karşı girişilen savaşta İrlandalı Cumhuriyetçiler için sembol bir isim olmuştur. Dublin’de büyük bir yıkıma yol açan bu savaşta bir süre Geçici Hükümet Başkanı olarak da görev alan Collins, 1922’de henüz 31 yaşındayken patlak veren İrlanda İç Savaşı’nda vurularak öldürülmüştür. İşin ilginci uzun süre İngilizlere karşı mücadele eden Collins, İrlanda bağımsızlık savaşında İngilizlerle yapılan müzakerelerden başarıyla ayrılmış ve bu savaşta İngilizlerle aynı safta İrlanda Cumhuriyet Ordusu’na karşı savaşmıştır.

7. Bir bakışta Dublin

Öncelikle Dublin nüfusu çok genç bir şehir. Şehirdeki insanların yarısı 25 yaşın altında! Dublin’de büyük bir toplum zenginliği bulunmakta. İrlandalıların dışında şehirde Çin, Polonya, Filipinler, Nijerya ve Romanya’dan gelen çok fazla yerleşimci bulunuyor. Bu özel harman toplamda 1 milyonun biraz üstünde bir nüfusa denk geliyor ve bu nüfusun yarısı şehrin merkezinde oturuyor. Kilometrekare başına da anca dört kişi düşüyor.

8. Dublin’de öğrenci olmak

Dublin özellikle üniversitelisi yoğun bir şehir. Ülkemizden bir örnek verecek olursak Eskişehir’e denk bir öğrenci şehri olduğunu söyleyebiliriz. Özellikle Dublin Üniversitesi çok büyük hareketliliğin olduğu bir eğitim merkezi. Genç nüfusun yoğun olması Dublin’de öğrenci olmak isteyenlerin sayısını her geçen gün giderek arttırmakta.

9. Üstünüze bir hırka aldıran şehir Dublin

Dublin mermeri andıran donuk bir gökyüzüne ve soğuk bir iklime sahip oluşuyla depresyon sebebi bir şehir gibi görülebilir ancak Avrupa’nın en mutlu nüfuslarından biri Dublin’dedir. Bütün sene 20 dereceden fazla sıcaklığı hissedemeyeceğiniz Dublin, soğuk olduğu kadar kuraktır da! O kadar kapalı bir havadan beklenmeyecek derecede az yağmur yağan Dublin, daha çok sert rüzgarların tokatladığı bir şehir.

10. Zalım şehir Dublin

Kayıtlara geçen suç oranları son derece düşük olsa da Dublin halkı suçu ve suçluyu kendi içerisinde yöntemlerle öğüttüğünden dolayı şehrin kesin olarak güvenli olduğunu söylemek pek mümkün değildir. Bu konu hakkında çok farklı yorumlar vardır. Sicilyalılara benzeyen İrlandalıların sert bir mizaçları vardır. Özellikle Amerika’da çok uzun yıllar İrlandalı çeteler yasadışı işler konusunda kötü bir şöhrete sahip olmuşlardır. Dublin’in karanlık yüzünde suçluyu ve suçları kendi içerisinde yargılayan bir anlayış hakim olduğundan, olayların bir çoğu polise yansıtılmadan çözüldüğü düşünülmekte. Ama resmi kaynaklara göre Dublin bir hayli huzurlu bir şehir izlenimi veriyor.

11. Uyuşturucu sorunu


Dublin’de 80’li ve 90’lı yıllarda şehrin iç ve dış kesimlerinde çok ciddi bir eroin kullanımı söz konusu olmuş. Bu durum sonrasında İrlanda yönetimi bölgede zararlı madde karşıtı yoğun kampanyalar düzenlemek zorunda kalmıştır. Bugün Dublin’deki orta yaş kesmin önemli sayılabilecek bir kısmı geçmişinde uyuşturucu tedavisi görmüş bireylerden oluşmakta.

12. Dublin’de ne yapılır?

Şimdi Dublin’in genel çehresi hakkında bu kadar bilgiye sahip olduktan sonra bir de bakalım bugün Dublin’de olsak orada neler yapardık neler ederdik… Dublin’e gidip de yapılması gereken şeyler ve görülmesi gereken yerler hakkında kısa bir tura çıkalım;

* Dublin’in tadına bakın

Dublin’in en şöhretli değerlerinden biri olarak Guinness birası kabul edilir. Dünyaca ünlü bu içki markasının Dublin’deki merkez binasında, bu biranın nasıl yapıldığını görüp, tadımlıklarla muhteşem bir Dublin manzarasının keyfini çıkartabiliyorsunuz.

* Tarihi yerinde görün

Kilmainham Gaol yaşayan bir tarih müzesi konumunda. Şehir merkezine 15 dakikalık mesafede bulunan mekan aynı zamanda İrlanda’nın özgürlük ayaklanmasında öldürülen ve tutsak edildiği yer olarak İrlandalılar için ayrı bir anlama sahip.

* Bir mangal molası

Büyük bir alana yayılan bu park içinde barındırdığı hayvanat bahçesi ve başkanlık konutlarıyla, New York’taki Central Parkın iki misli büyük bir dinlence alanı. Phoenix Park’ta mangal yakıp, salıncak kurmaya izin verilir mi bilinmez ama denemek için gidilip görülesi bir mekan. Ayrıca özgürce koşturan geyikleri görmek de mümkün, mangal ve geyik meselesini bir araya getirmeye skaın ola çalışmayın! Efendi gibi etinizi kasaptan alıp gidin lütfen…

* Gözünüz sanat görsün

İrlanda Ulusal Galerisi, İrlanda’da ücretsiz ziyaret edebileceğiniz bir yer. İçerisinde 2.500 tablo ve 10.000 farklı sanat eseri barındıran mekanda, İrlanda sanatının en önemli örneklerini görebilirsiniz.

* Bu “house” başka “house” ! Ev deyip geçmeyin

Leinster Evi, İrlanda’da yine ücretsiz ziyaret edebileceğiniz bir mekan. İrlanda’daki en güzel yapılardan biri olarak kabul edilen evde tura katılmak ise ücrete bağlı olabiliyor, cüzdanınız boş gitmeyin. İrlanda tarihi hakkında sizi donatacak resmi mekanların başında Leinster Evi geliyor.

* Maksat spor olsun

Croke Park, İrlanda’nın en büyük spor kompleksi olarak bilinir ve aynı zamanda Avrupa’daki en büyük 4. stadyum olma özelliğini taşır. Her ne kadar İrlanda kulüpleri Avrupa’da başarı sağlayamasa da İrlanda milli takımı için bu statta oynanan maçların önemi büyüktür.

* Maneviyat önemli şey

St. Patrick Katedrali şehir merkezinde yer alan İrlanda’nın en büyük kilisesi. Gülliver’in Gezileri eserini kaleme alan Jonathan Swift’in gömülü olduğu tarihi mekan ambiansıyla İrlandalılar için bir meditasyon merkezi konumunda.

* Surlara bayrak dikin

İrlanda’nın tarihinde büyük önem taşıyan Dublin Kalesi, hem bir polis müzesi hem de barındırdığı kütüphane ile özel bir mekan. Surlara çıkıp bir zamanlar bu bölgeye hakim olan Vikinglerin, Normanların, İngilizlerin hissettikleri duyguları tadıp bir bayrak da siz dikmek isteyebilirsiniz.

* Tarihe dokunun

Dublin’deki bir başka manevi merkez de Christ Katedrali, altın ve gümüş kaplı yüzeyleriyle hem göz alıcı hem de tarihi bir binadır. İrlanda’nın bilinen en eski yapılarının başında geliyor.

* Kaynaşın

Dublin’de insanlarla kaynaşmak ve yerel halkla birlikte eğlenmek için tercih etmeniz gereken mekanların başında Temple Bar geliyor. Son derece sıcak bir ortamı olan mekanda İrlandalı kardeşlerimizle halay çekemeseniz de yüksek bir sinerji yakalayacağınız kesin.

* Aman sabahlar olmasın

Dublin’in en eski pubı olan Porterhouse’da ahşap dekor ve mükemmel yemeklerle, bir yandan sert İrlanda birasını yudumlayıp bir yandan da İrlanda müziğini dinleyebilirsiniz.

* Ziyafet çekmek isteyen?

Dublin’de gerçekten adam akıllı yemek yemek isterseniz de Peploe’nin mekanı sizi tıka basa doyuracaktır. Özellikle soğan çorbası, sezar salatası ve sosisleriyle beğeni toplayan mekanda kuzey mutfağının güzel örneklerini bulmak mümkün.

* Türkü bar

Türkü bar dediysek öyle garip garip bakmayın, onların da kendilerine göre türküleri var, yerel müzikleri var. İrlanda’ya kulak vermek isterseniz adamı fıkır fıkır oynatan İrlanda müziklerini Cobblestone’da dinleyebilirsiniz.

13. Ne zaman gitmeli?


Şimdi gitmeye karar verenlerin aklında şu soru belirecektir; “İyi de ne zaman gitmek lazım?” Dublin’e öyle kara kışın ortasında ya da, yazın başında gitmeyin. 17 Mart’ta orada olmaya bakın çünkü Dublin’in meşhur St. Patrick’s Day etkinlikleri o tarihte gerçekleşiyor. Müzik, eğlence ve sokak sanatına gözünüz doyacaktır. Ama illa yazın gidecekseniz de Cumartesi geceleri düzenlenen sinema etkinliklerine katılabilirsiniz. Kışın giderseniz de Kış festivali var, daha çok entelektüellerin katılmayı tercih ettiği Kış festivali de bir alternatif.

14. Şuradan bir şehir merkezi uzat bro!


Dublin’e gittiniz diyelim peki saydığımız bu kadar mekanı nasıl göreceksiniz? Şehir içi ulaşımla tabii! Önce derin bir nefes alın, Dublin’de metrobüs yok. Yıllarca Dublin’de en önemli ulaşım aracı tabanvaydı. Evet insanların %46’sı yürüyerek işlerine gidiyorlardı. 2002 yılından sonra güçlendirilen şehir içi ulaşım yapılanmasıyla 200 gündüz 24 gece otobüs hattı Dublin’i kuşattı. Bunun yanı sıra “DART” adı verilen ve günde 80.000 yolcu taşıyan raylı ulaşım sistemi, beş hatlı bir istasyon yapısına sahip. 2004 yılında açılan iki hatlı Luas Tramwayı da yine bir ulaşım alternatifi.

15. Ah bir de Schengen olaydı!

İrlanda bir Avrupa Birliği ülkesi olmasına karşın, Schengen vizesiyle Dublin’e girmek mümkün değil. Tutup sakın Birleşik Krallık vizesi almaya da kalkmayın çünkü İrlandalılar o vizeyi de tanımıyorlar. Dublin’e gitmenin tek yolu İrlanda vizesi almak. Tamam biraz zahmetli görülebillir ancak 2003 yılında Avrupa genelinde yapılan bir araştırmaya göre Dublin yaşanacak en iyi başkent olarak seçilmiştir. Ayrıca İrlanda istatistiklere göre Avrupa’nın en mutlu ülkesi olarak da bilinir. Şunu da eklemek lazım ki Avrupa kıtasında yılda 4 milyon ziyaretçi alan Dublin, en çok ziyaret edilen 3. başkenttir.

 

 

Kaynak: Radikal/Oktay Volkan Alkaya

Sevil Ateş

MSGSÜ Sanat Tarihi bölümü mezunu.
Kültür sanat editörlüğü ve yazarlığı yapıyor. Tiyatro ve performatif sanatlar ile uğraşıyor.
Sanat Karavanı Yazarı.

1 Comment

  1. Dilek Vidana Tavaşoğlu

    14 Kasım 2014 at 00:38

    Aklmdaki birkaç rotadan biriydi burası, şimdi iyice yukarı çıkardım ve yazının başındaki soruya cevap veriyorum – evet, bu yazıdan sonra en kısa zamanda beni Dublin’de görebilirsiniz 🙂 Şu vize olayı çok sıkıcı ama ne yapalım katlanacağız artık.
    Sevgiler…

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Devamını oku:
Ünlü Ressamların Atölyeleri

Bizi kendilerine hayran bırakan ünlü sanatçıların nasıl bir ortamda eserlerini ortaya çıkardıklarını hep merak etmişizdir.Yaptıkları ve yapacakları eserlere ilham kaynağı olan...

Kapat