Bulantı, Zeki Demirkubuz

Son filmi Yeraltı’nı 2012’de çektikten sonra, yeni filmi Bulantı ile 2015’te tekrar dönmeye hazırlanıyor Zeki Demirkubuz. Filmin tam vizyon tarihi ise, 2 Ekim 2015.

1964’te Isparta’da doğan Demirkubuz’un kırılma noktasını, 1980 darbesi sonrası girdiği hapishanede, Dostoyevski’yi keşfetmesi olarak söyleyebilir miyiz? Sanırım evet. “Bana “hayat nedir?” sorusunu sordurtan, kuşku duymamı sağlayan Dostoyevski’nin Suç ve Ceza’sıdır.”  diyor bir röportajında. Yine aynı röportajda, kendini insan ruhunun belgeselini yapmaya çalışan biri olarak değerlendiriyor. Filmografisine baktığımızda ise, insana dair ahlak, namus, iyilik, kötülük kavramlarını işlemeye çalışır görüyoruz kendisini.

bulanti (2)

Her ne kadar ilk filmi C Blok ile önemli bir çıkış yakaladığı söylense de Demirkubuz, kendi dilini oluşturmaya başladığı film olarak Masumiyet’i görüyor. ODTÜ’deki söyleşisinde de nitekim C Blok’tan sonra sinemayı bırakmayı düşündüğünü dahi dile getirmiştir.

Filmografisine, C Blok (1994), Masumiyet (1997), Üçüncü Sayfa (1999), İtiraf (2001), Yazgı (2001), Bekleme Odası (2003), Kader (2006), Kıskanmak (2009), Yeraltı (2012) olarak devam eden Zeki Demirkubuz, 2 Ekim 2015’te bu seriye Bulantı’yı da ekliyor.

bulanti (3)

Başrolünde kendisini göreceğimiz Zemirkubuz’a, Şebnem Hassanisoughi, Öykü Karayel, Çağlar Çorumlu, Ercan Kesal, Nurhayat Demirkubuz gibi isimler de eşlik ediyor. Bulantı’nın kısa öyküsü ise şöyle:

“Sevgilisiyle birlikte olduğu gece karısı ve küçük kızını trafik kazasında kaybeden Ahmet, “akıl-fikir işleri” yapan mühim bir şahsiyettir.

bulanti (4)
Kimseyi umursamayan, hiçbir şeyin önünde eğilmeyen biri olarak bu trajik olaydan pek etkilenmeden yaşamına devam eder ama bir süre sonra, görünürde bir sebep olmaksızın kendinde ve yaşamında bazı değişimler olmaya başlar.
Küçük terslikler, tuhaf aksilikler art arda gelmekte, çok sevdiği kadınlarla arası bozulmakta, hayat karşısında zorlanmakta ve kendisinden beklenmeyecek zafiyetler göstermektedir.”

İsminden ötürü, Jean-Paul Sartre’ın Bulantı eserini filmleştirdiğini düşünmeye itilsek de, film ile kitap arasında herhangi bir bağlantı olmadığı şu sözlerle açıklanıyor:

“Filmin konusu ya da temasının Jean-Paul Sartre’ın ünlü romanı Bulantı’yla bir ilgisi yoktur ama şöyle bir bağı vardır: Zeki Demirkubuz, yedi yıl önce –çekebilir miyim düşüncesiyle- Sartre’ın romanını çalışmaya karar vermiş, bilgisayarında Bulantı adında bir dosya açmış ama bir süre sonra bu fikirden vazgeçip filmin şimdiki haline yönelmiştir. Önceleri acelesi olmadığından, sonra vakit daraldığında yeni bir isim bulamadığından, zaten filmlerine isim bulmakta hep zorlandığından, bulduğu diğer isimlerden hoşlanmayıp bu arada Bulantı’ya alıştığından ve çok sevdiğinden filmin ismi bu şekilde kalmıştır.”

bulanti (5)

Albert Camus’nun “Yabancı” adlı eserinden esinlenerek “Yazgı”yı çeken, Dostoyevski’nin “Yeraltı’ndan Notlar” eserinden esinlenerek de “Yeraltı”nı çeken Demirkubuz’ın “Bulantı”yı da Sartre’dan esinlenerek çekmiş olabileceğini birçok kişi düşünüyor olmalıydı elbette böyle bir açıklama gelene kadar.

Türk Sineması’na yeni bir soluk kazandıran isimlerden olan Demirkubuz’un, başarılı ya da başarısız, tüm eleştirilerden bağımsız, farklı işler yapmaya çalıştığı aşikar. Gerek uyarlamalarıyla, gerek özgün fikirleriyle, uzun yıllar sinemalarda görmek isteyeceğimiz isimlerden. İnsana odaklanan işlerden yanaysa eğer tercihiniz, takip edilmesi gereken sanatçılardan olduğunu kesinlikle ifade edebiliriz.

Kaynak:

www.zekidemirkubuz.com

www.beyazperde.com

Cansu Tazegül

Orta Doğu Teknik Üniversitesi iktisat mezunu. Seyahat, sinema, fotoğraf ve edebiyatla yakından ilgileniyor.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Devamını oku:
‘Lafını Esirgemeyenler’ Adlı Tek Kişilik Oyun İzleyiciyle Buluşuyor!

Yönetmen-oyuncu Müfit Can Saçıntı'nın tek kişilik oyunu 'Lafını Esirgemeyenler' izleyiciyle buluşuyor. Mandıra Filozofu filmiyle tanınan yönetmen, oyuncu ve senarist Müfit...

Kapat