Burak Yıldırım

Adım Burak Yıldırım. 20 Eylül 1994 İstanbul doğumluyum ve 21 yıldır da İstanbul’da yaşıyorum. Şuanda Craft’ta tiyatro eğitimime devam ediyorum.
Okul zamanından bile önce çevremdeki insanları taklit etmeye ve güldürmeye bayılırdım. İlkokula başladığım zamanlarda da tüm piyeslere katılırdım veya hemen beni yazarlardı. Biraz daha büyüdükçe çevremde ki insanlar hep bir tiyatro kursuna gitmemi gerektiğini söyledi ama nedense o zamanlar cesaret edememiştim. Ta ki ailemle bir oyuna gidene kadar. Oyun bitip perde kapandığı zaman o insanların kuliste ne yaşadıklarını merak ettim, tüm gece bunun hayalini kurdum diyebilirim. Liseye geldiğim zaman artık ben istediğim bölümü ve işi yapmak istiyorum dedim ve Pera Güzel Sanatlar Lisesinde eğitimime başladım. Okul dönemim boyunca birçok metin üzerinde çalıştık. Antik Yunandan Sofokles’in Antigone, Kral Oidipus daha sonra romantik dönemden Shakespeare, realist dönemden Cehov, Balzac, Gogol gibi pek çok yazar sayabilirim. Bunları lisede gördüğüm içinde kendimi şanslı hissediyorum. Macbeth, Othello, Cyrano De Bergerac, Nora Bir Bebek Evi, III. Richard, Sırça Hayvan Koleksiyonu gibi oyunlarda da yer aldım. Tabi bunlar daha çok okul içinde Dünya Tiyatrolar günü için hazırlayıp sunduğumuz oyunlardı.
Hayatımda henüz mottom olacak kadar bu işi başardığımı düşünmüyorum. Ama bu hayatta en büyük hayranı olduğum ve örnek aldığım Haluk Bilginer’in “Oyunculuk kas gibidir, çalışmayı bırakırsanız paslanırsınız.” sözünü benimsiyorum diyebilirim. Dönüm noktam sanırım ilk sene konservatuar sınavını kazanamamam ve sonrasında Cannes Film Festivaline katılışım oldu. Sınavı kazanamayınca ister istemez bir hayal kırıklığı, küslük, özgüvensizlik oluşmuştu ve Cannes’a gidip orayı görüp ve Haluk Bilginer ile sohbet etme şansı bulunca tekrar bir itici güç buldum diyebilirim. Tam da Kış Uykusu ile Altın Palmiyeyi aldığımız seneye denk gelmesi, Haluk Bilginer’in baş rol olduğu bir filminin galasına gitmek benim içinde anlamlı olmuştu. İdol olarak gördüğüm Türkiyeden sayabileceğim Haluk Bilginer’dir sonraysa Nadir Sarıbacak, Mert Turak. Yabancı aktörlerden ise büyük Robert Downey hayranıyım. Şu an ki en yakın hedefim eğitimimi burada tamamlayıp yurt dışında da tiyatro eğitimi almak istiyorum. Geleceğe yönelik ise umarım imkansızı başarır ve orada kalıcı olup buraya döner ve kendi tiyatromu açar buradaki saçma düzeni değiştiririm. Aslında asıl önemlisi umarım gerçekten iyi bir oyuncu olurum.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Devamını oku:
Helmut Newton ve Vazgeçilmez Nü Kadınları

''Bakın, ben bir entellektüel değilim, sadece fotoğraf çekerim.'' En popüler döneminde Vogue, Elle, Queen gibi pek çok dergide binlerce fotoğrafı...

Kapat