Büyülü Bir Üçleme: Kaş, Kekova, Simena

Kaş, Kekova ve Simena… Büyükten küçüğe bu üçlemede insan hangisine daha çok hayran kalacağına karar vermekte zorlanıyor. Akdeniz’in soyları tükenmekte olan deniz canlılarına, nadir antik kentlerine ve dahası batıklarına ev sahipliği yapan Kaş, başlı başına bir güzellik.

Renk renk çiçekleri, Yunan adalarına sadece yakınlığı ile değil benzerliğiyle de dikkat çeken mimarisi ve merkezi, kaya mezarları, tekne turları ile her mevsim tatillerin gözdesi olan Kaş, içinde Kekova gibi bir başka güzelliği daha barındırıyor.

buyulubirucleme-2

Sakinliği, sessizliği ile insana huzur veren Kekova da, içinde batık kenti ve mavinin her tonu ile Simena yani Kaleköy antik kentini saklıyor.

buyulubirucleme-3

Kaş’tan başlamak gerekirse; havasıyla, suyuyla, mutfağıyla bir Akdeniz kenti olan Kaş, özellikle tekne turları ve dalış merkezleriyle meşhur. Etrafında pek çok antik kent olduğu için teknelerle gizemli turlara çıkıp bütün gününüzü denizde geçirebilirsiniz. Merkezde ise aralara saklanmış Likya Kaya Mezarlarını gözden kaçırmamanız gerekir.

buyulubirucleme-4

Kaş’a 40 km uzaklıkta olan Kekova’ya gelince, Kekova aslında birbirinden bağımsız ada ve adacıkların geneline verilen isimdir. Antik Simena adası ile karşı karşıya bulunan Kekova adası, ismini bulunduğu bölgenin tamamına vermiş.

buyulubirucleme-5

Kaş’tan ya da Üçağız Köyünden teknelerle ulaşım sağlanan Kekova, 1990 yılında sit alanı ilan edilmiş. Tarih boyunca meydana gelen depremlerde su altında kalan antik şehirler zamanla Kekova’nın batık şehirleri haline gelmiş.

buyulubirucleme-6

Kekova’ya varmak için Üçağız Köyünü kullanırsanız, buradaki kral mezarlarını görmeden gitmeyin. Çevreyi gezip dilerseniz sayıları üçü geçmeyen pansiyonlarda konaklayabilirsiniz. Karşınızda Akdeniz, etrafınızda tarihi kalıntılar ve alabildiğine sessizlikle Üçağız Köyü sizi bırakmayacaktır.

buyulubirucleme-7

Üçağız Köyünden kalkan bir tekneyle anlaşarak ister gün boyu etrafı gezebilir, mevsim uygunsa istediğiniz koyda durabilir, yüzebilirsiniz. Kaleköy ya da antik adıyla Simena Antik Kentini gezmek, buradaki pansiyonlarda kalmak da alternatif olabilir.

buyulubirucleme-8

Simena, Likya döneminde küçük bir kıyı kenti olan ve Türkiye’de sadece denizden ulaşılabilen nadir yerleşim yerlerinden biri.

buyulubirucleme-9

Kekova bölgesinin su altında kalmış evlerini, merdivenlerini, iskelelerini Simena’nın etrafında görebilirsiniz.

buyulubirucleme-10

buyulubirucleme-11

Ayrıca koylarda mola vererek etrafı izleyebilirsiniz. Ancak batıklardan ötürü yüzmenin tehlikeli olduğu yerlerde denize girmeye ve dalışa izin verilmiyor.

buyulubirucleme-12

Kaleköy’e adını veren kale dışında antik şehrin tiyatrosu, su sarnıçları, kaya mezarları, tapınak ve hamam kalıntıları da hala görülebilmektedir.

buyulubirucleme-13

Kaş, Kekova ve Simena üçlemesi, yeni yılın baharında ya da kalabalığı seviyorsanız yazında sizin için ideal tatil destinasyonu olabilir.

Hülya Utkuluer

Marmara Üniversitesi Tarih bölümünden mezun oldum. Cumhuriyet dönemi müzeleri hakkında bir yüksek lisans tezi hazırladım. Şu an bir müzede (Cumhurbaşkanlığı Celal Bayar Müzesi) müdür yardımcısıyım ve ayrıca tarih doktorası yapıyorum. Seyahat etmek, okumak, yazmak, yeni tatlar denemek, fotoğraf çekmek ve müzeler ilgi alanlarım arasında.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Devamını oku:
50 Asırlık Doğum Günü Geleneği

Geçmiş tarihte aslında kişinin doğumundan çok ölümü önem taşıyordu. Eğer bir kutlama yapılacaksa bu kişinin ölüm yıldönümünde yapılırdı. Ölüm yıldönümü...

Kapat