CANKİ: WILLIAM BURROUGHS

“Teşekkürler, yaygınlaştırılmış ve çarpıtılmış gün ışığına kadar süren sahtekar Amerikan rüyasına…”

William-Burroughs (1)

William Seward Burroughs 5 Şubat 1914’te zengin bir ailenin çocuğu olarak ABD’de doğuyor.

William-Burroughs (2)

8 yaşında ilk silahını ateşliyor. Aynı dönem ilk kısa öyküsü olan “Bir Kurtun Biyografisi” adlı eserini yazıyor.

William-Burroughs (3)

1929.

Yayımlanan ilk metni The John Burroughs Review’de çıkan “Personal Magnetism” adlı denemesi oluyor.

William-Burroughs (1)

16’sına geldiğinde ilk cinsel deneyimini ranza arkadaşıyla yaşıyor.

20’li yaşlarında Viyana’da tıp eğitimi alan yazar, Nazi kontrolünden kaçmak için Alman bir Yahudi olan Ilse Klapper ile evlilik yapıyor. Daha sonra Harvard’da, Meksika’da antropoloji eğitimi alıyor.

William-Burroughs (5)

25 yaşındayken ABD ordusunda görev yaptığı sırada hoşlandığı bir erkeği etkilemek için sol el serçe parmağının ucunu kesiyor ve zihnen uygun olmadığı gerekçesiyle ordudan atılıyor. Daha sonra bu deneyimini “The Finger” adlı kısa öyküde kaleme alıyor.

William-Burroughs (6)

1943, Columbia Üniversitesi

William Burroughs, Jack Kerouac ve Allen Ginsberg küçük bir edebi toplulukta ‘Beat Kuşağı’nın temellerini atıyor.

William-Burroughs (7)

Uyuşturucuya erken yaşta evdeki hizmetçinin aracılığıyla başlayan Burroughs, ilk morfinini 1944 yılında yapıyor. Hayatı boyunca ailesinden gelen parayla idare eden yazar bir dönem ilaçlama şirketinde çalışıyor. New Mexico’daki özel okulundan fareleri uyuşturmada kullanılan kloral hidrat kullandığı için atılıyor. Bir keresinde de uyuşturucu satın alabilmek için daktilosunu satmak zorunda kalıyor.

“İğne önemli değil. İster burnundan çek, ister sigara gibi iç, ister ye, ister kıçına sok, sonuç aynıdır: Bağımlılık”

Burroughs

William-Burroughs (2)

1944.

II.Dünya Savaşı’nda Avrupa’ya giden bir askerle evli kız arkadaşı Joan Vollmer‘ın kızıyla birlikte yaşamaya başlıyor. Kocası döndüğünde boşanıyorlar. Vollmer bir süre hastanede psikiyatri koğuşunda yatmak zorunda kalıyor. 1949’da Burroughs’un uyuşturucu ticareti yüzünden sorunlar yaşamaya başladıklarında Meksika’ya yerleşiyorlar.

1951 Eylül, Meksika.

William Tell rutini. Evlerinde bir parti sırasında Joan, Burroughs’un nişancılığıyla ilgili şaka yapınca yazar karısına meydan okuyor ve William Tell oyununda nasıl bir nişancı olduğunu göstermeye kalkıyor. Joan kafasının üstüne bir bardak koyarak arkasını dönüyor: “Ben bakamam bilirsin kan görmeye dayanamam.”  Burroughs cevabını keskin nişancılığıyla veriyor. Tabancasından çıkan kurşun Joan’ın beynini parçalıyor. Birkaç rüşvet, karışık hukuk sistemi… Gıyaben cinayetten hüküm giyen yazarın cezası iki yıl erteleniyor.

William-Burroughs (8)

“Joan’un ölümü olmasa asla yazar olamayacağım şeklinde korkunç bir sonuca ister istemez varmış durumdayım. Joan’un ölümü beni istilacıyla çirkin ruhla karşı karşıya getirdi ve beni ömür boyu süren bir mücadeleye sürükledi. Bu boğuşmadan kurtulmak için yazmaktan başka çarem yoktu.”

William-Burroughs (9)

Junkie romanı ilk defa 1953’te Burroughs’un mahlasıyla “William Lee” adıyla yayımlanıyor.

William-Burroughs (10)

1957’de Jack Kerouac ile olan dostlukları bitiyor ve neredeyse 10 yıl görüşmüyorlar. 1950’lerin başında aralarında 20 yaş olan Allen Ginsberg’le kısa tutkulu bir ilişki yaşıyorlar. Burroughs aşık oluyor.

William-Burroughs (3)

“Bill en üstün ruh birliğine ulaşabilmek için sınırsız dizginsiz bir ilişki istiyordu.”

Allen Ginsberg

1962’de Massachuesetts eyaleti tarafından müstehcen bulunan (daha sonra temyizde iptal ediliyor) “Naked Lunch / Çıplak Şölen” romanı için ilk başta pek çok bölümünü yazdığı Tanca’daki “International Zone” sözüne istinaden Interzone ismini koymayı düşünüyor. Sonrasında daha dikkat çekici “Naked Lust / Çıplak Şehvet”i seçiyor. Kerouac, Fas’ta ziyaret ettiğinde ismini yanlışlıkla Naked Lunch diye okuyor ve bu Burrroughs’un hoşuna gidiyor.

William-Burroughs (11)

Scientology, 1960’ların sonlarında bilimkurgu yazarı L.Ron Hubbard tarafından geliştirilen inanç sisteminin ateşli üyelerinden biri oluyor. Scientology’i gerçek bir iletişim bilimi olarak adlandıran Burroughs; o sırada yaşadığı Londra’da sistemin tanıtımını yapmasına rağmen birkaç ay sonra tüm bunlardan vazgeçiyor.

“Scientology bir din olana dek benim için yararlıydı. Ancak din benim hiçbir işime yaramaz. Din denen şey sadece şu kontrol müptelası triplerden biridir ki hepimiz onsuz yapabiliriz”

William-Burroughs (12)

“Beni şarkı söylemeye teşvik etti. Bunu milletin içinden yapmadan önce.”

Patti Smith

William-Burroughs (13)

Rock dünyası:

Dönemin popüler kültürünü etkileyen Burroughs, müzik gruplarına ve şarkılarına isim babalığı yapıyor. Yumuşak Makine’de “Heavy Metal” terimini ilk kez müzikte kullanıyor. Heavy metal, bağımlılık yaratan uyuşturucular için bir benzetme olarak romanda geçiyor. Ayrıca, Ministry – Just One Fix klibi,  Nike Air Max reklamı gibi birçok projede yer alıyor.

“Punkçı değilim ve bilmiyorum neden beni punkın babası olarak kabul ediyorlar”

Burroughs

Kurt Cobain ile “The Priest They Called Him” isimli bir EP kaydı yapıyor.

William-Burroughs (14)

“Çocukluğumda onun kitaplarını okurken yanlış bir izlenime kapılmış olabilirim. O dönemde uyuşturucu kullanmayı havalı bir şey sanmış olabilirim.”

Kurt Cobain

“Bu çocukta bir anormallik var. Ortada sebep yokken kaşlarını çatıyor.”

Burroughs

Bu görüşmeden yaklaşık altı ay sonra Kurt Cobain 5 Nisan 1994’te intihar ediyor.

 “Onun hakkında hatırladığım yanaklarının ölü grisinde olduğuydu. Bana göre çoktan ölmüştü.”

Burroughs

Resim sanatı:

Bir ahşap parçası alıp boya kutularına üzerine yerleştiriyor ve silah ateşleniyor. Boya yüzeye dağılıyor ve ortaya kurşunlarla yapılan bir sanat çıkıyor. İlk kişisel sergisi 1987 yılında gösteriliyor.

William-Burroughs (15)

“Silahların sadece polislerde ve orduda yasal olan bir toplumda yaşamayı istemiyorum.”

William-Burroughs (16)

Hayatı boyunca vazgeçmediği silah tutkusunun yanında düzenli olarak dövüş sanatlarına çalışıyor.

“Biz birlikte yatakta yattığımız zaman hep bir tane dolu silah bulunuyordu. Evin her yerinde silah vardı.”

Marcus Ewert

William-Burroughs (17)

Yılanlara karşı da özel bir ilgisi olan Burroughs fare ile beslediği zehir yılanın ısırmasından son anda kurtuluyor.

William-Burroughs (18)

 “Ben ölürsem kedilerim ne olacak?”

William-Burroughs (19)

1 Ağustos 1997.

Günlüğüne son notunu düşüyor: “Sevgi. Bu nedir? Acının en doğal tedavisi.”

2 Ağustos 1997.

William Burroughs 83 yaşında kalp krizinden ölüyor.

William-Burroughs (20)

“Hep denildiği gibi ölmediğini nereden bilebilirim?”

William Burroughs

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Devamını oku:
Her Türlü Dinsel Abartmadan Dehşete Karışık Bir Tiksinti Duyuyorum/Van Gogh

Kırları görmeyi öğrenmek için yoksul halkla yan yana, içi içe, onların küçük evlerinde, meyhanelerinde yaşamak gerek. Benim gücüm çok kez...

Kapat