Çıplak Olduğunu Sana Kim Söyledi?

Başlangıçta Söz vardı; Söz de Tanrı’yla birlikteydi ve Söz Tanrı idi.” Diye başlar Yuhanna incili.

Tanrı, önce yeri ve göğü; ardından beş gün içerisinde dağları, denizleri, canlıları ve yaşamı yaratır. Altıncı gün kendi suretinden insana ruhunu üfler. Bu insana ‘Âdem’ ismi verilir ve ona Eden bahçesindeki her şeye bir isim vermesini söyler. Fakat Âdem etrafındakilere isim verirken her şeyin çift olduğunu görür ve kendisinden başka bir tane daha olmadığını görüp üzülür. ‘Efendi’, onun bu halini görünce onu uyutur ve uykusunda kaburgasından Havva’yı yaratır. Herkes tarafından bilinen hikâye böyledir ve üç din tarafından kabul görür. Hikâye, bilinmeyen yaratılışımıza, dinsel dahi olsa, bir cevap verdiğinden olsa gerek, asırlarca dikkat çekmiş, araştırılmış ve insanlar tarafından sık sık irdelenmiş; özellikle sanatçılar tarafından.

10. yüzyıla ait, Âdem’in yaratılışını tasvir eden bir ikona.

10. yüzyıla ait, Âdem’in yaratılışını tasvir eden bir ikona.

Havva’nın yaratılışını gösteren 4. Yüzyıla ait bir ikona.

Havva’nın yaratılışını gösteren 4. Yüzyıla ait bir ikona.

Yaratılış konusu, Bizans ikonalarını yapan sanatçı rahipler, katakomplara Âdem ve Havva’nın yasak elmayı yemesini tasvir eden Romalı sanatçıların yanı sıra ortaçağda,  Rönesans’ta ve daha sonrasında da sanatçılarda merak uyandırır. Erken örneklerde, özellikle katakomplarda göreceğimiz tasvirlerde, Âdem ile Havva’nın, göbek deliklerinin olmadığı gibi bundan sonrakilerde bu detay unutulur ve göbek deliği figürlerde görülür bir unsur olur. Âdem ve Havva, bir kadından doğmadıklarından dolayı, göbek delikleri olmadan tasvir edilirler lakin daha sonra bu detay kaybolur. Kimilerine göre ilk olarak Michelangelo’nun Sistine Şapeli için yaptığı freskoda, Âdem’e bir göbek deliği eklendiği ve daha sonra da bunun devam ettiği söylense de, Bizans döneminde bazı ikonalarda da göbek deliği görülür.

Michelangelo || Âdem’in Yaratılışı || 1512 || Sistine Şapeli Freskosu

Michelangelo || Âdem’in Yaratılışı || 1512 || Sistine Şapeli Freskosu

Şüphesiz bu konudaki en ünlü eser, Michelangelo’ya ait olan Âdem’in Yaratılışı freskosu. Eserde, tanrının elini uzatarak Âdem’e ruh verdiği kısma tanık oluyoruz. Âdem’in ruhsuz, donuk bakışlarla ve hatta biraz isteksiz diyebileceğimiz bir ifadeyle tanrıya elini uzatışının hemen akabinde; elini hayat vermek için uzatan ve kendi etrafında kıvrılarak tasvir edilen tanrı için Michelangelo’nun kendi yüzünü model aldığı söylenir. Tavan resmine şöyle bir baktığımızda bize incilin “tanrının insanı kendi suretinden yarattığı” kısmı anımsattığını görüyoruz. Bazı hristiyan inanışlarınca, tanrının kolunu doladığı figür açıkça ‘Havva’yı işaret eder. Etrafında onu taşıyan diğer figürler ise yine tanrının sıfatlarına ve isimlerine göndermeler yapar.

Âdem’in Yaratılışı Detay I

Âdem’in Yaratılışı Detay I

 

Âdem’in Yaratılışı Detay II

Âdem’in Yaratılışı Detay II

Michelangelo || Havva’nın Yaratılışı || 1512 || Sistine Şapeli Freskosu

Michelangelo || Havva’nın Yaratılışı || 1512 || Sistine Şapeli Freskosu

Elbette iyi hikâyeler asla mutlu bir sonla bitmez ve tüm iyi hikâyelerde olduğu gibi bu hikâyede de çiğnenmemesi gereken bir yasak vardır. Âdem ve Havva’nın Pandora kutusu… Efendi, onlara Eden bahçesindeki bütün meyvelerden ve bitkilerden istedikleri gibi yararlanma hakkını onlara verir elbette fakat tüm bahçe içinde tek bir şeyi yasaklar; Bilgelik Ağacı’nın ne meyvelerinden yiyeceklerdir ne de ona yaklaşacaklardır. Bu ağacın meyvesi onlara iyiyi ve kötüyü bilme yeteneği verecek ve zaten suretinden yaratıldıkları tanrının katına çıkaracak özellikleri sahiptir. Havva gerçekten yılan kılığına girmiş olan şeytana mı kandı yoksa yasak olanın cezp ediciliğine kapıldı da suçu şeytana mı attı bilinmez; kendisini yaktığı gibi pek sevgili Âdem’i de ikna eder.

Titian || Âdem ve Havva || 1550

Titian || Âdem ve Havva || 1550

Yasak ağacın meyvesinin, kutsal kitaplarda herhangi bir tasviri olmamasıyla birlikte elma olarak gösterilmesinin nedeni muhtemelen elmanın afrodizyak bir etkiye sahip olmasından kaynaklı. Hikayeye göre elmayı yedikten hemen sonra, her ikisi de çıplaklıklarının farkına varıyor ve incir yapraklarıyla örterler. Neden incir yaprağı olduğuna dair kesin bir neden olmamasına karşın yaprağının daha büyük olmasını neden olarak gösterebiliriz sanırım. Zira yasak ağacın hemen yanındayken o ağacın yaprağıyla çıplaklıklarını örtmeleri daha mantıklı olabilirdi, bu da akla yaprakların boyutunu getiriyor. Örtünmelerinden hemen sonra yürüyüşe çıkan efendinin sesini duyup saklanırlar. Efendi onlara seslenir ve Âdem yanıt verir. “Saklanıyoruz, çünkü çıplağız.” Bu cevap üzerine günahlarını anlamasına rağmen efendi onlara “Çıplak olduğunu sana kim söyledi?” diye sorar. Bundan sonra tartışmalarına, Âdem’in tüm suçu Havva’ya yüklemesine değinmeyeceğim elbet, hikâyeyi hepimiz biliyoruz. Eden bahçesinden kovulan Âdem ve Havva, tanrı tarafından çeşitli acılarla lanetlenseler bile tek kovulan onlar değildi. O güne dek dik bir şekilde yaşayan yılan da, sürünmeye mahkûm edilerek atılır.

Erken Roma Dönemine Ait Bir Katakomptan Âdem ve Havva Tasviri || Marcellinus Katakompu

Erken Roma Dönemine Ait Bir Katakomptan Âdem ve Havva Tasviri || Marcellinus Katakompu

Michelangelo || Cennetten Kovuluş || 1512 || Sistine Şapeli Freskosu

Michelangelo || Cennetten Kovuluş || 1512 || Sistine Şapeli Freskosu

Michelangelo’nun bu tasvirinde, yılan tarafından kandırılan çiftimizi sol tarafta görürken, sağ tarafta bir melek tarafından cennetten kovulmalarını görürüz. Cennetten kovulduktan sonra tüm gençlik ve güzelliklerini kaybettiklerini, ve hatta sefil bir hale geldiklerini fark ederiz. Fakat tek ayrıntı bu değildir. Yılanın üst gövdesinin bir kadın şeklinde tasvir edilişi, çoğunlukla cennetten kovuluşun nedeninin kadın olduğunu işaret ettiğini söylese de, bu aynı zamanda Eski Ahit’teki Lilith hikâyesine de bir göndermedir.

 

albrecht-durer-adem-ve-havva

Lucas Cranach the Elder Elder || Âdem ve Havva’nın Cennetten Kovuluşu || 1533

Lucas Cranach the Elder Elder || Âdem ve Havva’nın Cennetten Kovuluşu || 1533

10. Yüzyıla Ait Bir Elyazması

10. Yüzyıla Ait Bir Elyazması

 

St. Julien Kathedrali’nin 12. Yüzyıla Ait Pencere Camı

St. Julien Kathedrali’nin 12. Yüzyıla Ait Pencere Camı

Etiyopya’da Atsbeha Kilise’sinde Bulunan Bir Tasvir

Etiyopya’da Atsbeha Kilise’sinde Bulunan Bir Tasvir

Meister Bertram von Minden || Yasak Elmanın Yenilmesi || 1375 – 1383

Meister Bertram von Minden || Yasak Elmanın Yenilmesi || 1375 – 1383

James Tissot || Cennetten Kovuluş || 1896 - 1902

James Tissot || Cennetten Kovuluş || 1896 – 1902

Âdem ve Havva’nın hikâyesi sadece batı sanatında değil, doğu sanatında da oldukça cezp edici bir konu olmuş ve özellikle İran elyazmalarında, minyatürlerinde sıklıkla karşılaşılır. Eden’den kovulduktan sonra yeryüzünde yaşamakla ve ölmekle lanetlenen ‘atalarımız’ bu laneti nesilleri boyunca, bizlere kadar aktarırlar. Kadın erkek eşitliği dâhil olmak üzere birçok tartışmanın başlı başına nedeni sayılmalarının yanı sıra özellikle Bizans ikonalarında bir sahnede dikkat çekerler; Anastasis. Efendiye karşı gelerek mutluluklarını geride bırakarak sonsuz acılar çeken Âdem ve Havva, öldükten sonra da huzura kovuşamazlar. Oğullarından biri diğerini öldüren, sancılarla, acılarla lanetlenen ikili, cehenneme gider ve orada kurtuluşu beklerler.

Khora Manastır Kilisesi’ndeki Theodore Metochites Şapeli’nde yer alan Anastasis Sahnesi || 1310

Khora Manastır Kilisesi’ndeki Theodore Metochites Şapeli’nde yer alan Anastasis Sahnesi || 1310

Hristiyan sahnelerinde oldukça önemli olan bu sahne, Bizans’ta da sıklıkla kullanılmıştır. Hikâyede İsa, cehenneme inananları kurtarmak amacıyla iner. Onun geldiğini anlayan şeytan, cehennemin kapısına çeşitli kilitler vurur ve geçmesini engellemek için ağır metaller koyar. Tasvirlerde, İsa’nın her şeye rağmen kapıdan geçtiği görülmesinin yanı sıra, kırdığı kapı ve kapının altında kalan şeytan ve ağırlıkları da gösterilir.

St. Mark Kathedrali’nden Anastasis Detayı || 1180

St. Mark Kathedrali’nden Anastasis Detayı || 1180

Hagios Lukas’tan bir Anastasis Sahnesi

Hagios Lukas’tan bir Anastasis Sahnesi

İsa sahnelerde her daim ortada yer alırken, tasvirin bir yanında bazen dönemin imparatoru ve imparatoriçesi yer alırken genellikle azizler bulunur. Diğer yanında ise en başta yaşlanmış halleri ile gösterilen Âdem ve Havva’yla birlikte hristiyan olmadan ölen tüm inananlar bekler. İsa, öncelikle Âdem ve Havva’yı ellerinden tutar ve cehennemden kurtararak cennete alır. Bazı hristiyanlar tarafından Âdem’in en başından beri İsa’nın bir öncüsü, bir sureti olduğu kabul edilir ve İsa’nın geleceğinin ilk habercisi sayılır.

Bugün, bizlerin hala taşıdığımız, Âdem ve Havva’dan bizlere geçen lanetin gerçek sorumlusu, suçlusu kim elbette bilmiyoruz. Fakat neden var olduğumuza, nasıl var olduğumuza dair gösterdikleri yol belki de en çok filozoflarınkini ve sanatçılarınkini aydınlatmış ve çoğu sanatçı, Âdem ve Havva ile birlikte sanatını yaratmıştır. Ve elbet bizlere, ‘âdemoğluna’ gelecek olursak, ilk günahtan bugüne yaptığımız ve yarattığımız her şey “yargısına uğrayacaktır tanrının…”

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Devamını oku:
Twin Peaks’in 1989 Yılında Çekilen Polaroid Fotoğrafları Paylaşıldı!

1990 yılında ABC kanalında yayınlanmaya başlayıp 1991 yılında yayını sonlandırılan David Lynch dizisi Twin Peaks, 25 yıl sonra yeniden yayınlanmaya başladı....

Kapat