Deli Kadın Hikayeleri

Deli Ayten’i bilir misiniz? Kolunda taşıdığı renk renk çantaları, kalp sesinin belki de yankısı olan davulu, hüznüne eşlik cümbüşü ile en ünlü Türk delilerdendir Ayten. Bursa’nın sokaklarında, esnaf ile dalaşa dalaşa yürüyüp eteğinde taşıdığı taşları da rastgele fırlatırmış etrafa. Çok can yanmış, kanatmış insanları. Hayatın ona yaptığı gibi.

deli-kadin-hikayeleri (1)

Aşık olmuş Ayten. Çok sevmiş cümbüş Hasan’ı. Küçükmüş Ayten. Aşk bu yaş tanımıyor ki, sarıvermiş Ayten’i de işte.  Altı yıl büyümüş içindeki aşkla. Hasan da sevmiş onu. Sarhoşluğu da severmiş Hasan. Gün gelip Ayten annesinden rıza aldığında evlenmişler. Olan bu ya, global kriz Türkiye’yi vurduğunda işsiz kalmış Hasan. Yine meyhanelere sığınmış, uzaklaştığı içkiye dönmüş böylece. İçkiye dönmüş dönmesine de, bir gün gittiği meyhaneden dönememiş geriye.  Hasan’ın hayatı sona erince Ayten de tüm kaygılarını salmış semaya, vazgeçmiş aklından. Belki de görmek istediği dünyaya sığınmış, kim bilir?

“Size bir sır vereyim.

Hep aynı kadın ölecek.

Hep aynı kadın doğuracak.

Hep aynı kadın kaçacak.

Her şey birdir.

Her şey birdir.

Her şey birdir.

O kadın… o aynı kadın… Külliyen delidir.”

    Mine Söğüt/Deli Kadın Hikâyeleri

Bu hikayeyi, Mine Söğüt hatırlattı bana. Deli Kadın Hikayeleri’nin yazarı Mine Söğüt. Önceki eserlerinde olduğu gibi yine okuyucuyu şaşırtan, hayatın dar ve karanlık sokaklarında gezdiren, düştüğün yeraltından çıkmana da bir türlü izin vermeyen bir kadın… Deliliğin sınırlarında gezinen, farklı bir kişilik. Romanlarında gerçek üstü olayları işleyen Söğüt hikayelerindeki ustalığını da göstermek için kaleme almış Deli Kadın Hikayeleri’ni. Bu seferki gerçek… Olduğu gibi…

deli-kadin-hikayeleri

21 hikayeden oluşuyor kitap. 21 deli. 21 delirtilmiş, delirmekte çareyi bulmuş, delirmeyi sevmiş kadının hikayesi… Ne mi var bu hikâyelerde? Aşk var, ensest var, dünyayı benimseyemeyenler var… Bildiğimiz klişe hikayeler gelmesin aklınıza. Hepimizin bildiği, kimimizin bilmezlikten geldiği olayları farklı teknikler ile anlatmış, insan ruhunun derinliklerine inmiş, orasının nasıl karanlık bir dünya olabileceğini göstermiş Mine Söğüt. Bu kitabı okuduğunuzda gevşeyemez, hatta ağlayamazsınız bile. Derin bir huzursuzluk kaplar içinizi. Anlarsınız. Okuduğunuz şey, yaşamın kendisidir çünkü. Kadınların var olma çabaları, direnişleri, teslimiyetleri… Satırlarıyla derinlere sapladığı bıçak yetmezmiş gibi, aynı zamanda eşi de olan Bahadır Baruter’in çizimleriyle de kanırtmış açtığı yarayı. Kitaptaki görselleri gördüğünüzde ineceğiniz karanlık dünyaları baştan hissediyor, birazcık da ürküyorsunuz.

deli-kadin-hikayeleri (2)

Kitapta bulunan öykülerden biri olan Sinekler Sevişirken, aynı zamanda sahneye de uyarlanmış bir öykü olma özelliği taşıyor. Kadın olmanın dünyadaki en büyük savaş olduğunu her öyküden anlayacağınız bu kitaptan birkaç alıntıyla vedalaşalım. Okuduktan sonra, gerisi size kalmış.

“Geceleri ben ağır, çok ağır bir taşın altında uyurum.

Gündüzleri hafif, çok hafif bir yaprağın ucunda yaşarım.

Gece beni taş ezer.

Gündüz rüzgar devirir.

Kanadıkça kanarım.

Hayallerimi o yüzden kanla yazarım.”

“Size kadınlıkla lanetlenmiş bir varoluş hezeyanı anlatacağım. Sizi saçlarının ve ayaklarının ucu arasında olup biten şeylerden ibaret, doğurmaya mahkum, çocuklarını kaybetmekle mühürlü, yalnız, yapayalnız bir kalabalıkta dolaştıracağım.

İçlerine açılan kapıların arkasına saklanmış kadınların delirerek bedenlerinden dışarı açtıkları pencerelerden bakacağım. O pencerelerden tekrar ve tekrar ve tekrar kendimi aşağı atacağım.”

“Sakın bana ismimi sormayın.

Sakın gözlerimin tam içine bakmayın.

Yanımdan geçerken bana dokunmayın.

Varsayın ki burada değil, oradayım.

Oraya siz gelemezsiniz.

Köprüleri yıktılar, gemileri yaktılar, yollar kayboldu?

Ben başkayım.

Ben uçurumlar kadar tehlikeli

Dereler kadar tekinsiz.

Rüzgârlar kadar esriğim.”

Cihan Mert Yeşil

Kitapların satır aralarına dünya kurmuş, en yakın arkadaşları kediler ve köpekler olan, biraz sinefil biraz bibliomanic bir Ege Üniversitesi Reklamcılık öğrencisi.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Devamını oku:
FANTASTİK BİR DÜNYAYA YOLCULUK: TIM BURTON

Görsel dilin usta yaratıcısı dahi yönetmen Tim Burton 1958 Kaliforniya doğumludur. 13 yaşında ilk kısa filmini çeken yönetmen, bunun temelini...

Kapat