‘Deli Kızın Türküsü’ne Veda / Gülten Akın

“Ah, kimselerin vakti yok

Durup ince şeyleri anlamaya”

Bütün kadınların ‘Ah’ı düşer şimdi üzerime. Acı, bir rüzgar gibi gelir sarar tüm benliğimi. Bir insanın yitirilişi nasıl anlatılır, nasıl sözcüklere dökülür, ya da hangi kelime bir acının karşılığı olabilir? Kadın olmak zordur bu dünyada ve bu bilinçle şiire sarılırsın. Acısıyla, sevinciyle, öfkesiyle aşkın metafiziğinden soyutlanarak şiirlere gebe kalan bir kadın Gülten Akın. Gidişini hangi kelimeye döksem anlatamayacağım bir kadın…

“Bende bir Gülten kaldı

Hangi bağa diksem yabancı”

Küçük bir kızın dilinden dökülen sıcaklıkla, büyüyüp acılarla çarpışan bir kadının öyküsünü anlatır Gülten Akın. Bu acı; Nilgün Marmara’dan, Gülten Akın’dan, Didem Mamak’tan, Füruğ Ferruhzad’a ve pek çok kadın yazara kadar uzanan bir acıdır aslında. Gülten Akın, “Kadından şair mi olur?” totemini kadınsal bir dehayla yıkan biridir keza. Gülten Akın’ın ölümüne dair sarsılmam belki de bundan kaynaklanır. Bu hüznümü, yine bir kadın yazar olan Virginia Woolf’un dizeleri anlatır belki de. “Yüreğim kaburgalarımı dövüyor.”

“Bu güz öleceğim. bütün işlerimi bitirdim

Derede yıkandım, cevize tırmandım. kuş ürküttüm”

gülten-akın

İkinci yeninin diliyle şiire başlayan Gülten Akın, bireyin acısını, öfkesini, hüznünü şiirlerinde dile getirirken; sisteme dair eleştirel şiirlerini de hiçbir zaman eksik etmedi. Toplumsal duyarlılığı şiirlerinde hep yer buldu. Dönemine tanıklık ettiği onca şeye karşı sarsılmaz bir bütünlükle direndi. Ve bu direnci ayakta tutan tek bir şey vardı, umut!

“Ben İkinci Dünya Savaşı’nı gördüm .Ve 90’lara geldiğimiz zaman bile ben bu yaşamın daha güzel olabileceğine dair bir takım umutlar besledim. Bakın yaşam nedir ? Yaşam gerçektir, yaşam düştür.O ikisi bir açıyı taşısalar da yaşam bu ikisi birlikteyken ancak yaşamdır.O ikisini birbirine yaklaştıracak şey de umuttur. Bu umut kaybolduğu, gerçekle düşün arası çok açıldığı zaman tam bir trajedi oluşuyor. İnsan yaşamında, ilişkilerinde, dünya ile insan arasında bir bölünme, parçalanma oluşuyor.Ve şiddet buradan çıkıyor. Düşün yaşam dönüşebileceği umudu olmadığı zaman bu şizofrenik bir bölünmeye sebep oluyor. İşte dünyanın ve insanların sorunu bence burada.”

gultenakin

Aşkı dile getirirken hüznündeki asi tavrı hepimizi etkiledi. Bazen varoluşsal diliyle ölüme kafa tutanlardan oldu.  Ancak bir gerçek daha var ki bir kadının acısı şiirlerinde hep var oldu.

“Kestim kara saçlarımı n’olacak şimdi

bir şeycik olmadı -deneyin lütfen-“

Bir vedanın anatomisini oluştururken, şiirleriyle ona hoşçakal demenin hüznü anlatılmaz bir benlikle yüreğimde kalır…

“İnadın anlamı yok

Ölünüyor

Ben bilmezden geliyorum”

kitapzamani

Deli Kızın Türküsü
Sana büyük caddelerin birinde rastlasam 
Elimi uzatsam tutsam götürsem 
Gözlerine baksam gözlerine konuşmasak 
Anlasan 

Elimi uzatsam tutamasam 
Olanca sevgimi yalnızlığımı 
Düşünsem hayır düşünmesem 
Senin hiç haberin olmasa 
Senin hiç haberin olmaz ki 
Başlar biter kendi kendine o türkü 

Yağmur yağar akasyalar ıslanır 
Bulutlar uçuşur geceleyin 
Ben yağmura deli buluta deli 
Bir büyük oyun yaşamak dediğin 
Beni ya sevmeli ya öldürmeli 

Yitirmeli büyük yolların birinde ne varsa 
Böcekler gibi başlamalı yeniden 
Bu Allahsız bu yağmur işlemez karanlıkta 
Yan garipliğine yürek yan 
Gitti giden

...
Bileğin diyorum
Sol bileğin
Yüzüme sürerdin
Vedalaşırdık
Damarın damarıma
Bana bıraktığın buydu

...
Ahparig
Boylu boyunca
Yatırıldığın yer
Ömründe tek dinlenceydi
Dünyaya baktın ilk kez
Duru kaygısız
Soluğun bile ağırdı
Bıraktın gitsin
Ahparig

...
Ben yoktum
Ben hiç yoktum
Elden ne gelir
Gitsemdi kalsamdı
Köle
Çocuklardan
Çocuklarla kaldım
Korudum kolladım birer birer uçtular
Cezaevleri mi hastaneler mi
 

 

Sevil Ateş

MSGSÜ Sanat Tarihi bölümü mezunu.
Kültür sanat editörlüğü ve yazarlığı yapıyor. Tiyatro ve performatif sanatlar ile uğraşıyor.
Sanat Karavanı Yazarı.

2 Comments

  1. Hasan Cevad

    14 Kasım 2017 at 19:21

    Böyle güzellikler hazırlıyorsunuz, ne güzel…
    Değerli Gülten’inki bilinçli bir tercihtir. Yoksa ilk defa umut kaybolmayabilir de. İlkin şizofrenik bir bölünme sonra umut sonlanabilir. Ne düş kalır ne yaşam. Ya da düş kaybolmuştur yaşam kalmıştır çırıl çıplak. İlle dışşiddet gerekmez de…

    • Sevil Ateş

      Sevil Ateş

      15 Kasım 2017 at 19:09

      Teşekkür ederim değerli yorumlarınız için.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Devamını oku:
Yazar ‘Paul Beatty’ Man Booker Ödülü’nü Kazanan İlk Amerikalı Oldu!

Dünyanın prestijli edebiyat ödüllerinden biri olan 'Man Booker Ödülleri' nin bu yılki kazananı Amerikalı yazar Paul Beatty oldu. Paul Beatty,...

Kapat