“Dokunmadan” Dağlayan Bir Yazar / Nermin Yıldırım

”Yaralandık. Kimimiz o yarayı görmezden gelmeyi seçiyor. Gördüğünü bilenlerin halini sorarsan… Kimimiz yara yüzünden hastalanıyor, kimimiz ölüyor, kimimiz de roman falan yazıyor işte.”

Hayattaki her şeyin bir evrimi olduğunu düşünürsek, bu bağlamda yaranın da bir evrimi vardır. Açılma, kanama ve kabuk bağlama… Bu evrim sürecinden sonra oluşan ve okunan ‘yara izi’ peki?

Kocaman gözleri, dudağının kenarından gösterdiği gülümsemesi, kaleminin ucuyla ‘hayat’ çizen yazarlardan biri Nermin Yıldırım.

Kendisi için, ”Ben gerçekçi bir yalancıyım” diyerek oldukça dürüst davranan, yayınlanan her romanıyla okuyucunun zihin dünyasına çok rahat girebilen bir yazar.

Romanlarını genellikle geçmiş ve bugün; unutmak ve hatırlamak ekseninde işlerken her kitabında bambaşka karakter ve olaylarla bizi farklı dünyalara sürüklüyor.

”Edebiyat bir tür güzel yalan söyleme egzersiziyse, yalanlarımı bilimsel temellere dayandırıyorum” diyen Yıldırım, bütün romanlarında bir psikoterapistle çalışıyor.

 

”Romanlar vurucu bir yerde, planlı bir şekilde biter.” Diyerek okuyucuyu da planlı bir şekilde kendi iç yolculuğuna çıkartmayı başarıyor. Unutma Dersleri romanında aşk acısıyla boğuşan Feribe ile acı tatlı hatıralarından kurtulmak için soluğu Mazi İmha Merkezi’nde alırken; bu defa Saklı Bahçeler Haritası’nı merak edip Rıdvan’la birlikte çıktığınız, geçmişten bugüne sırlarla doğru bir yolculuğun yorgunluğunu üzerinizden atamamışken; Dokunmadan’daki Adalet ile birlikte ilk günahınızı aramak için çıktığınız ruhsal yolculukta kendinizle hesaplaşmaya başlayabilirsiniz.

”Şimdi ben, çocuklar gibi koşarak gittiği bir oyunu düşerek bitirdi diye, zavallı kalbime nasıl kızarım?”

Yazar, kitaplarında; köşe bucak aradığınız gözlüğünüzün yerini sorduğunuzda, ”Burnunun üzerinde ya!” diyecek kadar doğal haliyle gösteriyor bize yaralarımızın yerlerini, özlediklerimizi, unuttuklarımızı, hatırlayamadıklarımızı, günahlarımızı, aşklarımızı…

”Bazı acıların çünkü cümlesi olmaz. Sözcükler, kimi manaların yükünü kaldıramaz”

İç yaşamında nasıl bir kadın olduğu sorulduğunda kendini çok da iyi anlatamayan yazar, sıra yazmaya geldiğinde yaptığı işe ‘Kalem işçiliği’ diyecek kadar konuşturuyor zekasını.

”Kan pompalamak falan hep bahane,kalp sadece parçalanmak için var.”

Sözcüklerinin üzerinde gezinirken zihniniz,bir yandan içlerinde derin anlamlar taşıyan aforizmaları anlamaya çalışıyor; bir yandan da tüm doğallığınızla etrafınızda ‘cümle altı’ çizmek için kalem arıyorsunuz.

”Bir şeyler arayıp durmayı, bulmanın aramakla değil, kaybetmekle ilgili olduğunu anladığımda bıraktım.”

Yazarın kitaplarından birini araladığınızda bir labirente giriyorsunuz. Bazen telaşlı hissediyorsunuz kendinizi, bazen özgür; bazen yaralarınızın kabuklarını kaldırıyor, bazen de sarıyor sözcükleriyle. Sonra bir şey oluyor ‘Aaa… Çıkış ne kolaymış!’ diyerek labirentin sonuna geldiğinizi zannederken başka yollar açılıyor önünüzde.

”Suçluluk illeti, işlediğim suçlardan çok daha fazla zorlaştırıyordu hayatımı. Çünkü suç saklansa da, suçluluk kalır. Yastığın üzerinde uykusuzluk lekesi, kalpte kimliği meçhul ağrı, kursakta bekleyen taş gibi kalır. Bende de kaldı. Sanırım şimdi burası, her şeyi anlatmanın tam yeri ve zamanı.”

 

Çeşitli gazete ve dergilerde muhabir, editör ve köşe yazarı olarak çalışan yazar, 1980 Bursa doğumlu. Romanları Sırpça, Bulgarca, Çince, Fransızca, Arapça gibi yabancı dillere çevrildi.

Unutma Beni Apartmanı, Rüyalar Anlatılmaz, Saklı Bahçeler Haritası, Unutma Dersleri kitaplarının yanında yazarın son romanı Dokunmadan yine okuyucuyu farklı bir hayata sürüklüyor.

Barselona ve İstanbul’da yaşıyor. 2013’ten beri OT Dergi ‘Dış Hatlar’ adlı köşesinde ‘İç Hatlar’ımıza dokuna dokuna öyküler yazıyor.

Dokunmadan hissettirmek mühim mesele vesselam. En güzeli kelimelerle olan…

Kimselere göstermek istemediğimiz yaralarımızı avucumuzun orta yerine ciltlenmiş halde bırakıveriyor…

 

Okumadan geçmeyin: Mürekkebi Menekşe Moru, Gülüşü İğne Oyası Kadın / Meral Okay

 

Hatice Durmuş
İstanbul Üniversitesi Felsefe Bölümü Öğrencisi.
Sağlık sektöründe çalışıyor.
Sanat Karavanı Yazarı.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Devamını oku:
Savaşmayın, Çalın!

Hiçbir nedenin sonucu savaş olamaz. Doğanın eşsiz senfonisini bozma uğruna yaptıklarımıza her geçen gün bir yenisini eklemekteyiz maalesef. Aslen bu...

Kapat