Dönemine Başkaldıran Bir Kadın, Camille Claudel

19. yüzyıl Fransa’sında bir erkek mesleği olan heykeltıraşlığı seçen Camille Claudel, 1864’te Fransa’nın küçük bir köyünde doğdu. İlk heykel sergisini 1903 yılında açan Claudel, neredeyse kadınların yok sayıldığı bir dönem de cesareti ve yaratıcılığıyla pek çok kişiyi etkilemiştir. Çocukluğunda taş ve çamur gibi malzemelerle ilgilenmeye başlayan Camille Clauduel, Académie Colarossi’de heykeltıraş Alfred Boucher ile çalışmaya başladı. (O dönemde École des Beaux-Arts’ta kadınların eğitim görmesi mümkün değildi.) 1882’de Claudel, çoğu İngiliz olan ve aralarında Jessie Lipscomb’un da bulunduğu bir grup genç kadınla bir atölye kiraladı. 1883’te, bu gruba heykel eğitimi veren Auguste Rodin’le tanıştı. Rodin’in onun ilham kaynağı, modeli, arkadaşı ve giderek sevgilisi oldu Kendi yaratıcılığıyla Rodin’e de ilham verdi.

Camille-Claudel

Claudel’in eserlerinin gelişimi büyük ölçüde Rodin’e bağlansa da, sanat yeteneğinin kişiselliğini vurgulayan sanat tarihçileri çoğunluktadır. Yazar ve sanat eleştirmeni Octave Mirbeau onun bir dâhi olduğunu söyler. İlk işlerinde Rodin’in etkisi görülür ancak özellikle ünlü heykeli Bronze Waltz (1893) bunun dışında değerlendirilir. Sanatçı Rodin’e delicesine aşık olmuş, Rodin’le ayrıldıktan sonra krizler geçirmeye başlamıştır. Kimi zaman Rodin’i, fikirlerini çalmakla ve öldürmeyi planlamakla suçladı. Öyle ki bir keresinde yaşadığı derin aşk acısı ve üzüntüsünün etkisiyle geçirdiği cinnet sonrası bütün heykellerini parçaladı. O zamana kadar kendisini koruyan erkek kardeşinin evlenerek Çin’e dönmesinden sonra atölyesine kapandı.

1191fs

 

Kariyerini destekleyen ve maddi olarak da yardım eden babası 2 Mart 1913’te öldüğünde Camille’in bundan haberi olmadı. 10 Mart’ta abisinin de onayıyla akıl hastanesine kapatıldı. Kendisine konulan şizofreni tanısının en büyük destekçilerinden birisi de bir zamanlar delicesine aşık olduğu Rodin’di. Aslında yıllar sonra bakıldığında Rodin de Claudel’in tekniği görülür. (Dünyaya nam salacak olan, ünlü ‘düşünen adam’ heykelinin sahibi Rodin’dir) Çoğu zaman akıl hastanesinde heykel yapmak istedi, fakat buna izin verilmedi. Bir gün kardeşine yazdığı mektup da şöyle der: “Akıl hastanesi! Evim diyebileceğim bir yere sahip olma hakkım bile yok! Onların keyfine kalmış işim! Bir kadının sömürülmesi, sanatçının ölesiye ezilmesi… Bilmiyorum, kaç yıl oldu buraya kapatılalı, ama tüm hayatım boyunca ürettiğim eserlere sahip çıktıktan sonra şimdi de kendilerinin hak ettikleri hapishane hayatını bana yaşatıyorlar. Bütün bunlar Rodin şeytanının başının altından çıkıyor. Yaşarken olduğu gibi ölümünden sonra da ben hep mutsuz kalmalıydım. Her bakımdan başarıya ulaştı işte! Bu esaretten çok sıkılıyorum. Eve hiç dönemeyecek miyim?” Sanatçı, 30 yıl kapalı kaldığı hastanede hem sanattan uzak kalmış hem de farklı olduğu için toplum tarafından dışlanmanın çaresizliğini yaşamıştır. Bu son mektubunun ardından 19 Ekim 1943’te akıl hastanesinde hayatını kaybeden Claudel’in: “Olgunluk Çağı” isimli eseri, Rodin’den ayrılığının acılarını yansıtır; diğer yandan bu yapıt, ona oniks mermerini ilk kullanan heykeltıraş olma onurunu kazandırır. Ve Rodin için belki de söylediği son söz:“Rodin! Kapitalist!”

Claudel’in kendi adını taşıyan, yaşamının anlatıldığı 1988 yapımı film, 2 Oscar dışında 1989’da (en iyi film ve en iyi kadın oyuncu ödülleri de dâhil olmak üzere) beş tane César Ödülü ve aynı yıl Berlin Film Festivali’nde en iyi kadın oyuncu ödülünü de aldı. Bu filmin belki de bu kadar değer görmesi Claudel’in bizi sarsan yaşamı olabilir.

 

Sevil Ateş

MSGSÜ Sanat Tarihi bölümü mezunu.
Kültür sanat editörlüğü ve yazarlığı yapıyor. Tiyatro ve performatif sanatlar ile uğraşıyor.
Sanat Karavanı Yazarı.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Devamını oku:
Bir Yaz Rüyası: Nazare

Gezme işini fazlasıyla ciddiye alırım. Çok sıkı hazırlık yaparak beklerim gideceğim günü. Gitme vakti yaklaştıkça telaşım iyice artar, okuduğum kitaplar,...

Kapat