Dönüştürebildiklerimizden Misiniz?

Üzüntü, özlem, yaşama olan bu bağlılığımla nasıl çıldırmıyorum daha? Çok yalnızım, dilsizlerin yalnızlığına benziyor yalnızlığım, onun için hoş görün bu gevezeliğimi, dinleyecek birini bulunca boşalttım içimi, susamazdım daha.

Susmaktan yazmaya, durgunluktan üretkenliğe, sıradanlıktan ise dönüşüme kocaman bir zincir kocaman bir sistem… Dönüşüm, beklenmedik anlarda olan ve neye dönüşülebileceği bilinmeyendir. Kimi zaman insan bir taşa, kimi zaman bir ağaca hatta ve hatta hamam böceğine bile dönüşebilir… Franz Kafka da işte tam olarak burada giriyor devreye ve Dönüşüm’ü ile sesleniyor bizlere. Robot gibi olan Gregor Samsa otomatik hayatı ile çevresindekilere yarar sağlarken kimselere zarar vermezken ve eve para getirirken sorun yok lakin Samsa ne zaman dev bir böceğe dönüştü işte o zaman tüm ailesi ondan tiksindi. Samsa korkutucuydu Samsa artık çalışmıyordu, Samsa boşu boşuna evde kalıyordu, Samsa artık yarar sağlamıyordu. Üstelik de yemek tüketiyordu evde dolaşmasına izin yoktu sadece odası vardı yatağı bile onu dışlıyordu! Samsa’yı çok seven annesi bile artık yanına gelmiyordu! Ne olmuştu da ondaki bu değişimden ailesi bu kadar tiksinmişti? Değişim neden bu kadar sancılı ve zordu? Aksine Gorki der ki: ”Geçmişin arabalarıyla hiçbir yere gidemezsiniz.” Sahi hepimiz bu kadar kapana kısılmış ve aynıya dayatılırken faydaya çıkara dayatılırken dönüştürebildiklerimizden misiniz?

“Sen bir böceksin, parazitsin ailenin sırtında”

Bu sözleri Kafka’nın babası, Kafka’nın edebiyata olan ilgisinden dolayı sarf etmiştir ve Kafka da Dönüşüm’ünü bu sözlerden esinlenerek yazmıştır. Sanayi Devrimi’ne ağır bir eleştiridir dönüşüm; insanların makineleştiği, hiçbir değerinin kalmadığı bir devre büyük bir başkaldırıdır. Kitapta dönüşen Samsa mıdır yoksa ailesi mi sorunsalını bizlere düşündürtür Kafka.

Fayda sağlarken evin bir bireyi olan Samsa, bir böceğe dönüştükten sonra ailesi için bir yük  yemek yiyen ve etrafta görülmek istenmeyen korkunç bir yaratıktan başka nedir? Samsa’yı dışlayan aile, itibar kaybını da yine oğullarına yıkıyor ve asıl büyük dönüşümü bir nevi kendileri gerçekleştiriyor eserde. Konuşma yetisini yitiren fakat her  şeyi anlayabilen Samsa ise Kafka’nın bizlere vermek istediği mesajı öylesine güzel vurguluyor ki! Farklıysan konuşmaya hakkın yok, içine dön ve orada yaşa! Bizi duyabilirsin ama bizimle asla konuşamazsın. Samsa’nın durumu en son onu içsel bunalıma ve ölüme sürüklüyor lakin bu bir intihar değil toplumsal baskıların sonucu farklı birinin yok edilişi…

Kafka ne kadar kısa da olsa bize bunu Dönüşüm romanıyla kafamızda bin bir türlü soru bırakarak ve benliğimizi, toplumsal sıradanlığı, değişmezliği bütünden sarsarak anlatmayı gayet de güzel başarıyor…

Hangimiz bazı zamanlar Kafka’nın da Dönüşüm’de söylediği gibi düşünmedik?

“Biraz daha uyusam da tüm saçmalıkları unutsam mı acaba?”

Ya da hangimiz “Herkes beraberinde taşıdığı bir parmaklığın ardında yaşıyor.” Gibi bir sözü okuyup iç geçirmedik?

 

Okumadan geçmeyin: New York’ta Bir Fotoğraf Dahisi / Bela Borsodi

Berna Sakman

Psikolojik Danışman
Sanat Karavanı Yazarı

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Devamını oku:
Arnold Schwarzenegger’in Oğlu, Babasını Taklit Etti!

Arnold Schwarzenegger'in oğlu Joseph Baena, babasının başrol olduğu Terminatör 2 filminin 'bardan çıkış sahnesi'ni tekrar canlandırdı. Yönetmenliğini Joseph Baena'nın arkadaşı...

Kapat