Dört Kültür, Bir Şehir: İznik

Sur duvarları, Roma’dan Osmanlı’ya kalıntıları, çinileri, zeytinleri ve muhteşem göl manzarası ile İznik; İstanbul’a yakın kaçamaklar için ideal bir varış noktası. Yalova üzerinden, zeytinlikler içinde yaklaşık bir saat süren yolculuk süresince solunuzda kalan gölün muhteşem rengi size doğru yolda olduğunuzu hatırlatacaktır.

İznik, tarihi eser bakımından oldukça zengin bir yer fakat bu eserleri yerinde gidip incelemek düşünüldüğü kadar kolay değil. Uzun ve zahmetli bir tura hazır hissetmiyorsanız İznik’i doyasıya yaşayamazsınız. Kendinizi İznik sokaklarına bırakıp yer yer göl kenarında dinlenip  gökyüzünü seyre dalarsanız, buranın tadını daha güzel çıkarabilirsiniz.

Genellikle “açık hava müzesi” diye tabir edilen İznik, Büyük İskender’in komutanlarından Antigonius Monophthalmos tarafından kurulmuş ve bu yüzden de “Antigonia” diye anılmıştır. (Anrigonia: Antigonius’un kenti) MÖ 300’de şehri ele geçiren bir başka komutan Lysimakhos, bu kente sevdiği kadının ismi olan “Nikaia” adını vermiştir.

İznik, bugün hem Roma ve Bizans eserlerine, hem Selçuklu ve Osmanlı eserlerine ev sahipliği yapıyor. Doğu için de Batı için de önemli olan Nikaia, etrafı surlarla çevrilmek suretiyle tarih boyunca tehlikelere karşı korunmaya çalışılan bir yer olmuştur. (Şehri 4 ana kapı ve 12 sur kapısı çeviriyor.) Malazgirt Savaşı’ndan birkaç yıl sonra, 1080’de Anadolu’nun ilk Türk başkenti olan bu kenti, Kutalmışoğlu Süleyman Şah tekrar ayağa kaldırmıştır. Şehir Türklerin elinde 22 yıl kaldıktan sonra Haçlı Seferi ile tekrar Bizans’a geçmiş ve başkent özelliğini korumuştur. 1331 yılında ise şehir güçlü kapılarını bu kez Osmanlı İmparatorluğu’na açmış; II. Murat ve Vezir Çandarlı ailesi, İznik’e Osmanlı Devleti’nin adeta adını yazmış ve böylece İznik dört uygarlığın izlerini bugüne kadar taşır hale gelmiştir.

Osmanlı döneminde çinileri ile şöhretine şöhret katan İznik’te bugün hala sayısız atölye yer almakta. Ancak ne var ki, zamanında Saray’a ve ülkenin dört tarafına gönderilmek üzere üretilen çiniler, bugün turistik amaca hizmet edecek kadar varlığını sürdürüyor.

İznik’te mutlaka görülmesi gereken yerler ise şöyle sıralanabilir:

Surlar

iznik-surlari

Kırgızlar Türbesi

kirgizlar-turbesi

Roma Tiyatrosu

roma-tiyatrosu

İznik Ayasofyası

iznik-ayasofyasi

2.Murat Hamamı

ikinci-murat-hamami

Hacı Özbek Camii (1322)

haci-ozbek-camii

Şeyh Kutbuttin Camii

seyh-kutbuttin-camii

Yeşil Camii

yesil-camii

Nilüfer Hatun İmareti ve bugünkü haliyle İznik Müzesi

(Nisan 2015 itibariyle hala restorasyon dolayısıyla ziyarete kapalı)

iznik-muzesi

Çandarlı İbrahim ve Halil Paşa Türbeleri

candarli-ibrahim-turbesi

halil-pasa-turbesi

Dikkatinizden kaçmayacak birkaç yer ise şöyle sıralanabilir:

Otobüs durağındaki kütüphane

iznik-durak-kutuphanesi

Yer yer sizi karşılayan zeytinlikler

iznik-zeytinlikleri

Çiniciler Çarşısı ve büyüklü küçüklü çiniler

iznik-cinileri

Tepedeki karlarla harika bir görüntü oluşturan İznik Gölü

iznik-golu

 

Hülya Utkuluer

Marmara Üniversitesi Tarih bölümünden mezun oldum. Cumhuriyet dönemi müzeleri hakkında bir yüksek lisans tezi hazırladım. Şu an bir müzede (Cumhurbaşkanlığı Celal Bayar Müzesi) müdür yardımcısıyım ve ayrıca tarih doktorası yapıyorum. Seyahat etmek, okumak, yazmak, yeni tatlar denemek, fotoğraf çekmek ve müzeler ilgi alanlarım arasında.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Devamını oku:
Apocalyptica 8 Nisan’da Türkiye’de Konser Verecek!

Enstrümental rock tarzındaki müzikleriyle dünya çapında büyük beğeni toplayan grup Apocalyptica, 8 Nisan'da Türkiye'de konser verecek. Metallica grubunun şarkılarını yeniden...

Kapat