Duygusal ve Asi Şair: Ahmet Telli

Öğretmen olup da edebiyata kayıtsız kalmak dostun yanında olmadan içilen çay gibi. İş gereği analitik düşünce de gelişiyor insanda ister istemez. Hal böyle olunca da ‘toplumcu gerçekçi’ eserler de spontane gelişiyor. Yaşam da insanı asi kılıyor zamanla. Bu isyanı duyguyla harmanlamak da marifet gerektirir tabi… Yetenek, arzu ve özellikle emek…

Şen Olasın Halep Şehri

Hiç kimse senin kadar
yakıştıramamıştır hüznü kendine
Hüzünler ki aşkın ve şiirin
yıllanmış şarabıdır
damıtılmıştır acıların imbiğinden
Hüzünler ki şairlerin yüreğinden uçuşan
sararmış çiçek tozlarıdır
Biraz da şairlere özgüdür hüzün

Bozkırın yalımına direnen
solgun bir gül gibi yüzün
Acının, sabrın ve yalnızlığın
sessizliği sararıyor
yorgun güzünde alnının
Ve artık bir bir şey bırakamıyorsun
bekleyişlerden başka kendine
Biraz da şairlere özgüdür bekleyiş

Hiç kimse senin kadar
alışkın değildir ayrılıklara
Ayrılıklar ki nişanlısıdır hasretin
acılar ve türkülerle çeyizlenir
bekleyişlerin sararan güzüne
Ve hasret kızıl bir güldür
ayrılıkların mendiline nakışlanmış
Biraz da şairlere özgüdür hasret

Kerem’i kül eden yangındır gurbet
Ferhat’ın sabrıyla çatlayan kayadır
Sarınarak acının yorganına
sararmış bir yaprak gibi nakışlar
bekleyişlerin gergefine hüznü
Gurbet biraz da Halep demektir
söylenir adı efsane efsane
Biraz da şairlere özgüdür gurbet

Ayrılıkların çanı vurduğunda
savrılır pişmanlığın kızgın külleri
Bütün sevdalar hasretin yalımıyla tutuşmuş
bir bozkır türküsüdür kerem’in kavruk bağrında
ve artık
yollara düşmenin zamanıdır
şen olasın halep şehri
Biraz da şairlere özgüdür ayrılıklar….

   Kitapçılık, yayıncılık ve editörlük de yapmış şairimiz. Edebiyatın her alanında işini layığıyla yapmış. Aldığı ödüller de emeğinin hakkını temsil etmekte böylelikle. Bir düşünceyi, görüşü savunmak, güzel bir şekilde dile getirmek asıl marifet.

Ana (Öner’ in anası için) 

Kayıp duruyor bakışları
duvardaki resme ve kapıya
oğul mu beklediği, sevgili mi

Belli ki yaşıyorlar hala
uzun uzun yaşıyorlar belli ki
bırakıp gittikleri anılarıyla
Çıkıp gelirler bir gün belki
Üşümüştür çünkü toprağın
soğuk yalnızlığında birisi

Öteki arkasında parmaklığın

Şiirlerinde anlattığı hikayeler acı olmasına karşın tatlı bir dille yazılmışlar ki, okurken insan ‘olması gerektiği şekilde’ bilinçliymişçesine hipnotize oluyor. Asiliğini de yumuşak bir duyguyla yansıtmayı işte bu şekilde başarmış şairimiz. Yüreğine sağlık her şey için…

Zulma Direnmektir Hayat

On beşine bastı mı
dudaklarında bir türkü
elinde bayrak
kavga sokaktaki oyuna benzer artık
çocukluğu
benzemez
çocukluğa

Deniz okşayabilir mi
sarışın bir dağın
rüzgarlı saçlarını
uzanarak yelesine hayatın
tutuklayabilir mi zındanlar
onun
vuruşkan sevdasını

Açar da acının rüzgarına
hüznün solgun yelkenini
ne zından karanlığı
ne zulüm
ne işkence
indiremez dudaklarındaki gülümsemenin bayrağını

 

Okumadan geçmeyin: ‘Yıldız Çocuğu’ Carl Sagan

Fatma Çelik
Sakarya Üniversitesi Gıda Mühendisliği öğrencisi.
Araştırma ve öğrenme tutkunu.
Sanat Karavanı Yazarı.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Devamını oku:
Sinematografisiyle Tarihe Geçen 10 Film

Barry Lyndon 18. yüzyıl Avrupasında geçen hikayenin başkahramanı Redmond Barry adında İrlandalı bir genç. Redmond Barry’nin Yedi Yıl Savaşları’na katıldıktan...

Kapat