Ebru Ceylan Röportajı

Fotoğrafçı ve senarist kimliği ile tanıdığımız Ebru Ceylan, 1998 yılında çektiği “Kıyıda” adlı kısa filmi Cannes Film Festivali’nde yarıştı ve adını duyurdu. Ardından Nuri Bilge Ceylan’ın yönetmenliğini yaptığı “Uzak” filminde rol aldı. “İklimler” filminde ise başrolde gördük kendisini. Bunca başarıya imza atan Ebru Hanım ile kısa bir söyleşi gerçekleştirdik.

Ebru Ceylan’ın sanat anlayışı fotoğraf ile başladı. Onunla gelişti. Ardından sinema geldi. Bu alandaki tecrübeniz, bilgi ve birikiminiz sinema anlayışınıza etkisi oldu mu?

Evet elbette ki oldu. Sinema ve fotoğraf birbirine hem çok yakın hem de çok uzak sanatlar. Onları birbirinden ayıran en temel ve önemli fark, sinemanın bir zaman sanatı, zamanı kurgulayan bir sanat oluşu.  Fotoğraf ise zamanı, an’ı mühürleyen bir sanat. Ancak yine de onları birbirine bağlayan bir bağ ki var o da ikisinin de görüntü sanatı oluşları. Yani görsel bir dünya algısı gerektiren ve malzemesi ışık olan sanatlar oluşları. Uzun yıllar sadece fotoğraf sanatıyla ilgilendim. Bu bana dünyayı görsel olarak algılayabilme ve yorumlayıp kurgulayabilme alışkanlığı sundu. İlerleyen zamanlarda bu birikim sinemada da işime yaradı.

Küçük yaşlarda başlayan fotoğraf merakı ardından gelen sinema eğitimi. Peki ya oyunculuk? Nasıl başladı bu iş? Son projelerde göremedik sizi kamera önünde. Yeni projelerde var mı böyle bir çalışma?

Oyunculuk macerası bir fanteziydi. Tek filmlik bir deneyim. Ben oyuncu değilim. Kendime benzemeyen rolleri oynamam zor. O yüzden öyle bir iddiam yok.

Son filminiz “Kış Uykusu”nda senaryo çalışmalarında siz de vardınız. Peki filmin diğer aşamalarında da bulundunuz mu?

Evet filmlerin her aşamasında en azından fikirsel bazda ben de bulunuyorum.

ebruceylanroportaj-3

Sinemanın kolektif olduğuna inanıyorum. Nuri Bilge Ceylan ile harika bir uyumunuz var. Ancak pek çok yerde yalnız çalışmayı daha çok sevdiğiniz, bu yüzden de fotoğrafa daha yakın olduğunuz yazıyor. Sinemada da bu şekilde çalışan önemli kişiler mevcut. Sizde kendi yalnızlığınızdan doğan bir film yapma düşünceniz var mı?

Sinemada yalnız çalışmak çok zor. Belki o şekilde çok ekstrem bir iki film çekilebilir ama onun da koşullarını yaratmak çok zor.  Sınırlayıcı ve zorlama bir çalışma olur. Sinemanın doğasını değiştirmek yerine, kendi doğana uygun işler yapmak daha mantıklı bir seçim olur.

1998’de Cannes Film Festivali ile başlayan festival maceralarınız günümüzde hala devam ediyor. Bu tarz yerli yabancı festivallerin size, sanatınıza, genel olarak sinemaya katkıları nelerdir?

Festivallerin sanatçıya ve sanatına niteliksel bir faydası olmaz genellikle. Festivaller işin ticari ve eğlence tarafıdır. Festivallerde filminizi izleyiciye sunarsınız, pazarlarsınız ve yeni, görmediğiniz filmler izlersiniz.

ebruceylanroportaj-1

Senaryo hazırlarken gerçekliğin korunmasının zor olduğu söylenir. Bildiğim kadarı ile “Kış Uykusu”nun oldukça uzun bir senaryosu vardı. Bu kadar uzun ve zor karakterler bulunan bir senaryo da gerçekliği korumak zor olmadı mı? Bu konuda iki kişinin çalışmanın yararları veya zararları var mı?

Senaryo gerçekten uzun ve zorlu bir süreç. Konsantre, sıkıştırılmış bir hayat temsili yaratmak, onu izleyicinin algı ve gerçeklik sınırları dahilinde yapmak gerçekten zor. Ancak önemli olan gerçekçi olmak değil, ne anlatırsan anlat inandırıcı olmak.

Senaryo yazarken iki kişi çalışmak çeşitli dezavantajları olmasına karşın, yine de faydalı bir çalışma şekli bana göre.  Bir fikir, iki kişinin birden onayından geçip sınanmış oluyor. Bu önemli bir avantaj.

Fotoğraflarınızı incelediğimiz zaman kadrajınızdan yansıyan sanat anlayışı Nuri Bilge Ceylan’ınki ile büyük bir uyum içinde olduğunu görüyoruz. Bu uzun süre beraber çalışan iki sanatçı için doğal bir süreç mi? Yoksa en başından beri bu uyum mu sizin beraber çalışmanızı sağladı?

Sanırım her ikisi de.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Devamını oku:
Chris Cornell’in Heykeli Yapılıyor!

Geçtiğimiz mayıs ayında yaşamını sonlandıran Amerikalı müzisyen Chris Cornell'in heykeli yapılacak. Chris Cornell, Soundgarden grubunun vokalistiyken grubun dağılmasının ardından Audioslave...

Kapat