Edebiyatın Solgun Gülü : Behçet Necatigil

Behçet Necatigil, Türk edebiyatının köşeye sinmiş şairlerinden.  Belli bir okur kitlesine sahip ama pek bilinmez. Bilinmeyen yönleriyle güçlü bir şair.  Aynı zamanda çok naif.  Birilerinin anılarında hep sessiz sakin, bir köşeye sinmiş etrafı gözleyen bir adam. Böyle olmayı seven bir şair.

İki kız çocuğuna sahip.  Soyadını vereceği bir oğlu olmamış. Bunu “Adım” şiirinde dile getirmiş. Bu yüzden Ayşe Sarısayın Necatigil’in soyadını taşımıyor. Gönül de koymuyor. Sebebi ise bu dizeler:

“ Adım kimlere verilir
Yok erkek evladım
Bu soy benimle biter
Geçmişlere verilir.”

Böyle yazmasına rağmen kızlarına fazlasıyla düşkün bir baba. Bazen neşeli bir arkadaş. Annesini küçük yaşta kaybetmiş Necatigil. Bir süre anneannesi bakmış. Anneannesi de vefat edince halası Sabahat Hanım bakımını üstlenmiş. Dolayısıyla ninelerin arasında bir çocukluk geçirmiş. Bu hayatına da yansımış. Tam yaşanamayan bir çocukluk geçirmiş. Hayatının her evresinde karşısına çıkmış. Bu yüzden iki çocuğuna da daha kaliteli bir çocukluk yaşatmaya çalışmış. Masallar, çizimler, tekerlemeler ve mektuplarla.

behcet-necatigil-mektubu

Yetişkinliğinde de farklı ortamlara girmemiş. Her zaman sakin ve dingin bir hayatı tercih etmiş.

İstanbul’da Beşiktaş’ta oturmuş. O yıllarda bile eski sokakların koruyucusu olarak anılırmış. Günümüzde pek nadir görülen cumbalı, ahşap evleri korumaya çalışmış. Değişenin sadece mimari olmadığını, apartmanlarla birlikte aramıza giren soğukluğu yazmış. Şimdi bu evler sadece tarihi eser. Sokakları, caddeleri, yolları, evleri derinlemesine işleyen Necatigil’in ölümünden sonra sokağına

Behçet Necatigil Sokağı adı verilmiş. Tabi Arkadaşlarının ısrarlarıyla…

behcet-necatigil-sokagi

Behçet Necatigil’in şiirlerini hayat hikayesiyle birlikte okumak gerek. Alışkanlıklarına ve düzenine derinlemesine bağlı bu adamı derinlemesine izlemeli.

Çocuklarıyla birlikte anlamak gerek. Çünkü bir baba en çok çocuklarına açık olur. Ne kadar içine kapanık olursa olsun.  Bunu en çok Necatigil’in mektuplarında anlayacaksınız. O kadar samimi ve içten. Kimseye hissettirilmeyen bir samimiyet.

Kızı Ayşe Sarısayın sessiz, içe dönük olarak bahseder babasından. Çocukluğunda ablasıyla kendisini güldürmek için tekerlemeler söylediğini yazar.

behcet-necatigil-ve-kizi

Hayatı belki yeterince ciddiye almadı. O yüzden hep kıyısından bakmayı tercih etti. Hep uzaklarda kalmayı. Belki de “Sevgilerde” kalmayı.

1 Comment

  1. ncl

    07 Kasım 2014 at 00:47

    Çok beğendim Derya çok güzel bi yazı olmuş… Devamını bekliyoruz yazılarının…

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Devamını oku:
İzlanda’dan Sürreal Polaroid Fotoğraflar

2014 yılında iki haftalığına İzlanda’yı tek başına elinde 4×4 Poloroid’i ile ziyaret eden Paul Hoi, İzlanda’nın meşhur ring yolu üzerinde...

Kapat