En İyi Renk Ressamlarından Marc Chagall

Picasso’nun ifadesiyle, dönemin Matisse’den sonra en iyi renk ressamı olan Marc Chagall, empresyonizm sonrası çağdaş hareketlerle ilişkili bir Rus-Fransız ressamdır. Chagall, resimsel mantığın kurallarından ziyade, duygusal ve şiirselliğe dayalı resimler yapmayı tercih etmiştir. I And The Village (1911) gibi ilk zamanlardaki resimlerinde, modern sanatta ruhsal gerçekliğin ifade edilmesinin ilk örnekleri yer almaktadır.

Marc Chagall’in sanat dünyasında çok önemli yeri olan resimlerinden birkaçını sizler için inceledik:

I And The Village (1911)

Sanatçının ilk resmi olan I And The Village’da Kübist ve Favorist etkiler vardır. Picasso ve Matisse’nin aksine Chagall, çok daha eğlenceli ve özgürlükçü dekoratif elemanları ile Rusya’nın kırsalının dışında başka bir pastoral cenneti yaratmıştır. Chagall’in modern ve figüratif bu yaklaşımı, Chagall’in ileride çok ünlü ve etkili bir sanatçı olacağının erken bir işareti olmuştur. İneklerle ilgilenen, süt sağan bir kadın ve erkek hizmetçinin (biri dik, biri baş aşağı) ineklerle ilgili hayallerini ve çalışma alanlarını eğlenceli şekilde tasvir ettiği bir nevi peri masalıdır. Soyutlama işin merkezindedir ancak resmin analizinden ziyade resmin süslemesi, dekorize edilmesi mevcuttur.

i-and-the-village

Paris Through The Window (1913)

Bu resim Chagall’in yitirilen sadakat üzerinde olan duygularını yansıtmaktadır çünkü hem Paris’i hem de geri döndüğü Rusya’yı evi gibi görmektedir, dolayısıyla sağ alttaki figür her iki yöne de bakmaktadır. Eiffel Kulesi’nin altında da bir bir çift birbirinden ayrılıyor gibi görünmektedir. Resim ilk bakışta Robert Delaunay’ın pek çok kırışmış portrelerinden olan ve genellikle Ortik Kübizm olarak anılan Eiffel Kulesi’ni akla getirmektedir. Chagall ise bu konuyla ilgili hiçbir açıklamada bulunmamıştır. Sonuç olarak sanatçı, eksantrik ve sevilen gözlerle bakılan, hayali unsurların ve gerçeğin yan yana olduğu Paris’in görsel olarak çekici bir anını zekice tasvir etmiştir.

Paris-Through-The-Window

Bela With White Collor (1917)

Bu portre Chagall’in 1915 yazında evlendiği ilk eşi Bella’ya aittir. Portre aynı zamanda bir çeşit aşk mektubudur. Bella’nın ağırbaşlı yüzü, yemyeşil bir pastoral manzara üzerinde resmedilen hayattan çok daha büyük bir şekilde ayakta durmaktadır. Bella’nın hemen ayaklarının dibinde de muhtemelen Chagall ve kızı Ida’yı temsil eden 2 figür de bulunmaktadır. Portrede geleneksel bir konu olan Meryem’in göğe yükselmesi sahnesinden esinlenilmiştir. Bu resim geleneksel konular ve formlarda usta olan Chagall’in kalıcı bir örneği olmuştur.

bella-with-white-collor

Gren Violinist (1923-24)

Resmin kalbinde rüstik köy nostaljisi yatmaktadır. Çatıların üzerinde duran kemancı sanatçının en popüler motifidir. Bu motif aynı zamanda Chagall’in Yahudi kültürünün köklerine olan derin bağlılığını yansıtmaktadır. Kemancı burada peygamber İlyas’ı tasvir etmektedir. Kemancının bacaklarındaki geometrik şekiller çatının bir devamı niteliğindedir. Bu resim 1964’te oynanan ‘’Fiddler On The Roof’’ isimli müzikale de esin kaynağı olmuştur.

gren-violinist

White Crucifixion (1938)

İsa’nın acısı halkın acılarıyla paralellik göstermektedir. Bu çalışma açık bir şekilde Chagall’in inancının ve onun Avrupa’daki antisemitizmin yükselişine olan tepkisinin bir göstergesidir. İsa çarmıhta acı çekerken onun etrafındaki acı çeken Yahudi figürleri, sinagogları yakan yağmacı işgalcilerden kaçmaktadır. Tamamen bir Hıristiyan sembolü olan çarmıh, burada etkili bir şekilde tersine bir kavrama çevrilmiştir. Sanatçı çarmıha germe sahnesini ortak acıların bir işareti olarak yansıtmıştır.

white-Crucifixion

La Mariee (1950)

Chagall’in resimlerinde genellikle genç kadınlar veya çiftler vardır ancak La Mariee’de bir buket çiçeği ile beraber, yarı düğün kıyafetleri içinde genç bir kadına odaklanılmıştır. Chagall resminde renkleri seçerken çok dikkatli davranmıştır. Arka planda yumuşak tonlarda mavi-gri karışımı bir renk varken, genç kadın başının üzerinde bol dökümlü bakireliği temsilen bir perde ile canlı kırmızı bir elbise giymiştir. Bu renk seçimi ile genç kadın oldukça dikkat çekmektedir. Geleneksel her evlilikte olduğu gibi Chagall’in kadını vurgulamak isteği açıktır. Düğün teması resmin bir başka önemli vurgusudur. Ayrıca müzik aleti çalan hayvanlar, 20.yy Avrupa sanatçılarının sık sık kullandığı figürlerdendir.

la-mariee

Asena Erenay

Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi’nde Sanat Tarihi okuyor.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Devamını oku:
Portrelerin Efendisinden “Gözler Kalbin Aynasıdır.”

Söze gerek yok, gözler neyi varsa anlatır insanoğlunun. Derin bakışların altında yatan mutluluklar, acılar veya hüzünler, hepsi sadece o iki...

Kapat