Farklı Edebiyatların İkiz Çocukları: İlyada ve Gılgamış Destanları

Gılgamış Destanı edebiyatın en eski örneklerinden birisidir ve ilk yazılı destandır. Kısmen folklorik, kısmen geleneksel temellere dayanan kısa şiirlerden oluşur. Adından da anlaşılacağı gibi Uruk kralı Gılgamış’ın öyküsünü anlatır. Buna ek olarak, toplanan verilere ve kral listelerine göre Gılgamış 162 yıl hüküm sürmüştür. Babil’deki Uruk’ta yerleşmiş olan Gılgamış’ın bugünkü Irak’ın Fırat Nehri kıyılarına kadar ilerlediği ve tahtı zorla ele aldığı düşünülmektedir.

gilgamis-destani

İlyada ise Homer’a atfedilmiş antik Yunan destansı şiirleridir. Truva Savaşı boyunca Aşil (Achilles) ve Kral Agamemnon arasında meydana gelen olayları ve savaşları anlatır. İlyada sadece savaşın son yılındaki bir kaç haftayı anlatıyor olmasına rağmen, kuşatma hakkındaki bir çok Yunan efsaneleri, kuşatmaya asker toplanma süreci, savaşın sebebi gibi öncelere ait bilgilerden de bahseder.

Bu iki eser farklı kültürlere ait olduğu için elbette ki farklılıkları var. Ancak işin ilginç yanı, farklı kültürlere ve farklı edebiyatlara ait olmasına rağmen temasal ve karakterler açısından benzer yönleri var.

Eserlerin farklı yönlerinden kısaca bahsetmek gerekirse; İlyada Destanı metinsel olarak tamdır, ancak Gılgamış Destanı’nda bulunamayan, kayıp tabletler olduğu için metinde boşluklar vardır. Buna ek olarak; İlyada tek bir dilde yazılmış olmasına rağmen, Gılgamış Destanı, Sümer, Akad, Hitit ve Hurri dilleri gibi doğuya özgü dillerle yazılmıştır.  Bir diğer farklılık, İlyada’da epik olarak bahsedilebilecek bir çok kahraman karşımıza çıkarken, Gılgamış Destanı’ndaki tek epik kahraman ölümsüzlüğü ararken kendi faniliği ile yüzleşen Gılgamış’tır. Son olarak İlyada’da olaylar ve savaşların sebebi insanlardır. Tanrılar ve tanrıçalar olaylara ve savaşlara sonradan dahil olur. Gılgamış’ta olayları tetikleyen bir insan unsuru yoktur. Bütün olaylar yarı tanrı olan Gılgamış’ın tetiklemesi ile süregelir.

Daha öncede bahsettiğimiz gibi, İlyada batı edebiyatının, Gılgamış ise doğu edebiyatının ürünü olmasına rağmen, genellikle tema ve karakter üzerinde yoğunlaşan ortak yönleri vardır. Dolayısıyla, burada kültürler arası bir etkileşimin varlığından bahsedebiliriz.

Peki, nedir bu ortak özellikler? İlk olarak, iki eserde epik kahramanları ve onların yüce güçlerini içerir. Aynı zamanda, bu epik ve yüce tarafın yanı sıra kahramanların özellikle fanilik gibi insani zayıflıklarından da bahseder. Yani, Aşil ve Gılgamış arasında büyük bir benzerlik olduğunu söyleyebiliriz. Gılgamış, yarı insan yarı tanrı büyük bir savaşcı kraldır. Aşil’de aynı şekilde yarı insan yarı tanrı güçlü bir savaşçıdır. Ancak, ikiside yarı tanrı olmalarına rağmen fanilik gibi bir insani zayıflığa sahiptirler. Gılgamış arkadaşı Enkidu’yu kaybettiğinde, Aşil ise faniliğin önemini arkadaşı Patroclus öldüğünde anlar. Daha sonra kahramanlarımız, Aşil ve Gılgamış bir arayış içine girerler. Enkidu’nun ölümünden sonra Gılgamış ölümsüzlüğü aramaya başlar ve bir çok zorluk ve çelişkiyle karşılaşır. Aynı durum İlyada’da vardır. Patroclus’un ölümünden sonra Aşil arkadaşının intikamını almak ister ve o da savaşlar ve çatışmalar gibi bir çok zorluk ve çelişkiyle yüzyüze gelir. Karakterler hakkındaki bir diğer benzerlik ise, Aşil ve Gılgamış fani babaların, ancak tanrıça olan annelerin çocuklarıdır. Yani, Aşil’in annesi deniz perisi Themis, babası ise fani kral Peleus’tur. Gılgamış’ın annesi ise tanrıça Ninsun, babası fani kral Lugalbanda’dır. Dolayısıyla, ana karakterlerin pozisyonları açısından da bir benzerlik olduğunu söylemek mümkündür. Baş karakterler ile ilgili diğer bir benzerlik, aile hayatı ya da kadınlarla romantik ilişkiler gibi epik kahramanların hayatında yer almayan davranışlar Gılgamış ve Aşil’in hayatında da yoktur.

gilgamis-ve-asil

Ayrıca, Enkidu ve Patroclus’un da benzer karakterler olduğunu söyleyebiliriz. Farklı şekillerde ölmelerine rağmen, ikiside liderlerinin ünü uğruna hayatlarını vermişlerdir. Bu iki karakterin barbar bir taraflarıda vardır. Enkidu edebi olarak barbardır, Patroclus ise sebepsiz yere insan öldürdüğü ve daha sonra yaptığı hareketlerin sonuçlarından kaçmak için medeniyetten uzaklaşmıştır.

gilgamis-2

İkinci olarak; iki destanda da dostluk, fanilik ve ölüm, gurur ve din gibi epik eserlerin ortak temasal benzerliklerini bulabiliriz. Temaların benzerliklerine dayanarak o dönemde bu temaların epik eserler için çok önemli olduğu kanısına varabiliriz.

Gılgamış ve Enkidu, Aşil ve Patroclus arasındaki dostluktan daha önce bahsetmiştik. Enkidu öldüğünde, Gılgamış kendisini çok kötü hisseder ve ölümsüzlüğü aramak için yola çıkar. Çünkü, değerli arkadaşı Enkidu’yu tekrar hayata döndürmek istemektedir. Patroclus öldüğünde de Aşil kendisini kötü hisseder ve değerli arkadaşının intikamını almak için bir yola çıkar. Böylece, baş karakterlerin arkadaşlarını ne kadar çok sevdiklerini bize göstermiş olurlar. Yani, dostluğun önemi her iki eserde de benzer bir yapıdadır.

Diğer benzer tema ise faniliktir. Daha önceden belirttiğimiz gibi Gılgamış ve Aşil yarı tanrı olmalarına rağmen fanilik gibi bir zayıf yanları vardır. Baş karakterler üzerinden iki destanda ölümden ve fanilikten bahseder ve ölümü sürekli hatırlatırlar. Dolayısıyla, bu eserlerin insanlığa “ölümü unutma!” mesajını vermek istediğini söylemekte bir sakınca yoktur. Tabi ki bunu tam olarak bilemeyiz, belki de sadece olay örgüsünü doldurmak içinde yapılmış olabilir. Ayrıca, İlyada Destanı bu temadan tekrar tekrar bahseder ve okuyucuya ölümün soyut olmadığını, somut insanları yere düşürdüğünü ve onlara acı verdiğini hatırlatır durur. Ek bir bilgi olarak; İlyada’da Homer bazen fani insanlar ile ölümsüz tanrıları karşı karşıya getirmiş ve onların savaşını okuyucuya anlatmıştır. Gılgamış Destanı’nda bu temayı biraz açmak istersek; Enkidu’nun öldüğü bölümde Kral Gılgamış ölü bedenle konuşmaya devam eder, arkadaşının öldüğüne inanmaz ve bir mucize olmasını bekler. Ancak, Enkidu’nun atmayan kalbine dokunduğunda ölüm gerçeğini keşfeder. Sonuç olarak, Aşil ve Kral Gılgamış deneyimlerine ve maceralarına dayanarak ölümden kaçmanın imkansız olduğunu öğreneceklerdir.

Destanlardaki gurur temasıda benzer özellikler taşır. Örneğin; Gılgamış’ta anlatıcı Kral Gılgamış’ın yüce gücünü ve onun yakışıklılığını över durur. Ayrıca, Gılgamış eserde düşmanlarına ve karşılaştığı zorluklara karşı cesurca hareket eden güçlü ve gururlu bir kral olarak gösterilmektedir. Aynı durumu İlyada Destanı’nda da görürüz. İlyada’da karakterler gururluca davranırlar. Örnek olarak; Aşil eşitlik istediğini ve eğer eşitlik olmaz ya da yanlış yargılamalar olursa, hakları için düşmanlarıyla cesurca savaşacağını söyler.

gilgamis-ilyada-destan

Eserlerdeki son benzer tema ise dindir. İki destanda da birden fazla tanrılar, tanrıçalar ve yarı tanrılar vardır. Örneğin; İlyada Destanı’nda Homerik tanrı ve tanrıçalar sık sık anlatılır. Destanda, bu yüce tanrılar ya da tanrıçalar bazen insanlarla konuşurlar veya insanlarla ya da diğer tanrılar ve tanrıçalar ile savaşırlar. Gılgamış Destanı’nda da Homerik tanrılar gibi yüce tanrı ve tanrıçalar vardır ve onlarda İlyada’da olduğu gibi insanlarla ya da diğer tanrılarla savaşırlar. Yani, iki destanda da çok tanrılı inanç sistemleri olduğunu söyleyebiliriz.

gilgamis-resmi

Sonuç olarak hepsini kısaca toparlamak gerekirse, İlyada ve Gılgamış farklı edebiyatların, farklı kültürlerin ürünleri olduğu için farklılıklar gösteriyorlar. Ancak, benzer taraflarının olması kültürler arası etkileşimin çok eski zamanlardan beri devam ettiğinin göstergesidir diyebiliriz. Bahsettiğimiz gibi karakterlerin benzer olan bir çok tarafı var. Buna ek olarak temalarda benzerlik göstererek insanı şaşırtıcı bir hal alabiliyorlar. Kesin olmamakla beraber Homer’ın Gılgamış Destanı’ndan etkilendiğini söyleyebiliriz. Son olarak söylemek isterim ki; biz batı, doğu, güney, kuzey edebiyatı olarak ayırsakta bütün eserler ortak bir yana sahip olacaklardır. Çünkü, insanlar birbiriyle olan etkileşimlerden kaçamazlar ve her kültür bir diğer kültürden bir parça alarak benimser.

Bünyamin Özcan

Pamukkale Üniversitesi İngiliz Dili ve Edebiyatı mezunu, İngilizce Öğretmeni. Edebiyat seven, fotoğraf çeken, doğa ile içi çe olmayı seven bir Sanat Karavanı yazarı. Amatör olarak tiyatro ve pantomim ile uğraşmışlığı var. Dolayısıyla tiyatro oyunları izleyip, eleştirmeyi sever. Hayatın anlamını kitaplarda aramaya devam ediyor.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Devamını oku:
‘Game of Thrones’ Bu Yıl da Emmy Ödülleri’nde Zirvede

Amerikan televizyon yapımlarına verilen Emmy Ödülleri'nde, 2015'e damgasını vuran "Game of Thrones", 2016 Emmy Ödülü adayları listesinde de zirvede yer...

Kapat