Fars Müziğinin Devrimcisi: Mohsen Namjoo

Bizler dünyaya ayak uydurup çağın gerektirdiği gibi müzik dinleme hissine kapılan ama aslında  müziğin o eşsiz renkliliğine kulaklarını kapamış varlıklarız. Yabancı pop, yabancı rock ya da country tarzı müzikler dinleriz ve Ortadoğu’nun melodilerini bilmeyiz bile. Elbette aramızda meraklısı olanlar da var ama azınlıktalar. Ben hem bu azınlığa destek vermek hem de Fars müziğine dikkat çekmek adına bu haftaki yazımda sizlere şarkılarını çok beğendiğim bir müzisyenden, Mohsen Namjoo ( Muhsin Namcu )’ dan bahsedeceğim.

Mohsen Namjoo; Mehşed şehrinde büyümüş, daha küçük yaşlarda edebiyat ve müzikle ilgilenmiştir. 12 yaşında babasını kaybettikten sonra annesi ve ağabeyleri onun müzik eğitimi alması gerektiğini düşündüğünden eğitimini bu yönde devam ettirmiştir. Tahran Üniversitesi’ne girmek için enstrüman çalması gerektiğinden ama o zamanlar maddi imkanların elverişsizliği sebebiyle kendine bir setar alarak sınavlara girmiştir.Burada müzik ve tiyatro eğitimi almaya başlamıştır. Üniversitede geleneksel İran müziğiyle ilgilendikten sonra bir farklılık arayışına girmiş ve kendi tarzıyla besteler yapmıştır. Bu durum üniversitenin hoşuna gitmediğinden okuldan atılmıştır. 2000 yılında üniversiteden atıldıktan sonra Tahran’da üç konser vermiştir. 2006 yılında konserlerine devam etmiş, aynı yıl Uluslararası Rotterdam Film Festivali’nde “Hotspot Teheran” konulu etkinlikte sahneye çıkmıştır.

mohsen-namjoo-sahnede

 

O her şeyi müziğiyle aktarabileceğine inanan, müziğin evrenselliğini savunan biri olarak tanınmıştır. Hayatının beş senesini, Şems isimli bir şarkısında Kuran’dan alıntılar yaptığı ve İran yasalarına göre ayetlerin müzik eşliğinde söylenmesi yasak olduğu için Kuran’ı karalama suçlaması ile hapishanede geçirmiştir.

Şarkılarının gerek kendi dilinde gerek Türkçe çevirilerinde öyle edebi bir dili vardır ki adeta insanı büyüler. Namjoo hem kişiliğiyle hem de sesiyle sıra dışı bir insandır. Fars müziğine rock müzik ve cazı başarıyla uyarlamıştır. Besteleri birer devrim niteliğindedir. Ona Fars müziğinin Che Guavara’sı  demek yanlış olmaz.

mohsen-namjoo-2

 

      Müzikleriyle tanışmak benim için bir farklılık arayışı olsa da iyi ki gökkuşağıma bir renk de o katmış. Bu yazıdan sonra umarım sizin de çok seveceğiniz bestecilerden olur. Sizden ricam; dininiz, diliniz, müzik zevkiniz ne olursa olsun farklı ezgilere farklı kültürlere her zaman açık olun. Yazıma Mohsen Namjoo’nun çok sevdiğim şarkısı olan Zolf Bar Bad ile son vereceğim, şarkının Türkçe çevirisini de sizlerle paylaşmak istiyorum. Hepinize kucak dolusu sevgiler…

 

zülfünü verme yele
sevgilimsin olma el
saçlarını rüzgarda savurma, beni berbad etme
naz edip varlığımı kökünden sökme
şehre şöhret olma, beni deli divane edip dağlara düşürme
şirin işvelerini gösterme de beni ferhat etme
ellerle mey içme, ciğerim delip meyden kızıl kanatma
yüzün benden çevirme, feryadımı göklere yükseltme
zülfün döküp beni mahvetme, lülelerine beni mahkum etme
çehreni o kadar güzelleştirme de beni berbad etme
güller açsın yanağında, vazgeçeyim gülden
boyunu göster de geçeyim servinin seyrinden
sevgilimken el olup beni kendimden geçirme
ağyarın gamıyla gamlanıp beni kederlendirme
zülfün döküp beni mahvetme, lülelerine beni mahkum etme
çehreni o kadar güzelleştirme de beni berbad etme
saçlarını rüzgarda savurma, beni berbad etme
naz edip varlığımı kökünden sökme

 

1 Comment

  1. Ekrem Koc

    18 Ekim 2014 at 17:27

    Tesekkürler 🙂

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Devamını oku:
Cirque du Soleil İstanbul’da!

Dünyaca ünlü Cirque du Soleil gösteri topluluğu Ekim ayında İstanbul'da! Büyüleyici performansları,rengarenk kostümleri ve orjinal canlı müzikleriyle akıllarda yer eden...

Kapat