Fatih Albümleri ve Siyah Kalem Bilmecesi

1-Bilinmezin Başlangıcı: Fatih Albümleri

2152, 2153, 2154, 2160.

İlk bakışta sıradan gibi görünen bu sayılar, kulağa fazla iddialı gelebilir ama dünya sanat tarihinin en gizemli isimlerinden birinin yaşam kanıtları aslında: Mehmed Siyah Kalem’in. Onun ve yaşadığını varsaydığımız coğrafyaya, dönemin üslubuna, bizim sonradan oluşturduğumuz tanımlara, geleneklere, sınırlamalara uymayan sıra dışı sanatının varlığının kanıtı. İçinde Siyah Kalem’in çizimlerinin de bulunduğu, oluşturulmasıyla bir yığın karmaşaya sebep, Topkapı Sarayı hazinesi arşivine kayıtlı albümlerin numaraları onlar: Çok sonra isimlendirilen Fatih Albümlerinin.[1]

Fatih-Albumleri-ve-Siyah-Kalem-Bilmecesi-1

Günümüze ulaşabilmiş, Siyah Kalem’e atfedilen resimlerin büyük çoğunluğu, özel koleksiyonlarda ve müzelerde bulunan, nadir birkaç örnek dışında, bu albümlerin içinde yer alıyor.

Fatih-Albumleri-ve-Siyah-Kalem-Bilmecesi-2

Fatih-Albumleri-ve-Siyah-Kalem-Bilmecesi-3

Albümlerin nerede, ne zaman, kim tarafından oluşturulduğu net değil. Yapılan çalışmanın özensizliği göz önüne alındığında resimleri yapan sanatçının işi olmadığı kuvvetle muhtemel. Belki bir arşiv memuru, belki sarayda görevli herhangi biri, belki bir tüccar tarafından oluşturulmuş olabilirler…

Fatih-Albumleri-ve-Siyah-Kalem-Bilmecesi-4

Bir araya getirildiklerinde bir bütünün parçalarıymış gibi duran çizimlerin orijinalinin, sayfa düzeninde yapılmadığına bugün neredeyse kesin gözüyle bakılıyor. Ortaçağ’da yaygın olan hikaye anlatıcılığı-resim birlikteliğine uygun bir biçimde, bir anlatı örgüsü dahilinde rulo olarak yapıldıkları tahmin ediliyor. Daha sonra saklama kolaylığı gözetilerek -belki- , kesilip parçalanıyorlar. Kesilen resimler bağlı oldukları hikayeler dikkate alınmadan rastgele sayfa düzenine sokuluyorlar. Yazmaları da günümüze ulaşmadığı için, resimlerin çıkış noktası olan hikayeleriyle ilgili söz söylemek, yerlerinden kopartılmış resimlerden çıkarılabilecek yorumlarla sınırlı. Albüm oluşturma sırasında resimler sadece hikayelerinden koparılmakla kalmıyor: Kimi resimler tahrip oluyor, kimisi kesilip atılıyor, kimileri başka koleksiyonların parçası oluyor ne yazık ki.

15.yüzyılda yapıldığı tahmin edilen resimlerin üzerinde bulunan Yavuz Sultan Selim mührü sebebiyle, İran Seferi sonrası İstanbul’a getirildiği varsayılıyor.[2] İstanbul’a geldikten sonra özel izinler dışında araştırma ve ziyarete kapalı Topkapı Sarayı hazinesindeki yerlerini alıyorlar.

Zaten sanat tarihçileri için türlü belirsizlikleri içinde barındıran çizimler, içinden çıkılmaz bir gizeme, derin bir sessizliğe hapsoluyorlar, ait olmadıkları raflara, albümlere, sayfalara sıkıştırılarak. Kendi zamanlarını beklemeye koyuluyorlar, yüzlerce yıl, sessizce…

Fatih-Albumleri-ve-Siyah-Kalem-Bilmecesi-5

Fatih-Albumleri-ve-Siyah-Kalem-Bilmecesi-6

Fatih-Albumleri-ve-Siyah-Kalem-Bilmecesi-7

2-Üstat Mehmed Siyah Kalem

1910 yılında yapılan Münih Sergisi’yle yeniden, bu kez Avrupa’da gün yüzüne çıkan Siyah Kalem resimleri, sergi sonrası pek çok bilim insanının (M. V. Berchem, G. Migeon, Halil Edhem, A. Sakisian, M. Ş. İpşiroğlu, Z. V. Togan, R. Ettinghausen, E. Grube, B. Karamağaralı…) dikkatini çekiyor. Yıllarca süren araştırmalara konu oluyorlar. Ne var ki yapılan araştırmalara rağmen bugün gelinen nokta başlangıçtan çok uzak değil. Çeşitli iddialarla birlikte yine belirsizliklerle dolu.

Fatih-Albumleri-ve-Siyah-Kalem-Bilmecesi-8

Fatih-Albumleri-ve-Siyah-Kalem-Bilmecesi-9

Sanat tarihçileri için yüz yılı aşkın bir süredir, bir efsane, bir türlü aralanamayan bir gizem olan Mehmed Siyah Kalem’in, nerede, ne zaman yaşadığı, nelerden etkilendiği, çizimlerini nasıl oluşturduğu, net olarak bilinmiyor. Konuyla ilgili araştırmacıların önündeki en büyük engel, sanatçıyla ilgili yazılı tek bir kaynağın bulunmaması. İçinde Mehmed Siyah Kalem ismi geçen, zamanımıza ulaşan tek belge yine sanatçının kendi çizimleri, haliyle araştırmacıların yegane çalışma alanı da yine onun resimlerinin bulunduğu albümler. Başka bir biçimde söylemek gerekirse onunla ilgili yapılan tüm yorumlar, resimlerinden elde edilen ipuçlarına dayanıyor, hakkında yazılıp çizilenler -bir kısmı görece daha kuvvetli olmakla birlikte- resimlerinden yola çıkan çeşitli ilişkilendirmelerden, çıkarımlardan, tahminlerden öte değil.

Fatih-Albumleri-ve-Siyah-Kalem-Bilmecesi-10

Her şeyden önce, Mehmed Siyah Kalem ismi, resimlerin üzerinde yer almasına rağmen, sanatçının gerçek ismi mi?[3] Bilinmiyor. Evet, resimlerin üzerinde imza niteliğinde Mehmed Siyah Kalem yazıyor ama bu yazılar çoğu zaman çizimlerin yönüne, kompozisyonlara ters, farklı hitap şekilleriyle gelişigüzel yazılmış. Çizimleri yapan sanatçı, imzasını resimlerinin üzerine atarken tüm bunları gözetirdi yüksek ihtimal. Eğer isimleri yazan, sanatçı dışında biri, bir görevli, memur ya da herhangi biri ise resimler hakkında ne kadar bilgi sahibiydi, çizerin kimliğinden emin miydi? Emin olsa bile arada atladığı isimsiz bıraktığı bir Siyah Kalem eseri olabilirdi veyahut yanlışlıkla başka sanatçılara ait isimsiz resimlerden birinin üzerine Mehmed Siyah Kalem ismini yazmış olması da ihtimaller dahilinde olabilirdi ve bu ihtimaller daha da çeşitlendirilebilirdi. Tüm bu şüphelerin hemen hiçbirinin giderilememesi bugün Mehmed Siyah Kalem ismine bile şüpheyle yaklaşmamızın nedeni.

Fatih-Albumleri-ve-Siyah-Kalem-Bilmecesi-11

Fatih-Albumleri-ve-Siyah-Kalem-Bilmecesi-12

Fatih-Albumleri-ve-Siyah-Kalem-Bilmecesi-13

Çizimlerin hangi coğrafyanın ürünü olduğu da uzun yıllar tartışıldı ve üstelik hâlâ tartışmaya açık. Araştırmaların ilk yıllarında kimi araştırmacılar tarafından İran sanatıyla ilişkilendirilen çizimler, kimi araştırmacılar tarafından Çin sanatına daha yakın bulunur. O bölgelerin ürünü olduğu tahmin edilir. Ancak ilerleyen yıllarda yapılan daha kapsamlı ve çok yönlü araştırmalar, resmedilen araç gereçler ve figürler dikkate alınarak, resimlerin her iki coğrafyaya da yakın ve her ikisinin de etkisinin görüldüğü ara bir coğrafyada yapıldıkları ihtimalini kuvvetlendirir. Bu araştırmacılar içinde R. Ettinghausen, ortaya koyduklarıyla Siyah Kalem çalışmalarına yeni bir yön verir. İmzaların sanatçıya ait olmadığını, çizimlerin Çin ve İran sanatına göre üslup farklılıkları taşıdığını, Türkistan’da 15. yüzyılda yapıldıklarını dile getirir. Sonrasında Moğol steplerinde yapılabilecekleri, Herat ve Tebriz Okullarında yapıldıkları, Karakoyunlu ve Akkoyunlu Türkmenlerin ürünleri oldukları, Hindistan ve Tibet özellikleri içerdikleri, Timur zamanında Semerkant’ta, hatta İstanbul’da yapıldıklarına dair pek çok iddia ortaya atılır. Ancak günümüzde resimlerin Türkistan’da yapıldığı en çok kabul gören iddiadır.

Fatih-Albumleri-ve-Siyah-Kalem-Bilmecesi-14

Resimlerde Asya kültüründen, farklı sosyo-ekonomik gruplara dahil insanlar, sıradan hayatlarını yaşarken bir arada çizilmiştir. Dönemin insanlarının gündelik yaşamlarıyla ilgili önemli bilgiler içerirler. Çamaşır yıkayan insanlar, tüccarlar, hayvan terbiyecileri, göçerler, büyü yapan Şamanlar, Budistler, keşişler, dervişler bir aradadır. Resimler mekânsız olsa da pazar yerini andıran bir karmaşadan söz etmek mümkün. Tüm bu insanların bir arada ve hareket halinde çizilmesi İpek Yolu güzergahı üzerinde bir yerlerde geçen olayların tasvir edildiği izlenimini uyandırır. İnsanların yanı sıra hayvanlar, doğaüstü varlıklar da resmedilmiştir. Cinler, şeytanlar, yarı insan yarı hayvan yaratıklar, devler, toplumsal hayatın içinde insanlarla birlikte dans ederken, bir ayin sırasında, içki içerken, insanları bağlamış kaçırırken, dövüşürlerken resmedilmişlerdir.[4]

Fatih-Albumleri-ve-Siyah-Kalem-Bilmecesi-15

Fatih-Albumleri-ve-Siyah-Kalem-Bilmecesi-16

Fatih-Albumleri-ve-Siyah-Kalem-Bilmecesi-17

Sanatçının belirgin bir biçimde figürleri her yönüyle izleyiciye göstermeye isteği vardır. Yalnız profilden, önden, veya arkadan görülebilecek detayları aynı anda vermeye çalışır bu da şekiller üzerinde çeşitli bozulmalara yol açar. Resimlerinde bir durağanlık söz konusu değildir. Aksine insanlar, hayvanlar, yaratıklar çoğunlukla hareket halindedirler ve ifadeleri tedirgindir. Anın getirdiklerini yaşarken her an bir yerden kendini belli edecek bir tehlikeye amade…

Fatih-Albumleri-ve-Siyah-Kalem-Bilmecesi-18

Fatih-Albumleri-ve-Siyah-Kalem-Bilmecesi-19

Fatih-Albumleri-ve-Siyah-Kalem-Bilmecesi-20

Onun çok çeşitli figürleri bir arada kullanması, ifade biçimi, üslubu, o döneme kadar, yaşadığı varsayılan coğrafyada yapılmış olanlardan başkadır. Farklı üsluplarla benzerlik göstermekle birlikte, onun, çağdaşlarından ayrı kendine özgü bir üslubu vardır. Resimlerinin bu farklı ve kendine has özellikleri, etrafına dolanmış onca belirsizliğe rağmen pek çok sanatçıyı, (Mehmet Güleryüz, Ömer Uluç, Yüksel Arslan…), yüzlerce yıl sonra bile etkilemesine yetmiştir.[5]

Net olan bir mesele var ki; Siyah Kalem hakkında bilgi verebilecek herhangi yazılı bir belge bulunmadan Siyah Kalem bilmecesi çözülemeyecektir. Ancak bu durum günümüzde pek çok araştırmanın konusu olmasına, bilim insanlarının dikkatini çekmesine engel olamamıştır. O, Doğu sanatının kör bir noktasında öylece duran bir çekim merkezidir.

Türk sanatseverlerin Siyah Kalem ilişkisi ise zorunlu olarak mesafelidir. Sanatçının çizimlerinin tamamına yakını İstanbul’da olmasına rağmen ulaşılabilir değildir. Mehmed Siyah Kalem çizimleriyle kapsamlı biçimde tanışmamız 11 Eylül-20 Ekim 2004 tarihli Yapı Kredi Kazım Taşkent Sanat Galerisindeki ‘Ben Mehmed Siyah Kalem: İnsanlar ve Cinlerin Ustası’ sergisiyle, oldukça geç bir tarihte gerçekleşmiştir. Haliyle ülkemizde sanat tarihçiler ve sanatçılar dışında yeterince bilinir olmadığını söylemek yanlış olmaz.

Üstad Mehmed Siyah Kalem yaşadığı tüm talihsizliklere, uzun süre mahkum olduğu karanlığa inat hak ettiği ilgiyi bir gün mutlaka görecektir ya da biz öyle umut etmeliyiz.

[1] Albümlere içinde bulunan Fatih portreleri sebebiyle Fatih Albümleri adı veriliyor. Hatta iş, çizimlerin Fatih Sultan Mehmet tarafından yapıldığını iddia etmeye kadar varıyor. Yığınla bilinmezi içinde barındıran Mehmed Siyah Kalem dosyasını böylesine dayanağı olmayan  bir ilişkilendirmeyle karşı karşıya bırakmak meseleyi iyice karıştırmaktan başka bir sonuç vermiyor haliyle. Ancak isim kalıyor.

[2] Aynı albümlerde II. Abdülhamit’in mührüne de rastlanıyor. Bu durumda II. Abdülhamit döneminde albümler elden geçirilmiş olabilir.

[3] Günümüzde Mehmed Siyah Kalem çizimlerinin üslup, teknik farklılıkları gözetildiğinde tek bir kişi tarafından çizilmediği, bir akımın temsilcilerinin ortak ürünü olduğu fikri yabana atılamayacak kadar çok kabul gören bir fikir.

[4] Bazı yaratıkların insana benzemeleri, maske takmış insanların bir ritüel, ayin sırasında bir hikayenin içinde resmedildikleri yönünde de yorumlanmıştır.

[5] Picasso’nun bile Siyah Kalem çizimlerinden etkilendiği söylenir.

KAYNAKÇA

Haydaroğlu, M. (Ed.). (2006). Ben Mehmed Siyah Kalem İnsanlar ve Cinlerin Ustası. (2. Baskı). İstanbul: YKY

İpşiroğlu, M. Ş.(2004). Bozkır Rüzgârı: Siyah Kalem. İstanbul: YKY

Karamağaralı, B. (1984). Muhammed Siyah Kalem’e Atfedilen Minyatürler. (1. Baskı). Ankara: Kültür ve Turizm Bakanlığı

Paktin, Y. (2013). Şaman Yorumları ve Büyüsellik. Yayımlanmamış Yüksek Lisans Çalışma Raporu. Hacettepe Üniversitesi Güzel Sanatlar Enstitüsü: Ankara

Yılmaz, N. (30 Haziran 2008). Masalsı Figürlerin Ustası Mehmet Siyah Kalem. Erişim tarihi: 13.03.2016. http://lebriz.com/pages/lsd.aspx?articleID=332&sectionID=2&lang=TR&bhcp=1

Sibel Aksu
Bilgi Üniversitesi Sanat ve Kültür Yönetimi Bölümü öğrencisi. Sinemayla yakından ilgili. Okumak, yazmak, seyahat etmek kendi isteğiyle, istikrarlı olarak yapabildiği nadir uğraşlardan.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Devamını oku:
YAZ SICAKLARINDA SERİNLETEN SANAT: KAR CANAVARLARI

Dominique Levy Gallery gururla sunar: Snow Monsters… İsveçli sanatçı Peter Regli’nin sanatsal etkinlikleri dünyanın dört bir yanına yayılmış durumda. Geçtiğimiz...

Kapat