Felix Gonzalez-Torres: Matem-Sanat İlişkisi

İsimsiz, Ross’un Portesi, Felix Gonzalez-Torres, 1991

Kavramsal Sanat: Her zaman tartışmaya açık, iki uç taraftarı olan, sanat bunun neresinde diye ısrarla sorgulanan, yahut sorgulanmadan kabul edilen, sanatın bir dalı.

Sanat da sanatçı da her zaman ilk bakışta anlaşılmayacak derinlikte alt metinlere sahiptir. Bazı eserler hikayesi bilmeden anlamlandırılamaz. Tıpkı Felix Gonzalez’in “Ross’un Portresi” gibi.

AIDS’e bağlı komplikasyonlar yüzünden kaybedilen bir sevgili: Ross Laylock. Ross’un en sevdiği “Fruit Flasher” marka şekerlemeler. Tam tamına 80 kilo ağırlığında çünkü Ross, AIDS’e yakalanmadan önce 80 kiloydu.

Felix bu şeker yığınını Ross’un portresi olarak yorumluyor ve müzeye gelen her ziyaretçiden bu şekerlerden alıp yemesini isteyerek sanat eserine bizleri de dahil ediyor. İzleyici ve eser arasında bir ilişki kurmak istiyor. Şekerler alınmazsa eserinin bir anlamı yok çünkü.

Şekerlerin gitgide azalmasını Ross’un verdiği kilolara, şekerlerin bitişini ise Ross’un ölümüyle bağdaştırıyor.

Bu çalışma Felix’in en meşhur eserlerinden biri.

Belki de hiçbir matem bu kadar yaratıcı tutulmadı.

Mutlaka Bakınız  Denize Kavuşamayan Nehirlerin Kaynağı | Ağlayan Çayır - Theodoros Angelopoulos

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Devamını oku:
Flamenko’nun Bir Kadının Hayatına Katabileceği 15 Şey

1.Daha özgür bir hayat 2.Korkuların üzerine gitme cesareti 3.Başka bir sosyal çevre 4. Farklı bir kültürü tanıma merakını uyandırması  ...

Kapat