Foucault’dan Edebiyat üzerine: Edebiyat İhlal edici ve Ölümcüldür

Michel Foucault, ‘Büyük Yabancı’ adlı kitabında; edebiyatın doğasını, ortaya çıkışını ve dil ve delilik üzerinden değerlendiriyor. 18.yylın edebiyata getirdiği reddediş ve modern edebiyatın sürekli kendini tekrar etmesi Focault’nun dil üzerinden derin çözümlemelerine vesile olur.

Focucault’nun dil-edebiyat üzerine konferanslarından, metinlerinden ve söyleşilerden derlenmiş birkaç söz..

*Bana öyle geliyor ki ne olduğu sorulursa edebiyat, edebiyatın varlığı, tek bir cevap verebilir; Edebiyatın varlığı yoktur…

*Edebiyat her tür dil eserinin genel biçimi değildir, dil eserinin yerleştiği evrensel mekan da değildir… Bir bakıma üçüncü unsur, dilin eserle ve eserin dille ilişkisinin buluştuğu bir üçgenin tepe noktasıdır.

*Edebiyat dildir, kelimelerden yapılmış bir metindir – kelimeler aleladedir ama öyle bir seçilip düzenlenmişlerdir ki dile getirilemez, sözle anlatılamaz ( ineffable) bir şeyler aralarından sızar.

*Edebiyat dediğimiz bir şeye işaret eder. Zira, doğrusunu söylemek gerekirse, bir dil eserindeki hiçbir şey gündelik olarak söylenen bir şeye benzemez. Gerçek dile ait hiçbir şey yoktur, bir eserden tek bir pasaj gösteremezsiniz ki sahiden gündelik dilin gerçekliğinden alınmış olduğu söylenebilsin.

*Edebiyatı ne İsa’nın dili olarak algılamak gerek, ne Tanrı’nın kelamı, ne doğanın dili ne de yüreğin veya sessizliğin dili olarak. Edebiyat, ihlal edici bir dil, ölümlü, tekrarlayıcı, ikiye katlanmış bir dil, bizzat kitabın dilidir. Edebiyatta konuşan bir tek özne vardır, o da kitaptır. Hatırlayacağınız üzere Cervantes’in yakmak için yanıp tutuştuğu kitap, Diderot’unun Kaderci Jacques’ta habire kaçmaya çalıştığı ve Sade’ın, bildiğiniz üzere, içine hapsolduğu bizim de hapsolduğumuz kitap.

*Edebiyat toplumda, kültürde ayrı ayrı katmanlarda sunulan göstergelerin dikey bir biçimde yeniden biçimlendirilmesinden başka bir şey değildir. Yani, edebiyat sessizlikten yola çıkılarak oluşturulmaz, edebiyat bir sessizliğin dile-getirilemezi değildir, edebiyat söylenemez ve hiç söylenemeyecek olanın akıtılması değildir.

*Edebiyat sonsuza giden, kendisinden sonsuza dek söz etmeyi mümkün kılan bir dildir.

buyuk-yabanci-michel-foucault

 

 

Sevil Ateş
MSGSÜ Sanat Tarihi bölümü mezunu.
Kültür sanat editörlüğü ve yazarlığı yapıyor. Tiyatro ve performatif sanatlar ile uğraşıyor.
Sanat Karavanı Yazarı.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Devamını oku:
Röportaj: Cansu Fırıncı

"Garsonluk yaptığım dönemde de, sokakta gazete dağıttığım dönemde de kendimi hep oyuncu ve yazar olarak tanımladım. Bütün bu ara işleri...

Kapat