Gaia Gallery’nin “Glory Hole”ü

Cadde-i Kebir ya da günümüzdeki ismiyle İstiklal Caddesi, gerek cumhuriyetin ilanı öncesinde gerekse sonrasında herkes tarafından oldukça popüler bir cadde olmasıyla bilinmektedir. Aslına bakarsanız bana göre İstiklal Caddesi’nin popüleritesini son birkaç senede arttıran en önemli etken, caddeyi boydan boya gezerken sağınızda ve solunuzda yer alan bakmaya doyulmaz binaların bir kısmının içerisinde yer alan sanat galerileridir. Bizleri çağdaş sanata doyurmak üzere onlarca sergiyle buluşturan bu galerilerden en gözüme çarpanını bu yazımın konusu yapmak istedim.

Gaia Gallery’nin 23 Haziran 2016 itibariyle ziyaretçilerine sunduğu “Glory Hole” isimli sergi, birçok önemli sanatçının eserini tek çatı altında topluyor. Serginin ismini ilk okuduğunuz an biraz garipsediğinizi tahmin edebiliyorum, fakat küratörü Hande OYNAR hem bu ismi hem de sergide yer alan sanat eserlerinin ardında yatan düşünceyi sergi girişindeki yazısıyla çok güzel bir biçimde açıklıyor.

En dar, basit anlamıyla delik olan “Glory Hole”ün kökeni cam yapımında kullanılan fırınlara ve madencilikteki yüzey çöküntüsüne dayansa da daha geniş anlamıyla günlük hayatımızdaki binbir türlü deliğin yaşamımızı nasıl ele geçirdiğini ele alıyor. Biz, yaşamımıza karıştığı halde şimdilerde farkına bile varmadığımız bu binbir türlü deliği genellikle kendi elimizle hayatlarımızın en ortasına yerleştiriyoruz ve bir süre sonra ya bağımlısı oluyoruz ya da görmezden gelmekle yetiniyoruz. Hayatlarımızı gözetlemek isteyenlere altın bir tepside sunduğumuz sosyal medya hesaplarımız, vize almak için retina taramalarını kabul ettiğimiz ülkeler ve güvenliğimizi öne sürerek her adımımızı izleyen MOBESE kameraları bunlardan sadece birkaçı…

BEYZA BOYNUDELİK – PANOPTİKON (2013)

Gaia-Gallerynin-Glory-Holeu-1

Beyza BOYNUDELİK’in bu eseri 85 cm çağında pleksi cam üzerine açılmış gözetleme deliğinden meydana gelmekte ve sanırım Hande OYNAR’ın anlatmak istediği şeyi birebir derininde barındırmakta.

KIVANÇ MARTALOZ – KENDİ KUYRUĞUNU YİYEN YILAN (2016)

Gaia-Gallerynin-Glory-Holeu-2

Sergide Kıvanç MARTALOZ’un da üç adet video yerleştirme çalışması bulunuyor. Bunlardan bir tanesi de ziyaretçilerin beğenisini toplayan “Kendi Kuyruğunu Yiyen Yılan”.

CANSU ÇAKAR & COŞKUN FERTINGER – AŞK-I MEMNU: HAYAT İÇİN ÖĞRETİYOR (2014)

Gaia-Gallerynin-Glory-Holeu-3

Gaia-Gallerynin-Glory-Holeu-4

Gaia-Gallerynin-Glory-Holeu-5

Glory Hole’ün beğeni toplayan bir başka işi ise Halit Ziya UŞAKLIGİL’in Aşk-ı Memnu adlı realist-natüralist romanının Hilal SARAL yönetmenliğinde aynı adlı diziyle ete kemiğe büründüğünü ve izleyenlerin gerek dizide yer alan replikler gerekse karakterler vasıtasıyla gerçek hayattan bir nebze olsun izler bulduğunu açıklıyor. Ayrıca eser kağıt üzerine dijital baskı yoluyla ortaya çıkarılmış.

DENİZ ÖZGÜN – GO DEEPER (2014)

Gaia-Gallerynin-Glory-Holeu-6

Yakın bir zamanda “Go Deeper” isimli kişisel çalışmalarının yer aldığı kitabı yayımlanan Deniz ÖZGÜN’ün, tabiri caiz ise kendinizi röntgenci gibi hissedeceğiniz, hem bakmaktan kaçınacağınız hem de tek başına bamak için can atacağınız fotoğraflarından iki tanesi de “Glory Hole”de yerini almış durumda.

1920 – 1922 yılları arasında yapılan ve İstiklal Caddesi’nin tek oryantalist yapısı olarak bilinen Elhamra Pasajının 5. katında bulunan Gaia Gallery’deki “Glory Hole” adlı sergiyi, 23 Temmuz 2016 tarihine kadar ziyaret edebilirsiniz. Ayrıca galeri penceresinden Saint Antoine Katolik Kilisesinin gülümseyen yüzünü de sizlerle paylaşmasam olmazdı…

Gaia-Gallerynin-Glory-Holeu-7

Merve Gürşen
İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Sanat Tarihi ve Tarih bölümlerinde lisans eğitimime devam etmekte olup, İstanbul Arkeoloji Müzeleri’nde müze araştırmacısı olarak görev yapmaktayım.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Devamını oku:
Seyahat Ederken Sosyalleştiren 5 Uygulama

Sürekli gelişen teknoloji ile beraber, tek başına seyahate çıkmak, sanıldığının aksine sıkıcı olmaktansa, fırsata dönüştürülebilecek planlar şeklini alıyor. Aşağıda yer...

Kapat