Gerçek Ressamlar Hiçbir Zaman Piyasa için, Satış İçin Çalışmaz / Van Gogh

Asıl günah, sevgisiz yaşamaktır…

Yapayalnız ve kimsesiz ve sahipsiz, yarı hasta yarı bezgin cebimde bir kuruş olmaksızın sokakları arşınladığım nice akşamlar… “Ah Tanrım, Tanrı yok”.  Din adamlarının Tanrısı benim için bir kapı tokmağı kadar cansız. Eğer yaşıyorsak, işin içinde bir esrarlı yan var. Buna ister Tanrı de, İster insan tabiatı, İster başka bir ad ver…

Van-Gogh-Theo-ya-mektuplar

Uygarlığa inanıyorum, evet, bu dönemde bile, ama temelinde gerçek insanlık yatan uygarlığa. Figürde olsun peyzajda olsun, duygusal bir melankoliyi değil, gerçek ve derin bir acıyı anlatabilmek isterdim. Kısacası, o denli ileri gitmek istiyorum ki, yapıtlarımı görenler “bu adam çok derinden hissediyor, sevecenlikle hissediyor” desinler -sözde kaba-sa-balığıma karşın, ya da, belki de onun yüzünden. İnsan ressamların dilini değil, doğanın dilini dinlemeli. Nesnelerin kendilerini hissetmek, gerçeği hissetmek, resimler karşısında duygulanmaktan çok daha önemli, hiç değilse daha verimli, daha dirimsel.

van-gogh-theo-ya-mektuplar

(Van Gogh, Christine ya da Sien adında hamile bir kadınla tanımıştı ve sokakta tek başına kalan bu kadını evine almıştı. Theo’ya, Christine ile evlenmek istediğini yazmıştı ancak Theo bu evliliğe karşıydı. Lahey-1882)

Doğa duygusu ve sevgisi, er ya da geç sanatla ilgilenen kişilerde karşılığını bulur. Ressamın görevi tüm benliğiyle doğaya dalmak ve yapıtında duyguyu anlatabilmek için tüm zekâsını kullanmaktır ki yapıtı başkaları için de anlaşılabilir olsun.

Van-Gogh-theo-ya-mektuplar

Piyasa için, satış için çalışmak doğru yol değil bence, tam tersine, resimseverleri aldatmak olur bu. Gerçek ressamlar hiçbir zaman böyle bir şey yapmamışlardır, er ya da geç sevilmelerinin nedeni ise içtenlikleridir. Benim bildiğim bu, daha başka bir şey bilmem de gerekmez sanıyorum. Yapıtlarını beğenecek, hatta çok sevecek insanlar bulmaya çalışmak başka elbette bunda karşı çıkılacak bir yan yok…

Van-gogh-theo-ya-mektuplar

(“Bazı İnsanlara dokunaklı gelecek desenler yapmak istiyorum. “Sorrow” (Acı) küçük bir başlangıç… Ama, bunlarda doğrudan doğruya yüreğimden kopup gelen bir şeyler var hiç değilse ”)

Şunu iyi bilmeni isterim ki, herhangi bir sisteme yapışmaktan ya da kendimi bağlı duyumsamaktan çok uzağım. Neredeyse diyeceğim ki, Allah kahretsin, ressamlar neredeyse bir aile gibi… Yani, birbiriyle çelişen ilgi ve düşüncelere sahip, her biri ötekilere karşı olan, iki ya da daha fazla kişinin ancak ailenin bir başka kişisini engellemek için görüş birliğine varabildikleri ölümcül bir bileşim…

Vincet Van Gogh’dan, kardeşi Theo’ya yazdığı mektuplardan Kesitler. (7)

 

 

Sevil Ateş

MSGSÜ Sanat Tarihi bölümü mezunu.
Kültür sanat editörlüğü ve yazarlığı yapıyor. Tiyatro ve performatif sanatlar ile uğraşıyor.
Sanat Karavanı Yazarı.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Devamını oku:
Barış Yeşilbaş

Adım Barış Yeşilbaş. 24 Şubat 1986 Ankara doğumluyum. İstanbul’da yaşıyorum. TED Ankara Koleji ve Başkent Üniversitesi'nde okudum. Dövme yapmaya tamamen merak...

Kapat