GLASS HARMONICA DİĞER İSMİYLE “DELİRTEN” ENSTRÜMAN

İnsanları delirten bir enstrüman? Ya da böyle yorumlanmış gizemli bir sesi vardı. İnsanların ilk defa karşılaştıkları, bilinçaltlarını etkileyen bir tona sahip olan “Glass Harmonica” yasaklanma sürecine kadar birçok müzisyenin ilgi odağı olmuştu.

İnsan kulağı 20-20.000 Hertz aralığındaki titreşimlere tepki gösterir. Bu sebeple frekans aralığının altında veya üstünde olan seslerin bilinçaltını ve ruh halini etkilediği kanıtlanmıştır. Hipotez örnekleri olarak 5 Hertz frekansa sahip bir sesin insanı intihara sürüklediği, 432 Hertz ’in ise insanın ruhuna işleyen bir rakam olduğunu ve uluslararası müziklerin şans eseri bu frekansa sahip olduğu da görülmektedir. Bu sebebin getirisi ayrıca teknolojinin gelişmesiyle birlikte, yeni nesil prodüktörler Hertz ve BPM (Metronom Birimi) konusunda artık daha temkinli.

Armonika, farklı büyüklükte çaplara sahip olmak üzere standart olarak 37 cam kap; bir demir mili üzerinde birleştirilmiş ve notaları tanımlamak için boya ile renklendirildi. Şarap şişesini andıran cam gövdesi, kaseler formunda yatay olarak konumlandırıldı. Böylece tiyatro ve opera oyuncularının aynı anda tam oktav sese çıkabilmesine olanak sağlıyordu. Zarif sesi ve alışılmadık görünümü ile enstrüman yakında popülerleşti; Fransız kraliçesi Marie Antoinette ders aldı ve Benjamin Franklin kendi versiyonunu yaratmayı denedi. Birçok farklı ismin de ilgisini görmemesi mümkün değildi.

Armonika halk arasında, şarkı söyleyen bardaklar olarak isimlendirilmişti. Dinleyiciler, farklı yorumlar yapsa da ruh hallerinin etkilediğini düşünen bireyler çoğunlukta idi.

Benjamin Franklin’in armonikasının güzel bir hikâyesi vardır. Polonyalı Prenses Izabella Czartoryska, 1772 yılında Franklin’e bir not bırakır: “Hastayım, melankolik ruh halimle, sana veda mektupları yazdım! Sevgili Franklin…” Benjamin Franklin, bu mektupları okuduktan sonra armonikasını kurar, oturur ve onu yanına çağırır. Prensesin uzun bir süre kaldığı ruh halinden onu arındırmak ister ve yorumlar melankoliyi. Madam anlatır o tecrübeyi; “Müzik bana güçlü bir etki yaptı ve gözyaşlarım akmaya başladı.” der. Sonra Franklin ona merhametle bakarak der ki, “Madam, iyileştin!”

İlerleyen zamanla birlikte dinleyicilerde olağandışı yan etkiler olduğu kulaklara aşina olmuştur. Kulak çınlaması, uykusuzluk problemleri ve hatta ‘delilik’; alarm verici düzey kazanmıştır. Friedrich Rochlitz, enstrümanın kötülüğe ve halkı tehlikeye atmaya neden olduğunu dile getirerek: “Herhangi bir sinir bozukluğundan uzak durmak istiyorsanız, çalmamalısınız. Eğer henüz hasta değilseniz onu sakın çalmayın. Melankoliyi asla tedavi etmiyor.” şeklinde sert ve ciddi bir kanıya varmıştır. Zihinsel istikrarsızlık ve histeri raporları, bu ürkütücü enstrümanın stabil zihinsel reaksiyonlar gösteren kişilerin, gitgide akli dengelerinin bozulduğunu ortaya koymuştur. Bununla birlikte operada bir süre yerini alan armonika artık lanetlenmiş bir alet olarak dışlanmıştır. Hatta kiliselere kadar taşınan bir konu haline gelmiştir.

Donizetti, “Lucia di Lammermoor”da isimli eserinde bir karakter yaratmıştı. Bu karakterin delirme sebebini ise bu hale gelmesinin sebebini armonikaya bağlayarak edebi bir eleştiri yapmıştı. Çünkü armonikayı ilk defa duyduğu an, opera binasındaki bütün dinleyiciler tatlı bir uykuya dalmışlardı. Ancak uyandıkların da pesimist bir ruh halinde idiler. Hatta oyuncular sanki sarhoş olmuşçasına sahnede kontrol edemedikleri bir durumla karşı karşıya kalmışlardı. Beethoven’ın, 20 yıl önce yazdığı, armonika ile bağlantısı olan “Op.202 / WoO 96” Operası’nda, Leonore Mezarlığı’nı anlatan kısım tesadüfi bir şekilde armonika için bestelenmiş bir bölümdü. Opera, Beethoven için alışılmadık bir şekilde majörden koparak Leonore Mezarlığı’nda kısa bir melodram hissettirmiştir.

Bu çıldırtıcı enstrüman tarafından üretilen tonların hızlı bir analizi, 1.000 ila 4.000 hertz arasında olduğunu ortaya koydu. Bu frekans, kulağının sesleri algılamasını zorlaştırıyor ve dinleyicilerin müziğin nereden geldiğini çözemediklerini gösteriyordu. Ancak oyuncuların ve dinleyicilerinin fikirlerini etkileyen sadece ses ve frekans değildi. Armonikanın imalatında kullanılan kurşun kristalinin, fabrikalarda saatler boyu çalışan herkesi etkisi altına aldığı ve halüsinasyona uğrattığı hatta bayılmalarına neden olduğu bildirildi.

Talihsiz bir olay olarak tarihe geçen Marianne Kirchgessner’in ölümünün armonika sebebiyle olduğu tespit edilmişti. 39 yaşında ölen Mariannei, bu teoriyi açıklar nitelikteki kurşun zehirlenmesi sebebiyle hayata gözlerini yummuştu. Günümüzde ve geçmişte armonikanın sesinin büyüsüne kapılan sanatçılar arasında: Björk, David Gilmour ve Tom Waits de bulunmaktadır.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Devamını oku:
Oscar Adayı Film ‘The Salesman (Satıcı)’ Vizyona Girdi!

İranlı yönetmen Ashgar Farhadi'nin Oscar'a aday gösterilen filmi 'The Salesman (Satıcı)' vizyondaki yerini aldı. 2012 yılında Bir Ayrılık filmiyle Oscar kazanan...

Kapat