Gökten İnen Dehalar: Albert Einstein

Charlie Chaplin ve Albert Einstein’le ilgili bir anekdot var hatırladığım..

Bir kokteyl sırasında Einstein “Sizin sanatınızda en çok takdir ettiğim şey evrensellik! Tek bir kelime bile etmiyorsunuz ama tüm dünya sizi anlıyor!” diye bir iltifatta bulunur Chaplin’e. Chaplin ise “Doğru! Ama sizin ihtişamınız daha da yüce… Kimse dediğiniz hiçbir şeyi anlamıyor, ama yine de hayranlık duyuyorlar.” diye yanıtlar.

Hepimiz “E=mc2” denklemini biliyoruz. Hepimiz günlük yaşantımızda gayet basit bir şeymiş gibi Kuantum Fiziği’nden söz edebiliyoruz. Kaçımız “E=mc2″yi gerçekten biliyoruz? Kaçımız gerçekten kuantum fiziğini açıklayabiliyoruz? Kaçımız basit bulduğumuz bir Mozart eserini yazabiliyoruz? Hangi günümüz müzisyeni yazabiliyor? İşte buna rağmen Einstein, Mozart, Tesla gibi isimleri sürekli duyuyoruz günlük yaşantımızda. Çünkü yaptıklarının iç yüzlerini bilmesek bile hayatımıza olan etkilerini yaşıyoruz. Onların fikirleri sayesinde gelişiyor çoğu şey. Onların fikirleri ve yaptıkları sayesinde gelişiyor yeni şeyler. Kullandığımız cihazlar, dinlediğimiz müzikler, okuduğumuz makaleler. Hep bu adamların izlerini ve etkilerini taşıyor aslında.

einstein-33

 

Deha” nedir diye sorsalar, “Karmaşık ve birbirinden ayrı görünen şeyler arasındaki o bağı-ilişkiyi kurabilen, doğadaki dengeyi düzeni ve bütünü görebilen kişidir.” derim. Ve bir dehanın en büyük farkı da analitik düşünceyle birlikte hayal gücünü kullanabilmesidir. Hem analitik hem de duygusal zekaya sahip olabilmesi. Hem sağ beynini, hem sol beynini kullanabilmesi. Doğanın özünü kavraması ve yargıları yıkabilmesidir. Matematik ve müziğin birlikteliği gibi. Mozart’ın aritmetiğe olan yeteneği gibi. Atatürk’ün kitaba, sanata olan düşkünlüğü, Einstein’in hayatındaki keman ve müzik gibi…

einstein-bilim

(Bir bilim adamı olmanın yanı sıra Einstein, iyi bir kemancı, özelikle bir Mozart ve Beethoven yorumcusuydu.)

“Mantık sizi A noktasından B noktasına götürür. Hayal gücü ise her yere.” Einstein

1879 yılında, Almanya’nın Ulm kentinde Elektrokimya fabrikası sahibi bir babanın ve müzisyen bir annenin çocuğu olarak dünyaya geldi bu büyük insan. Ailesinin Einstein’a olan katkısı, etkisi tartışmasız bir gerçek olsa gerek. Çünkü bilimi babası, sahip olduğu yaratıcılık ve hayal gücünü ise annesinin piyano dersleri sayesinde tanımıştır. Çocukluk ve gençlik yılları içine kapanık, aykırıydı. Hayal gücünün önemini bilen böylesi bir insan için okul ve eğitim kavramının son derece sevimsiz gelmesi normal bana kalırsa.

Amcasının da mühendis olması hayatında kilit rol oynamıştı. Çünkü geometriyle tanışması ve eğitimden uzaklaşmamasının sebebi amcasıydı. Her şeyden önemlisi, bilime olan ilgisi amcasının pusulası ile başladı Einstein’ın.

“Aslında herkes dahidir. Ama siz kalkıp bir balığı ağaca tırmanma yeteneğine göre yargılarsanız, tüm hayatını aptal olduğuna inanmakla geçirir.” Einstein

Üniversiteden mezun olduktan sonra uzun yıllar iş bulmakta sıkıntı yaşamış ve son yıllarına kadar ekonomik sıkıntılarla mücadele etmiş Einstein. Bir okul arkadaşının yardımı ile Bern Patent Ofisi’nde sıradan bir işe yerleşmiş ancak bilimden uzaklaşmamış ve 1905’te Annalen der Physik dergisinde yayımladığı 3 makalesi ile hem kendi hayatına hem de bilim dünyasına yeni bir sayfa açmıştır. (Bunlardan biri  “Fotoelektrik” diğeri ise “Özel Görelilik”tir. “Fotoelektrik etki” ayrıca 1921 yılında Nobel Fizik Ödülü’ne layık görülmüştür. Ama bilim dünyasındaki en büyük etkiyi “özel görelilik” ve “genel görelilik” kuramları yaratmıştır. Başlarda sadece matematik hesaplamalar ve denklemler ile oluşturduğu kuramları sonradan deneysel olarakta defalarca doğrulanmış ve iki yüzyıldır Newton mekaniğinin hakim olduğu uzay anlayışı bu iki kuram sayesinde farklı bir bakış açısı kazanmıştır.

(E = mc2 denklemi ile formüle ettiği kütle-enerji eşdeğerliği yıldızların nasıl enerji oluşturduğuna açıklama getirmiş ve nükleer teknolojinin önünü açmıştır.)

einstein-emc2

Bir yahudi ve bilim adamı olarak, döneminde Nazi Partisinin iktidara gelmesi sebebiyle ülkesini terk edip 1933’te ABD’ye taşınmak zorunda kalmış, iki evlilik yaşamış ve biri tam olarak bilinmemekle birlikte üç çocuğu olmuştur Einstein’ın. Hayatı boyunca 300’den fazla bilimsel makale yayınlamış, ayrıca 150’den fazla bilim dışı çalışmalara imza atmıştır.

 

Hayal gücü olmadan Einstein “Einstein” olabilir miydi? Açıklanamayan şeyleri açıklamak için sadece bilim yeterli mi? Sadece analitik düşünce ile bilim ileriye gidebilir miydi?

Einstein ve Tesla gibi adamların düşünceleri-teorileri daha hala araştırılıp kanıtlanmaya çalışıldığına göre cevap “hayır”! 21. yüzyılda hala açlıktan ölen insanlar olduğuna göre “hayır”! Silah ticareti ve savaşlar hala devam ettiğine göre “hayır”! Einstein, atomun parçalanabileceği fikrini ortaya atan, bunu başaran ilk kişiydi. Fakat buna karşın bilimdeki bu gelişmenin savaş alanında kullanılmasının son derece tehlikeli olduğunu savunan ve nükleer silahlanmaya karşı Roosevelt’e mektup gönderen, Bertrand Russell’le manifesto yayınlan öncü bir insandı.

Dönemindeki tüm bilim adamları Einstein’ın duyarlılığına sahip olsaydı, “Hiroşima” denildiğinde akıllara insanlığın utanç verici o sahnesi gelmezdi büyük olasılıkla. Bu yüzden Einstein, bilim aracılığıyla hayatı keşfeden bir bilim adamı değil, hayat üzerinden bilimi keşfeden, hayatın içinde bilimi bulan ve bilimi hayat için seçen bir dehaydı.

“3. Dünya Savaşı’nda hangi silahların kullanılacağını bilmiyorum ama 4. Dünya Savaşı’nda taş ve sopalar olacağını biliyorum.” Einstein

 

 

 

 

Ege Demir
İzmir İnönü Lisesi Yabancı Dil bölümünden mezun oldum. 5 sene İzmir Dokuz Eylül Devlet Konservatuarı’nda kursiyer olarak, 4 sene de Yaşar Üniversite’sinde (YUSEM) “Üstün Yetenek Bursu” ile piyano- solfej (müzik teorisi ve armoni) eğitim aldım. Bu süre zarfında Gülsin Onay, Kemal Gekic, Edna Golandsky gibi sanatçıların masteclasslarına katıldım, çeşitli konserler verdim ve ulusal bir piyano yarışmasında 1lik elde ettim.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Devamını oku:
BUENA VISTA SOCIAL CLUB’A VEDA: ADIOS

Yoğun geçen günlerin ardından biraz nefes alabileceğim bir güne uyanıyorum. Bugün İstanbul'dan uzaklaşmak istediğimi daha da iyi anlayabilmek için aralıyorum perdelerimi....

Kapat